Zonguldak’ta,

Sesi çok çıktığı için,

Haklı olduğunu zannedenler var.

Bunlarla zaman zaman çok mücadele ettik.

Benim sabır testimi zorlayanlar da oldu.

Benim anlamadığım,

Rezaleti sokağa taşmış,

Her kesim adını anarken yere tükürdüğü isimler,

Zonguldak’ta günahsız olduğunu dile getiriyor.

Bazen bana diyorlar ki, “Bunları kale alıp cevap verme”.

Olur mu hiç?

Hak edene,

Hak ettiğini söylemek 40 yetim doyurmaya eş değerdir.

Bunların hakkında bilip yazmadığım o kadar şey var ki.

Mücadeleye devam.

Ağan vekil de olsa,

Paşa da olsa,

Yapacak bir şey yok.

Mottomuz nedir?

Her söz incidir,

Bazen incitir…

*          *          *          *          *          *          *          *

Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan,

Son dönemlerin,

En dikkat çeken konuşmasını yaptı.

Sert üslubuna alıştığımız Alan,

Son mecliste,

Birlik ve beraberlik vurgusu yaptı.

Zonguldak geleceğini,

Birlikte inşa etme teklifinde bulundu.

Ama işte,

Gul güleci takım yine muhalefetine devam ediyor.

Efendim Zonguldak’ta tatlı dil yılanı deliğinden çıkartmıyor.

Yılanın daha güçlü tıslamasına,

Kendini mağruru görmesine neden oluyor.

Ama CHP grubu bu sene tedirgin.

Hem seçim geliyor.

Hem de kongre süreci başlıyor.

CHP’de hareketlilik arttı.

CHP Zonguldak’ta,

Kimi siyasi ikbal sahipleri,

Feodal ağalarının eteğine yapışırken,

Kimileri de demokrat il başkanının demir yumruğunu öpmeye çalışıyor.

Yine karma ve kesişim kümeler oluşmaya başladı.

Kukla il başkanlığı için,

Sahne hazırlanmaya çalışıyor.

Gepetto ustalar yeni Pinokyalar için,

Ağaçları oymaya başladı.

En güzel kimin burnu uzarsa,

Onda karar kılmak için toplantılar yapılıyor.

Atınç Kayınova,

Demokrat İl Başkanının demir yumruğu öpmek isteyecektir.

Keza belediye başkanlığı için oynamak istiyor.

Murat Pulat’ın orada kalması lehine olacaktır.

Ben Kayınova’nın belediye başkan adaylığını sonuna kadar destekliyorum.

Kesinlikle doğru bir tercih olacaktır.

Kendisine bir şans verilmelidir.

*          *          *          *          *          *          *          *         

Bu yazıyı yazarken,

Tatil moduna girmiş  bulunuyorum.

Yolda düşünme fırsatı yakaladım.

Zonguldak’tan uzaklaştıkça huzursuz olduğumu anladım.

Sanki herkes içeride benim doğum günümü kutluyor da,

Bir beni çağırmamışlar gibi.

Hüzünlüyüm.

Kaniş çetesini takip edemedim.

Sinirlendirmediğim için rahatsızım.

Murat Pulat’ı düşününce ise,

Biraz içim açılıyor.

Keyifleniyorum.

Ama otobüste sigara yakamıyorum.

CHP’liler için seviniyorum.

Onların yerinde olsam adak keserdim.

Pulat öyle veya böyle o koltukta olamayacak.

Zaten enerjisi de kalmadı.

Düşünsenize,

Evinizde otururken birileri gelip sizi ikna ediyor.

Bir anda il başkanı oluyorsunuz.

İnsan şaşırır tabi.

Yol uzun.

Kilometrelerce yol geldik.

Çok düşünme fırsatı yakaladım.

Varol Demirköse ne yapıyordur acaba?

Hangi ağırlıkları kaldırıyordur?

Acaba yine ‘Milletvekili aday adayı Varol Demirköse’ imzalı açıklama hazırlıyor mudur?

Gazetecilere atıyor mudur?

Kas kütlesini arttırmak için protein alıyor mudur?

MHP İl Başkanlığını düşünüyor mudur?

Bence rüyasında görüyordur.

Erdal Gülay diyorum ne yapıyordur?

Hain listesi çok mu uzadı acaba?

Seçim pusulası gibi iki metre olmuş mudur?

Aklıma birden yine kaniş çetesi geldi.

Ömer Selim Alan bunları hayvan barınağına neden almıyor?

Hayvanseverler kapılarına kuru mama bırakıyor mu?

Aç kalmasınlar.

Vicdan yaptım şimdi.

Onları sahiplendirmemiz lazım.

Bu ara,

Ankara asfaltını çok aşındırdılar.

Barınağa az kaldı.

Yolda giderken aklıma,

Bedelli askerliğe gittiğim gün geldi.

Yol bitmedi.

21 gün demeyin.

Diyemezsiniz zaten,

Bir günü izinli sayıldık.

20 gün askerlik yaptık.

Zor günlerdi benim için.

Ofisin yan tarafında fabrika yanmıştı askerdeyken.

Kantinden sigara alırken Trt1’de kendi ofisimi görmüştüm.

Bunu da görmek varmış.

Şimdi yoldayım.

Yine bedel ödedim.

Ama bu biraz keyfi oldu.

Keşke bu da 21 gün sürse.

En azından 20 gün.

Aklıma tuhaf tuhaf insanlar geliyor.

Ne yapıyorlardır?

Bizim ekipten Gamze Taşdemir ne yapıyordur acaba?

‘Batu bomba bir şey bulmamız lazım’ diyecektir ama,

Ben yokum.

Ararım birazdan.

Açar, “Heee Batuşum” der.

Azıcık onu gezdiğim yerler ile kudurturum.

‘Köpek’ der iki güler devam ederiz.

Öznur Güneş acaba nerede fotoğraf çektiriyordur şimdi?

Sever fotoğraf çekmeyi.

Kesin bir yer bulmuştur.

Heee Ali Rıza Tığ ne yapıyor acaba?

Haber diye hop oturup hop kalkıyordur.

İstihbarat peşindedir.

Arasam modum düşer diye aramıyorum.

‘Ulan Batuhan! Tembeldin bir de hak etmiş gibi tatile gidiyorsun’ der,

Hiç modum düşmesin.

Ali Ağabey mental olarak yoruldum biraz.

Neyse ben biraz derine dalıyorum.

Kimse hediye falan beklemesin.

Buradan yazmaya devam edeceğim.

Sağlıcakla…

He bu arada manzaram harika.

Çocukluk ve üniversite arkadaşlarımı çok özlemişim.

Çok güzel bir şehri izliyorum.

Kusura bakma Zonguldak…