Mevsimin şu sıcak günlerinde arkadaşlarım kendi sorunlarını unutup, kentin sorunlarıyla ilgileniyorlar. Filyos Sahil yolundan tutun da, kokan kanalizasyon tesisine, içki yasağından, tutuklu milletvekillere kadar.
Her biri kentin önemli gündem maddelerini ısrarla hatırlatmaya çalışıyorlar.
Düşünsenize. Koskoca kentte çocuk kardiyoloğu yok.
Milletvekillerinin küçük çocukları olsa ve Zonguldak&8217;ta yaşasa, başlarına böyle bir iş gelse ne olur? Burada yaşamadıkları için bir şey olmaz. O nedenle çekiyoruz biz bu sıkıntıyı. Mesela Filyos Sahil Yolu&8217;nda bir Ak Parti Milletvekili ölse, Başbakan o yolun yapılması için talimat vermez mi? Yolun yapılmasına mı dua edelim, milletvekilinin ölmesine mi? Siz karar verin!
Siyaset kurdu&8230;
&8220;Nisan Mayıs ayları, gevşer gönül yayları&8221; diye meşhur bir sözümüz vardır biçim. Baharın gelişiyle insan vücudunda bir hareketlilik olur.
Bizim siyasetçiler de böyle bir hastalık var.
Seçim yaklaştıkça, gönül yaylarında bir gevşeme oluyor.
İçlerindeki siyaset kurtları oynamaya başlıyor.
Şu aralar &8216;kurdu oynamış&8217; bir sürü siyasetçi görmeye başladık sahnede.
Düşünsenize, ne diyeceksiniz &8220;Halkımız isterse aday olurum&8221; diyen Muharrem Akdemir&8217;e.
Demek ki onun bile içine girmiş bu kurt.
Aşk olsun çıkarabilene&8230;
Kıssadan Hisse: Ver elini, al elimi!
Bir bahar günü Nasreddin Hoca ve komşuları piknik yapmak için göl kenarına gitmişlerdi. Yiyip içip eğlenirlerken adamın biri suya düşmüş. Adam yüzme bilmediği için &8220;imdat&8221; diyerek bağırmaya başlamış. Herkes göl kenarına koşmuş.
-Ver elini, ver elini! diye adama ellerini uzatarak bağırmaya başlamışlar.
Fakat, göldeki adam elini uzatmıyormuş. Derken, Nasreddin Hoca yetişmiş:
-Al elimi, al elim! diye adama elini uzatır uzatmaz adam Hoca&8217;nın eline sarılmış.
Böylece boğulmaktan son anda kurtulmuş. Toplanan kalabalık şaşırmış.
-Hocam anlamadık gitti; Biz adama &8220;Ver elini&8221; dedik dinlemedi. Sen &8220;Al elimi&8221; deyince, kabul etti.
Nasreddin Hoca, gülümseyerek karşılık verdi:
-Siz suya düsen adamın ne kadar cimri olduğunu bilmezsiniz. O sadece alır, vermez. Onun için ben &8220;Al elimi&8221; deyince, dediğimi yaptı. Keramet iste bunda demiş.
Günün Fıkrası: Organizasyon müthiş!
Temel, arkadaşıyla yolda giderken elindeki çakısıyla parmağını kesti.
Biraz ötede sağlık ocağı vardı. Temel:
-Ben şurada pansuman yaptırayım, dedi. İçeri girince karşısına iki kapı çıktı.
Birinde -Hastalıklar-, ötekinde-Yaralar- yazılı idi
-Yaralar- kapısından girdi.
Yine önünde iki kapı vardı. Birinde -Et-, ötekinde -Kemik- yazıyordu.
-Et- kapısından girdi. Yine iki kapı çıktı karşısına.
Birinde -Önemli-, ötekinde -Önemsiz- yazıları vardı.
-Önemsiz- kapısından girince kendini sokakta buldu.
Arkadaşı sordu:
-Nasıl iyi baktılar mı?
-Hayır; ama organizasyon müthiş.
Günün Sözü:
İşler, iş olarak şerefli veya şerefsiz diye ayrılmazlar. Yapılışlarındaki maksada (niyete) göre şerefli veya şerefsiz olurlar.
Aristoteles