Size bir soru.
Filyos Projesi kapsamında 25 milyon ton kapasiteli bir liman çalışması devam ederken, 3 kilometre uzağında dağın eteğindeki Filyos´un yerleşim merkezine 5 milyon ton kapasiteli ikinci bir liman yapılması ne kadar mantıklı?
´Ben Zonguldaklıyım´ diyen herkesin bu soruyu kendisine sorması, dürüst bir şekilde yanıtlaması gerekiyor.
Bunun yanıtını vermek için şehir plancısı olmanıza gerek yok.
Mimar, mühendis veya başka bir meslek sahibi olmanıza gerek yok.
Ben karşı olduğumu daha önce de ifade ettim.
Bu işin mantıklı tarafı varsa o da tartışılsın.
Ama tartışılsın!
Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal bu eleştirilere kızıyor.
Çaycuma TSO Başkanı Rıfat Sarsık´ın; "Herkes kendisine özel liman yaparsa Filyos limanı ne olacak?" açıklamasına fena bozulmuş.
Karşı açıklama yapmış.
Şöyle demiş; "Limanla ilgilenmesinin sebebi de, eğer bu liman yapılırsa Filyos daha biraz ilerler, Filyos biraz daha kalkınır ve bu da onların işine gelmez. Amaç da budur.
Bizim amacımız nedir? Filyos´un işsizliğine çare bulmak. Ben şunu söylemiyorum; Filyos´a liman yapılırsa, biz de buna izin verirsek çevreyi de düşünüyoruz. Ama Filyos´ta ve çevresinde yaşayan işsiz insanları da düşünüyoruz.
Bir tane vatandaş dese ki bize; ´Kardeşim senin fizibilitene göre Kardemir Limanı´nda 120 kişi çalışıyor.
Bir diğer vatandaş gelse ben Filyos´a çevreye zararsız olarak şu yatırımı yapacağım. Ama orada 200-250 kişi çalışacak´ desin hemen Kardemir Limanı´na TSO Başkanından daha fazla karşı çıkarız."
Bu ne demek şimdi?
Ve Ünal devam ediyor;
"Biz de bu zaman zarfın da belediye olarak ne yapıyoruz? Kardemir tarafından bir ÇED toplantısı yapıldı. Bizde belediye olarak, belediye meclisi olarak bu ÇED toplantılarında halkı davet ettik.
Çünkü Filyos´taki insanların bunu görmesi lazım. Ne olup ne biteceğini dinlemeleri lazım. Şu anda da biz Filyos´ta bunu tartışıyoruz. Bunun yararına ve zararına karar verecek olan Filyos halkı ve Filyos halkının seçtiği, seçimle gelmiş insanlarıdır."
Ömer Bey yanlış düşünüyor.
Buraya liman yapımına sadece Filyos halkı karar veremez.
Bu yapılanmalar için stratejimiz ne?
Alaplı´dan Filyos´a kadar her noktaya liman yapmanın mantığını çözelim önce.
Bunları tartışalım.
Ömer Bey´in yapması gereken, bunları tartışacak ortamları yaratmak.
Halkın oyları ile seçilenlerin bu gibi durumlarda işi oldu bittiye getirmesi ihanet olur.
Ömer Bey bu ihanete ne ortak olmalı, ne de yeltenmeli.
Tartışmaya açılıp, çok yönlü bakılmalı.
DLH yetkililerinin de bu duruma sıcak bakacağını zannetmiyorum.

Samimiyet lazım


Zaman ve şartlar insanların ne kadar samimi olduğu bir bir ortaya koyar.
Zaman en iyi test yöntemidir.
Zonguldak´ın en büyük sorunu bana göre samimiyetsizlik. Toplumun samimi olmadığı yerde insanlar birbirine yalan söyler.
Zonguldak böyle bir yer.
Zonguldak´ın içinden çıkılmaz gibi görünen sorunlarının ardında ne maddi imkansızlıklar, ne iş bilmezlik, ne siyasi basiretsizlikler yatıyor.
İnsanların birbirlerini aldatmaya yeltendiği her yerde arıza çıkar. Bugün aldatmaların en fazla yaşandığı yerler siyasi partiler.
Bu yüzden siyasetçiler önce birbirlerini, sonra halkı aldatmakta başarılıdır. Halk samimi siyasetçiler, samimi yöneticiler arıyor.
Çoğu zaman da umduğunu bulamıyor.
Ama yine de arıyor.
Adayların partileri, memleketleri değil; çalışkanlıkları ve samimiyetleri tercih nedeni olmalı. Bunu yaparken samimi olanları da kutlamak lazım.


TTK´da tasarruf politikası şart


TBMM eski Başkanı, Ak Parti Milletvekili Köksal Toptan; TTK Genel Müdürü Burhan İnan´ı ziyaret ederek kendisini kutladı.
Toptan, İnan´a Türkiye Taşkömürü Kurumu´nun (TTK) zararının azaltılmasının yollarıyla ilgili düşüncelerini sordu.
Burhan İnan ise her anlamda, her alanda yapılması gereken düzenlemelerle ilgili görüş ve düşüncelerini paylaştı. İnan henüz bir şablon çıkarma aşamasında.
Toptan; ´400 milyon TL´lik zarar azaltılmalı´ düşüncesini net bir dille ifade etti.
Bu zararın azaltılmasının sadece üretimle kapanması mümkün değil.
Bunun yanında kurumda ciddi bir tasarruf politikasının yürütülmesi gerekiyor.
Ak Parti ile İnan´ın uyum içinde çalışacak olması, bu süreçte etkili sonuçlar verebilir.
TTK´nın zararının sıfırlanması konusunda politikacılar taleplerini Ankara´da daha rahat dile getirebilir.
Stratejik önemi olan TTK´nın zarar etmesi normalmiş gibi gösterilmemeli. Önce önlemler adam gibi alınsın, sonra zarar etsin.
Burhan İnan, çalışanları öncelikle verimli hale getirmeli.
Kurumunu sahiplenen çalışanlar, üretime de tasarrufa da katkı verecektir.