Zonguldaklı Yontu Sanatçısı Sabahattin Keser, uzun yıllardır yontuyor.
Hep yontuyor
15-22 Aralık 2015 tarihleri arasında açık kalacak sergide, yaklaşık 70 ağaç heykel yer alıyor.
Keser, diyor ki:
Eserlerimin bir kısmı eski sergilerden kalan eserlerim.
Bir kısmı da yeni eserler.
Atölye imkanı oluşturma çabam var.
Zonguldakta sanat yapmak zor, sanatı satın alabilecek insanlar, sanatı görmezden geliyorlar. Sanat kurumları diyebileceğimiz kurumlar sanatla ilgilenmiyorlar demek, belki haksızlık olur.
İnsanların daha çok tiyatro ilgisini çekiyor.
Sonrasında resim geliyor.
Zonguldaka Devlet Tiyatroları da gelmese, sanat etkinlikleri yok denecek kadar az. Zonguldakta heykel sanatı ile uğraşan başka kimse yok.
Bir dönem Halk Eğitim Merkezinde de kurs verdim.
Böyle diyor, ancak Keser kadar profesyonel olmasa da başka yontuyla uğraşan isimler de var.
Asıl soru şu:
Zonguldakta sanatçıları kim sabote ediyor?
Sanata ve sanatçıya uzak duran, böylesi işlere kafa yormayan, yontulan her ağacı yakacak olarak gördüğü ifade ve iddia edilen sağ kafalar mı yoksa tam tersini yaptığını iddia eden sol kafalar mı?
Mesela, belediyeler açısından bakalım
Sağ belediyelere bakalım
Sol olduğunu söyleyen ve solculuktan beslenen belediyelere bakalım
Ne sağcı, ne solcu olan orta yolculara bakalım
İşin özünde şu var:
Bu işin sağı-solu olmaz.
Ama bunun üzerinden edebiyat yapılır.
Siyasi kimlikle eser harmanlanır.
Birilerine hitap ederken, diğerlerinin sırt çevirmesine neden olur.
Acı olan ise, böylesi çalışmalara değer verdiğini, sanatın ve sanatçının yanında olduğunu söyleyen, olması gerekenlerin izlediği yol.
Lafa gelince, sanatçı dostu
Uygulamaya gelince, paranın dostu!
Günü kurtarma telaşı
Hep söylüyorum.
Zonguldakta politik düşüncesi ne olursa olsun, sanatı, çalışması, yazdığı ne olursa olsun kent kültürünü yansıtan her çalışma desteklenmeli.
Mesela, en başta belediyeler
Kaç tane belediye var böyle?
Mesela en basit örnek
Zonguldaklı yazarların çalışmaları var.
Bir de belediyelere ziyarete gelen konuklar
Belediyeler, özellikle Zonguldak Belediyesi konuklarını bir madenci heykeliyle gönderir.
Yahu madenci heykeli vereceksiniz, yine verin.
Ama aynı adama 10 tane madenci heykeli vermenin anlamı yok.
Mesela, her konuğa Zonguldaklı yazarların kitapları verilemez mi?
Bu görev, en başta bu kentin parasını hizmetin yanında lüzumsuz işlere de harcayan belediyelere, belediyelerin başkanlarına düşüyor.
Ve ne yazık ki, sanatçılar, bu konuda siyasi anlamda en yakın buldukları isimler tarafından yalnız bırakılıyor
Ne kadar yontsanız az!
Kötü malzemeden iyi eser çıkmıyor.
Öyle değil mi Sebahattin Keser?
Ah Erhan Darende, ah!
Hani madenci feneri hiç sönmeyecekti!
Her şeyi belediyeden beklemesinler.
Sendika yöneticilerini bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.
Erhan Darende haklı
Keşke belediye olarak halkı mağdur ettiğiniz, cezalandırdığınız konularda da bu kadar duyarlı olsanız.
Sahi, şu pazaryeri neden çökmüştü?
İki vatandaşımız neden ölmüştü?
Bunca çukuru vesaireyi saymıyoruz.
Fethiyeden gelen yorum
Yeni bir termik santral daha
Kabus gibi
Sonu hiç gelmeyecek gibi
ÇED toplantısı, bugün saat 14.00da Çatalağzı Belediyesi Düğün Salonunda
Diğer ÇED toplantılarıyla bugünkü arasında tek fark var.
Diğerleri dışarından gelenlerdi.
Bu sefer santral yapmak isteyen, özel kömür işletmeciliğinin öncü kuruluşlarından Demir Madencilik
Neler olacağını hep birlikte göreceğiz.
Daha önce Kuzu Kuzu Oturun başlığı altında Prof. Dr. Meltem Torun uyarılarını paylaşmıştık.
O yazıya Fethiyeden Hasan Akından bir yorum geldi.
Aynen paylaşıyorum:
Zonguldakın yıllardır sorunu, hava kirliliğidir.
Doğalgazın gelmesi ile hava kirliliği azalmış olmasına rağmen yine de olması gereken sınırların üzerinde kirlilik mevcut.
Beyler, ben Fethiyeden gelip de Zonguldakın havasını kirletmiyorum.
Maalesef soba yakan da, kalorifer yakanda kaçak kömür kullanıyor.
Arada müstesnalar olabilir.
Eğri oturalım, doğru konuşalım.
Kaçak kömürler yol kenarına dökülüyor.
Fakat hiçbir yetkili Bu nedir? diye sormuyor.
Ben buna Kadırga rampasında şahit oldum.
Bir zamanlar Ankarada insanlar hava kirliliğinden maske takıyordu.
Sonrasında belediye kaçak kömüre savaş açtı.
Şehrin tüm girişleri kontrol altına alındı.
Nispeten Ankaranın havası temizlenmişti.
Şimdi soruyorum, Zonguldak Belediyesi kaçak kömürle nasıl bir savaş yapmış da vatandaş ders almamış?
Hiç şikayetçi olmayın, kaçak kömür kullananları herkes biliyor, ama nedense kör ve sağıra yatıyorlar.
Sonrada, Bu hava neden kirli? diye herkesten çok ağlıyorlar.
Kısacası kendiniz edip kendiniz buluyorsunuz.
Fakat bu arada 3 yaşındaki torunum da cezasını çekiyor.