Zonguldak'ın Gökçebey ilçesinde, mahalle aralarındaki kadın çalıştıran birahanelerin tek merkezde toplanması için kurulan "Organize Pavyon Bölgesi"nde bugüne kadar nasıl büyük olaylar çıktığını gördük!
İşletmeciler vuruldu, işletmeler yakıldı, kadınlar dövüldü, müşteriler soyuldu!
Benzer işletmeler, Çaycuma’da da var!
Çaycuma Belediyesi, bu işletmeleri tek bir noktaya toplamak için bir çalışma yaptı!
Çaycuma’da Organize Sanayi Bölgesi’nin ardından bir de "Organize Pavyon Bölgesi" yapılmak isteniyor!
Kapatıp kurtulmak varken, bu insanlara devlet eliyle tesis yapılmak isteniyor!
2001-2006 yılları arasında Çaycuma Kaymakamlığı yapan Musa Işın, Kütahya Valisi oldu.
Kütahya’daki 10 pavyonu belirsiz süreyle kapatarak, "Ben, yetkimi kullanarak kapattım. Devlet eliyle açılan bu bataklık kurutulmalıydı" dedi.
Vali Musa Işın, kanuni dayanağı olan bir yolunu bulmasa, bu 10 pavyonu kapatabilir mi?
Vali Musa Işın, bu uygulamayı Kütahya’da yapabildiyse, biz de Zonguldak’ta yapabilmeliyiz.
Gökçebey, Çaycuma ve Ereğli’deki bu batakhaneleri kapatabilmeliyiz.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun bu konuyu ele alacağına ve değerlendireceğine inanıyoruz.
Özellikle Gökçebey’den sonra Çaycuma’da da bir "Organize Pavyon Bölgesi" kurulmasına müsaade etmeyeceğini düşünüyoruz.
Devlet eliyle; alkol, uyuşturucu, fuhuş merkezi haline gelen mekanlar yapılmasını doğru bulmuyoruz.
Bu mekanlarda, kadınlar kötü yola düşüyor ve istihdam ediliyor!
Bu mekanlarda, kadınlar "yatırım" olarak görülüyor!
Bu mekanlarda, ahlaksızlık üretiliyor!
Uyuşturucu satılıyor, kullanılıyor!
Zonguldak, bu rezalete son vermeli.
Kösele mi?
Seçim atmosferine girdiğimiz günden bu yana öyle haberler, öyle yorumlar okuduk ki...
Bazen ben bile içinde bulunduğum ortamda konuşulanların dışarıya nasıl yansıdığına ve nasıl yanlış haber yapıldığına tanık oldum.
Hatta bir gün, bir gazeteciyi aradım...
“Öyle miymiş?” dedim.
Benim de bulunduğum ortamda konuşulan konuyu bana öyle bir anlattı ki...
Ben, bildiklerimi unutup, karşımdakinin yalanına inanacaktım!
Bazı insanların, yalanı, nasıl bu kadar gerçekmiş gibi anlatabildiklerine, yazabildiklerine şaşıyorum.
Yalan konuşmak da bir meziyet!
Ben, yalanın eğitimini almış insanlar tanıyorum!
Benim adım gibi bildiğim konuyu bana öyle bir anlatıyor ki...
Aldığı eğitime şaşırıyorum!
Tabi bu, aynı zamanda "yüz" meselesi!
O kadar yalanı bir arada söyleyebiliyor!
Ama yüzü de kızarmıyor!
Eskiden sadece "kösele" vardı!
Şimdi 7 çeşit olmuş...
1- PVC tabanlar...
2- Poliüretan tabanlar...
3- Termoplastik tabanlar...
4- EVA tabanlar...
5- Neolit tabanlar...
6- Yapay kauçuk tabanlar...
7- Phylon tabanlar...
Herkes, kendine bir taban seçsin!
Ona göre yalan söylesin!
İnternet çıktı, mertlik bozuldu!
İşimiz gereği yerel basını yakından takip ediyoruz.
Bir gazeteci, bir belediye başkanını eleştiriyor!
Bakıyorum, bizim 10 yıl önce yazdığımız haberler...
Bir başka gazeteci, başka birini eleştiriyor!
Bizim beş yıl önce yaptığımız haberler...
Yeni bir konu mu yok?
Bu ne haber kabızlığıdır?
Biraz çaba gösterilse...
Sahaya çıkılsa...
İnternet çıktı...
Mertlik bozuldu.
Herkes, oturduğu yerden çalışıyor!
Bazıları, oturduğu yerden haber uyduruyor!
İmza gitti, sırada 'Zonguldak’ta Neler Oluyor?' var!
"Zonguldak’ta Neler Oluyor?" adlı hesabın editörü, uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle tutuklandı ve hapse girdi!
Hesabın sahibi-yöneticileri, olaya siyasi bir kılıf uyduruyorlar!
Eski bir mahkeme kararından söz ediyorlar!
Eski bir dava olmasının önemi yok!
Bir uyuşturucu satıcısı-torbacı "Zonguldak’ta Neler Oluyor?" adlı sayfada editörmüş!
Üstelik sayfanın sahibi ile torbacı kardeşmiş!
Ama asıl mesele bu değil...
Bu hesabın yayınladığı reklamların parası, Eskişehir’de ikamet eden birinin hesabına gidiyor!
Fatura yok, fiş yok, vergi yok!
Zonguldak Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan bu konuda bir "tık" yok!
Bu arada...
İmza’nın, Karaelmas Gazeteciler Derneği’ndeki işgali sona ermiş!
Gerçekte olmaları gereken ofise, Kozlu’ya taşınıyorlarmış!
Takipteyiz...
İnşallah, Zonguldak’ta bir ofisten çalışmazlar!