Zonguldak,
Güne karlı bir şekilde uyandı.
Akşam saatlerinde etkili olan kar,
Zor anların da yaşanmasına neden oldu.
Tabi,
Tahsin Erdem’in,
Korkulu rüyalarından biri de,
Bu kar yağışıydı.
Kent Lokantasıydı.
Halk ekmekti derken.
Tahsin Erdem,
Güneşli günlere alışıktı.
Asıl şimdi göreceğiz maharetini.
Çünkü,
Bugün yağan kar,
Pek bir şey ifade etmiyor.
Asıl akşam ve gece saatlerinde yağması muhtemel kar,
Mücadelenin de,
Şartlarını belirleyecek.
Tabi,
Herkesin merak ettiği,
Tuz meselesi var.
Merak etmeyin,
Tuz ambarları,
Ağzına kadar dolu.
Ama bu nasıl oldu?
Şaşıracaksınız belki ama,
Bu tuzlar,
Ömer Selim Alan döneminde alınan tuzlar.
Bu dönem alınan değil.
Borçları açıklayan,
Pankart asan Tahsin Erdem,
Keşke geçmiş dönemden kalanları da,
Alacakları da açıklasaydı.
*    *    *    *    *    *    *    *
Bir başka eleştiri konusu da,
Halk Ekmek Büfeleri üzerine,
Tahsin Erdem,
Ve,
Erdemli Belediyecilik sloganlarının kullanılması.
‘Ne var bunda?’ diyebilirsiniz.
Bakın,
Halk ekmek,
İstanbul ve Ankara’da da var.
Büfelerin üzerinde,
Ne Mansur Yavaş,
Ne de Ekrem İmamoğlu yazıyor.
İki büyükşehir başkanıda,
Seçim döneminde kullandıkları sloganları ya da isimleri,
Halk ekmek büfelerinin üzerine yazdırmıyor.
Ama Tahsin başkanımız,
Kibirli ve egolu olduğu için,
Hafızalara kazınmak için,
Vatandaşın gözüne,
İsmini ve seçim sloganını sokuyor.
Halk ekmeğe kibir bulaştırıyor.
Büyükşehirler,
Kurumsal bir dil ile çalışırken,
Tahsin Erdem,
Siyasi propaganda yapıyor.
Bu beleşe siyasi iletişimin faturasını ise,
Zonguldaklılara ödetiyor.
Başkan şimdi karla mücadele ediyor.
Tavsiyemiz,
Yolları temizlemeden önce,
Tuzla veya iş makinesi marifetiyle,
Önce yollara Tahsin Erdem ve Erdemli Belediyecilik yazdırması.
Vatandaş kar örtüsü üzerinde bu cümleleri bir süre görsün.
Ondan sonra,
Kar kaldırma veya tuzlama işini yapsın.
Öyle Tahsin Erdem yazmadan olmaz.
Her yerde görmeliyiz.
Şehrin girişlerine,
Tahsin Erdem heykelleri koyup,
‘Hoşgeldiniz’ demeliyiz.
Bu yüzyılda doğacak bebeklere,
Tahsin ismi vermeliyiz.
Öyle büyük adam!
Çok yaşa padişahım!