Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin CHP&[#]8217;li Başkanı Muharrem Akdemir, Japonya&[#]8217;ya gittiğinde,
&[#]8220;Başkan sefada, işçi cefada&[#]8221; demiştik.
Başkan sefa yapmaya gitmediğini söyledi, ancak bir tarafta sefalet yaşanırken, diğer yandan bu gezi başka dillendirilemezdi.
Söz verildiği halde taşeron çalışanlarının paraları ödenmemişti.
Geçtiğimiz hafta başı alacakların bir kısmı ödendi.
Bu sütunlardan onu da duyurmuştuk.
Bahsettiğimiz Temizlik İşleri Müdürlüğü&[#]8217;nde çalışan işçilerdi.
Dün öğrendik ki, 4 aydır maaş alamayan çalışanlar var.
Arıtma Tesisi&[#]8217;ni kuran firma üzerinden işe alınarak, belediyenin farklı alanlarında çalıştırılan taşeron işçileri 4 aydır mağdur.
Tam dört ay.
Dile kolay.
Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, bırakalım dört ay, acaba bir ay maaşını almadan durabilir mi?..
Firma diyor ki:
&[#]8220;Belediye para vermedi. Belediye vermeyince, biz nasıl verelim?&[#]8221;
Öyle ya da böyle, o firmanın iş takipçiliğini yapan Başkan Akdemir ve bazı emek savunucusu Meclis üyeleri nerede?
Çalışanlar, işten atılma tehdidiyle konuşamıyor.
Seslerini çıkaramıyorlar.
Hadi onları anladık.
Ya emek platformu adına CHP&[#]8217;den Belediye Meclisi&[#]8217;ne girerek, bu firmalara gölge danışmanlık yapan Meclis üyeleri nerede?
Nerede onlar?
Çıksın, konuşsunlar.
Kimin emeğini savunuyorlar?
Kimin emeklerini çalıyorlar?
Kimlerin emeğini çalıyorlar?
AK Partili Belediye Başkanı Secaattin Gonca, göreve gelir gelmez, İsmet Paşa Parkı&[#]8217;na 40 bin liraya uyduruk traverten yaptırmıştı.
Açılışına da Vali, Milletvekili katılmıştı.
Başkan Akdemir de, Uzun Mehmet Anıtı&[#]8217;nın bulunduğu tepenin duvarına 160 bin liraya şelale yaptırıyor.
Nerede 40 bin lira verilen uyduruk meydan saatleri?
Ve daha pek çok şey&[#]8230;
Ve Zonguldak Belediyesi&[#]8217;nin Meclis üyeleri de bu işlere sessiz kalıyor.
Çok daha kötüsü, emek cephesi adına mecliste yer alanlar da, bu zor günlerde yapılan, yaşanan hovardalığa sessiz kalıyor.
Düşmüşler kendi işlerinin peşine.
Taşeron çalışanı can, Başkan Akdemir ve Meclis üyeleri &[#]8220;et&[#]8221; derdinde.
Sonra çıkıp solculuk oynuyorlar.
Emek savunuculuğu formasıyla insanların ya emeklerini çalıyor, ya iştirak ediyorlar.
İlkeleri bırakmışlar, miras yiyorlar!
&[#]8220;Türlü türlü&[#]8221; işler peşindeler.
CHP&[#]8217;li olmak, emek bekçiliğine soyunmak böyle bir şey ise, o mağdurlar tükürsün sizin yüzünüze&[#]8230;
Ya örgüt&[#]8230;
Ya İl Başkanı Halil Furat&[#]8230;
Ya parti yöneticileri&[#]8230;
Onlar hangi alemde?..
Onlar neden ses çıkaramıyorlar, bunca rezilliğe?..
Verebilecekleri bir cevap varsa, buyursunlar&[#]8230;
Sen utanma Beyazıt Öztürk&[#]8230;
Beyaz Show&[#]8217;da geçtiğimiz Cuma akşamı &[#]8220;Kelebeğin Rüyası&[#]8221; vardı.
Zonguldak vardı.
Şiir vardı.
Şairlerimiz vardı.
Filme konu olan mükellefiyet döneminde yaşananlar ile genç yaşta veremden ölen şairler Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu&[#]8217;nun şiirlerinin okunduğu programın sunucusu Beyazıt Öztürk&[#]8217;ün söyledikleri çok önemliydi.
&[#]8220;Mükellefiyet dönemini bilmediğim için kendimden utanıyorum&[#]8221; itirafında bulundu.
Beyazıt Öztürk&[#]8217;ün utanmasına gerek yok.
Bu kentin ekmeğini yiyip nimetlerinden faydalandığı halde; bu kentin duygularını, acılarını anlatamayan, anlatmaya yanaşmayan veya yeteriz kalanlar utansın.
Bu kentte yaşayıp da mükellefiyeti ve mükellefiyetin getirdiği travmaları bilmeyen, ama bu kentte siyaset yapan, sivil toplum örgütü başkanı olan, belediye başkanlığı yapanlar utansın.
Bir maden işçisi de, &[#]8220;Siyasetçilerin yapamadığını Yılmaz Erdoğan yaptı&[#]8221; sözleriyle dikkat çekti.
Evet, aynen öyle oldu.
Arkasını getirmek bize kalıyor.
Ama bu zihniyet ile mümkün değil.
Liman arkası&[#]8230;
Zonguldak, Zonguldak&[#]8217;ın acıları, duyguları, şairleri &[#]8220;Kelebeğin Rüyası&[#]8221; filmiyle gündeme geldi.
Zonguldak, gazetelerde&[#]8230;
Zonguldak, televizyonlarda&[#]8230;
Zonguldak&[#]8217;ı yönetenler, bu süreyi iyi değerlendirebilseydi keşke.
Her alanda, her adımda fırsata dönüştürebilseydi.
Ama onlar izliyor.
Örnek, filmin çekildiği liman arkasının hali&[#]8230;
Uzaklardan şairlerin dolaştığı kayalıkların neresi olduğunu soranlar var.
Burnumuzun dibinde.
Ama ilgisiz.
Her taraf pislik içinde...
Düzensiz&[#]8230;
Özensiz&[#]8230;
Al çevre önlemini&[#]8230;
Işıklandır&[#]8230;
As o mağaralara şairlerin şiirlerini&[#]8230;
Fotoğraflarını&[#]8230;
Onları canlandıran sanatçıların fotoğraflarını da as&[#]8230;
Anlat kendini&[#]8230;
Kentini&[#]8230;
Duygularını&[#]8230;
Şairlerini&[#]8230;
Liman arkasını&[#]8230;
Yok&[#]8230; Yok&[#]8230; Yok&[#]8230;
Bu dediklerimizi anlayabilecek, yapabilecek yönetici yok&[#]8230;