Öyle değil mi Ebru Hanım?

Pusula Gazetesi’nin web adresinde dün yer alan haberlerden biri aynen şöyleydi:

“CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun'un henüz Merkez İlçe Başkanı olmadan önce Facebook'tan yaptığı paylaşım bu günlerde yeniden gündemde.

Ebru Uzun, sosyal medyada yeniden paylaşılmaya başlanan gönderisinde Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'i ve yeniden aday yapılmasında etkin rol oynayan isimleri çok sert dille eleştiriyor...

Uzun, paylaşımında, Zonguldak Belediyesi'nin AK Parti'ye geçmemesi için mecburen CHP'ye oy verdiklerini belirtiyor.

CHP'nin daha iyi bir aday çıkarması gerektiğini de belirten Uzun'un, ‘Kimilerinin silinecek su faturası bizim gücümüzden büyüktü?’ sözleri dikkat çeken başka bir detay...

Sosyal medyadaki yorumlarda Ebru Uzun'un CHP Merkez İlçe Başkanlığı’na seçildikten sonra fikrinin değişip-değişmediği soruluyor.

Ebru Uzun'un ise, o dönem yaptığı eleştirinin arkasında olduğu ileri sürülüyor.

Merak edilen başka bir konu da Uzun'un bu paylaşımlarla ilgili yeni bir açıklama yapıp yapmayacağı...”

[*] [*] [*] [*]

Ebru Uzun’un 26 Ağustos 2015’teki paylaşımı ekte.

Siyaset işte böyle bir şey…

Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun ve İl Kadın Kolları Başkanı Merve Kır, CHP’ye hareket getirecekti.

Beklentiler öyleydi.

Her iki ismin aslında çok daha fazlasını yapabileceğine inanıyoruz.

Ancak yapı kötü...

Ne yazık ki, onlar da bu yapının dışına çıkamıyorlar.

Ancak cesur olmak zorundalar.

Daha cesur olmak zorundalar.

Özünde halkın menfaati olacak çabalar, kavgalar olursa, elbette hedef olacaklardır.

Birileri rahatsız olacaklardır.

Ama bu pasif durarak siyasetten rol kapmaktan daha iyidir.

[*] [*] [*] [*]

CHP’de klasik zorunlu açıklamalar dışında “tık” yok.

Burada iktidarın Zonguldak Milletvekillerini, iktidarın Zonguldak siyasetini yatırıp yatırıp kaldıracak çok konu var.

Ama bunları görüp kamuoyuna anlatabilecek kimse yok.

Özellikle CHP, iktidarı Zonguldak’ta tuş edecek konular karşısında adeta yan gelip yatıyor.

Kimi aynaya bakıyor.

Kimi saçlarını tarıyor.

Kimi emekliliğinin tadını çıkarıyor.

Kimi fal bakıyor.

[*] [*] [*] [*]

Bazı şeyler kötüye gidiyorsa, iktidar kadar muhalefete de bakmak gerekiyor.

İktidarın tüm aldatmalarına karşın çözüm odaklı muhalefet yapamıyorlar.

Çünkü yumuşak karınları var.

Yapamıyorlar, ama yapacak olsalar da elleri-kolları bağlı bir bakıma…

Çünkü özde CHP’nin en fazla muhalefet etmesi gereken yerlerden biri Zonguldak Belediyesi…

Söz konusu; halk, halkın menfaati ve hizmet ise, kim olursa olsun, ama parti toplantılarında, ama medya önünde bunu söyleyebilecek cesarete sahip siyasetçilere, STK’lara, gazetecilere ihtiyacımız var.

[*] [*] [*] [*]

CHP’de kime sorsanız büyük bölümü, “Muharrem Hoca, iyi, hoş insan, ama böyle belediyecilik olmaz arkadaş” diyecektir.

Kaldı ki, CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu’nun konuşmalarına bakıyoruz.

Satır aralarında bu eleştiriler var.

Akdemir de kızarıyor, kaşlarını çatıyor, Turpcu ve diğerlerine yanıt veriyor:

“Benim başarısız olduğumu söyleyenler mahallelere çıksın…”

Sonra gevşiyor.

Gülüyor.

[*] [*] [*] [*]

Siyasetin neresinden tutsanız elinizde kalıyor, kimi zaman.

Ama bazı şeyler öyle sembolik sözlerle düzelmez.

Kavga etmek gerekiyorsa, CHP’de bunun kavgası verilmeli.

Kırılan kırılır, dökülen dökülür.

[*] [*] [*] [*]

Gelelim Ebru Uzun’un söylemlerine...

Dönem dönem gündeme gelecektir.

Sözlere iyi bakıldığında zaten gelmemesi mümkün değil.

Siyaset işte böyle bir şey…

“Peki, sen ne yaptın?” veya “Sen ne yapıyorsun?” diye sorarlar insana…
Ebru Hanım, o gün haklıydı.

Bugün de aynı görüşte olduğuna inananlardanım.

Ama artık yetki sahibi olduğuna göre; halk adına, kent adına gereğini de yapmak zorunda.

Çözüm değil, ama galiba sorun da galiba burada başlıyor!

[*] [*] [*] [*]

Burada Ebru Uzun’dan bahsediyoruz, ama bu durum şu anda görev başındaki tüm siyasetçiler için geçerli.

Acı olan ise, onlar da sade vatandaş gibi bu kentin her anlamda kötü yönetilmesinden şikayetçi.

Bu kentin neden daha yaşanılabilir olmadığının iki ana sebebinden biri iktidarlar.

Diğeri yerel yönetimler.

Aslında çok basit işlerle bu kentte nelerin yapılabileceğini görmeyen, anlamayan, anlamak istemeyen yöneticilerin varlığının egemen olduğu bu kentte az sayıdaki iyi niyetli çaba ve öneri de sonuçsuz kalıyor.

İl Başkanı Ahmet Altun’un pasif duruşuna bakmaksızın, bu iki kadın yeni bir dönemin fitilini ateşleyebilirdi!

Hala bu şansları var.

[*] [*] [*] [*]

Uzaklara gitmeyelim.

Büyük örneklere gerek yok.

En basit örnek…

Vergisini-kirasını veren manav, 20-30 metre mesafedeki köşe başına gelerek aracında erik- çilek satan seyyara laf çıkaramıyor.

Çünkü sahibi yok.

Kaldırımlar işgal altında.

Kimse ses çıkaramıyor.

Çünkü zaten kaçağa göz yuman, kaçak binalardan nemalanan Zonguldak Belediyesi...

Veya diğer belediyeler.

Caddeler çay ocağı…

Olsun olmasına da bunlar bir düzenleme ve plan dahilinde olur.

Valla uzun lafın kısası…

CHP muhalefet etmeye kendi belediyesinden başlarsa, halka daha fazla faydalı olur.

Rutin açıklamalar sonraki iş!

[*] [*] [*] [*]

Ve her defasında söylüyoruz.

İş halkta bitiyor.

Sürekli olarak kandırılan, kandırılmaya doymayan halk olarak bu kadar duyarsız kaldığımız, hizmetin değil, siyasetçilerin kimliklerinin, memleketlerinin peşinden gittiğimiz sürece bu iş değişmeyecek.

Sokağa çıktığımız zaman onlarca insandan şikayet dinliyoruz.

Mesajlar geliyor.

Yorumlar geliyor.

Peki, gerçekte kaçımız-kaçınız gereğini yapıyoruz?

Öyle değil mi Ebru Hanım?