Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğü görevine 27 Ocak 2025 tarihinde atanan Hasan Keskin, 8 aydır misafirhanede kalıyor.
Ve yemeklerini Orman Bölge Müdürlüğü’nün misafirhanesinde yiyordu!
Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin’in akşam yemeği mesai saatinin dışına taştığı için, için mutfak personeline mesai yazılıyordu!
Bu durum kurum içinde ciddi krize yol açmıştı!
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz” zihniyetinde olmayan bir müdür, mesaileri imzalamadı!
Testere gibi kesti mesaileri!
Kriz daha da büyüdü.
Dış mihraklar devreye girdi!
Siyasetçiler, sendikacılar Bölge Müdürü Hasan Keskin ile görüştü!
Testere mesaileri imzaladı!
O arada konuya ilişkin yayınlarımız başladı!
Son durum: Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin’in yemeği için artık mutfak personeline mesai ödenmiyor!
Çünkü; Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin artık daha hassas davranıyor!
Bu yeterli mi?
Elbette değil!
Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin’in ailesi Bolu’daki lojmanda oturmaya devam ediyor!
Sen Zonguldak Bölge Müdürüsün!
Ama Bolu’da bir lojmanı işgal ediyorsun!
Niye?
Kızın orada Tıp Fakültesi okuyor diye!
Oysa lojman Bölge Müdürü’ne tahsisli!
Kızına değil ki!
Bu işte çözülmeli!

Harun Demir’e 9 soru

Zonguldakspor Futbol Kulübü’nü yöneten Harun Demir, 1926 Bulancakspor’u 5-0 yenince kameraların karşısına geçti ve “'Bu bir tehdit değil. Perşembe gününe kadar sözler yerine gelmezse istifa edeceğiz'” dedi. Demir o Perşembe istifa etmedi!
Hemen yeni bir tarih belirlendi!
Zonguldakspor Futbol Kulübü Basın Sözcüsü sıfatını kullanan Şükrü Öztürk, 29 Ekim 2025 günü Dedeman Otel’de bir basın toplantısı yapacaklarını duyurdu!
Taraftar grupları devreye sokuldu!
Demek ki yine istifa etmeyecek!
Yine sözünü yiyecek!
Harun Demir, soruları yanıtlayacakmış!
O zaman biz buradan soralım!
Harun Demir oradan yanıtlasın!
1. Kulübü neden gayri resmi bir sıfatla yönetiyorsun?
2. Başkan olmadığın halde, kendini neden başkan diye lanse ediyorsun?
3. Neden Kulüp Başkanı olmuyorsun? Kulüp Başkanı olmanı engelleyen bir neden ya da biri mi var?
4. Zonguldakspor Futbol Kulübü’nün resmi yöneticileri kimler?
5. Zonguldakspor Futbol Kulübü’nün üyeleri kimler?
6. Kulübün ödemelerini açıklıyorsunuz. Aldığınız paraları, sponsorlukları neden açıklamıyorsun?
7. Zonguldakspor Futbol Kulübüne, kendi cebinden ne kadar para verdin?
8. Zonguldakspor Futbol Kulübü yöneticisi sıfatı taşıyanların kulübe ekonomik katkısı var mı?
9. Hırsızlık nedeniyle hapis yattığı halde Zonguldakspor Futbol Kulübü yöneticisi sıfatını kullanan ve sizin yanınızda dolanan bir yönetici var mı?

Ümüğü sıkılacak!

Mustafa Semerci’nin Belediye Başkanlığı döneminde Devrek’te sokakta gezen inekleri fotoğraflayıp sosyal medya hesabından paylaşan Şazi Sivişoğlu, CHP’li Çetin Bozkurt’un başkanlığı döneminde belediyeye bol bol fatura kesiyordu!
Diyeceksiniz ki, Haberal ailesinin Bakacakkadı’daki diyaliz merkezinde çalışan birisi Devrek Belediyesi’ne ne satabilir ki?
CHP, Devrek Belediyesi’ni alınca Şazi Sivişoğlu hemen kendine bir iş fırsatı bulmuş!
Belediyeye işçi sağlığı ve iş güvenliği malzemeleri satmaya başlamış!
Doğrudan teminle çıkılan her ihaleye girmiş!
İhalede diğer iki teklifi hep aynı firmadan almış!
Ve ne hikmetse ihaleler hep Şazi Sivişoğlu’na kalmış!
AK Partili Özcan Ulupınar Devrek Belediye Başkanı seçilince, İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş istemiş!
Müfettişler, Şazi Sivişoğlu’nun faturasını şüpheli bulmuş ve ödetmemiş!
Şazi Sivişoğlu bu yüzden her gün sosyal medyadan Özcan Ulupınar’a sallıyor!
Ama cırlamasının asıl nedeni bu değilmiş!
31 Mart 2024 Pazar günü Özcan Ulupınar, sandıkları geziyor!
Bir okulda Şazi Sivişoğlu ile karşılaşıyor!
Şazi Sivişoğlu, her zaman olduğu gibi yine densiz densiz konuşuyor!
Özcan Ulupınar oralı olmuyor!
Ama sandıkların kurulu olduğu okuldan çıkarken Şazi Sivişoğlu yine bir densizlik yapıyor!
Özcan Ulupınar hışımla geliyor!
Şazi Sivişoğlu’nun ümüğünü sıkıyor!
Kısa bir süre nefessiz kalan Şazi Sivişoğlu, hırsından o günden bu yana Özcan Ulupınar’a hırlıyor!
Artık Özcan Ulupınar’ı görünce densizlik yapmıyor!
Yapsa, biliyor ki yine ümüğü sıkılacak!
O da sosyal medyadan hırlıyor!
Bazı gazeteciler aracılığıyla hırlıyor!
Şazi Sivişoğlu’nu, Haberal ailesinin diyaliz merkezine Diş Hekimi Murat Altunok ile biz koymuştuk!
O yüzden fazla bir şey diyemiyoruz!
Mal bizim!
Kumaşını biliyoruz!
İdare ediyoruz!

Aman ormancı!

Bölgemizden çok ilginç bir magazin haberi geldi!
Bu seferki olayın kahramanı ormancı!
Ama bu ormancı, bildiğiniz ormancı değil!
Baltayı yanlış ağaca vurmuş!
Şöyle ki!
Olayın kahramanı ormancı, bir erkeğe gönlünü kaptırmış!
Bildiğin ormanda kaçak kesim işi gibi!
Bu kez, ormanda kaçak kesim yapan kişileri ormancılar değil, ormancının beraber olduğu kişinin eşi yakalamış!
Kadın, eşinin bir ormancıyla birlikte olduğunu öğrenince çıldırmış!
Bölgeyi basmış!
Kocası ile birlikte olan ormancıya saldırmış!
Koridorlar, “Sen benim kocama nasıl sahip olursun” diye inlemiş!
İki erkeğin bu rezil ilişkisi bölgeyi ayağa kaldırmış!
Ormancının tayini başka bir şehire çıkmış!
Kocasını, erkek ormancıdan kurtaran kadın derin bir oh çekmiş!
Ama adamın dilinden bu türkü düşmüyormuş:
“Aman Ormancı, canım Ormancı
Köyümüze (Evimize) bıraktın yoktan bir acı”

Kıssadan Hisse: Kırlangıç

Kırlangıcın biri bir gün bir adama aşık olmuş. Her gün pencerenin önüne gelir onu izlermiş.
Bir gün bütün cesaretini toplamış ve adama hey adam ben seni seviyorum, uzun zamandır, seni izliyorum, demiş. Adam, “Saçmalama sen bir kuşsun ben ise bir insan durduk yere sende nereden çıktın?” diye bunu içeri almamış, pencerenin önünden kovalamış. Kırlangıç yine gelmiş, “Tamam seni hiç rahatsız etmicem, demiş sadece çok iyi dost olalım.” Adam yine kabul etmemiş ve kovalamış. Kırlangıç tekrar gelmiş, “Bak demiş, hava çok soğuk seninle çok iyi arkadaş olalım, beni içeri al soğukta donacağım. Sıcak ülkelere göç etmek zorunda kalacağım, lütfen beni içeri al.” demiş. Adam yine almamış.
Kırlangıç çok üzgün bir şekilde başını önüne eğmiş ve gitmiş. Aradan çok zaman geçmiş, adam pişman olmuş. Yaz gelmiş, diğer kırlangıçlara sormaya başlamış; ama gören olmamış. Sonunda danışma ve bilgi almak için bilge bir kişiye gitmiş, olayları anlatmış. Bilge kişi demiş ki: “Kırlangıçların bütün ömrü altı aydır. Hayatta bazı fırsatlar vardır sadece bir kez elinize geçer; değerlendiremezseniz uçup gider.
Hayatta bazı insanlar vardır, sadece bir kez karşınıza çıkar; değerini bilmezseniz kaçıp gider ve asla geri gelmez. Dikkatli olun, farkında olun. Bir düşün bakalım acaba sen farkında olmadan bugüne kadar kaç kırlangıç kovaladın.”