Ve kadın hakkında sathi unvan kullandığı gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş.
Ben olsam o kadını hemen İl Milli Eğitim Müdürü yapardım.
Ve sonra bu işte de başarılı olursa önce milletvekili, ardından da bakan yapardım.
Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürlüğü daha taşımalı sorununu çözememiş, okullara öğretmen yerleştirememişken, kendisini bakanlık müfettişi olarak tanıtan kadının yaptıklarına bakın.
Özlem Kural hanımefendi; sizi tebrik ediyorum!
Bartın Pusula 4. yayın yılında
Zaman ne çabuk geçiyor.
1990 yılında İnanış Gazetesi&[#]8217;nde muhabirliğe başladığımda bugünleri hayal etmemiştim.
Artık yayınlarımızın kuruluş yıldönümlerini bile unutur olduk!
Sevgili dostum Arif Üçler olmasa Bartın Pusula&[#]8217;nın 4. yayın yılını da unutacaktık.
Zonguldak&[#]8217;ın en etkin gazetesi Pusula, Bartın&[#]8217;da da aynı etkinliği gösteriyor.
Zonguldak Pusula&[#]8217;nın Genel Yayın Yönetmeni Atilla Öksüz ile Bartın Pusula&[#]8217;nın Genel Yayın Yönetmeni Arif Üçler, gazetedeki yayın yükünü üzerimden alıyorlar.
Bana idari ve ekonomik yönetimi bırakıyorlar.
Kendilerine teşekkür ediyorum.
Bartın Pusula&[#]8217;nın 4. yayın yılı hepimize kutlu olsun.
Emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum.
Nice yıllara&[#]8230;
Günün Fıkrası: Küçük Ahmet
İlkokul 5. sınıfta resim dersinde öğretmen "Çocuklar konu serbest, hayvan resimleri çizin bakayım" dedi. 10 dakika sonra küçük Ahmet el kaldırdı. Öğretmen yanına geldi. Resim kâğıdının üzerinde bir sinek duruyordu. Çocuğun bu sinekten şikâyetçi olduğunu zanneden öğretmen eliyle sineği kovaladı ama hayvan hiç hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakınca da sineğin gerçek olmadığını fark etti. Bu bir sinek resmiydi. Öğretmen şaşkınlıkla sordu: &[#]8220;Sen mi yaptın oğlum bu resmi?&[#]8221;
- Evet öğretmenim.
- Peki, bir de at resmi yap bakayım.
Küçük Ahmet öyle bir at resmi çizdi ki, at, sanki kâğıttan fırlayıp çıkacak. O kadar canlı. Şaşıran öğretmen: &[#]8220;Yavrum beni hemen babana götür. Sen müthiş bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir. Derhal güzel sanatlara transfer olman lazım. Babanla konuşmalıyım&[#]8221; dedi.
Son dersten sonra Ahmet´le beraber yola koyuldular. Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. İçerde, yatakta, dizlerini karnına çekmiş, üzerinde yorganı bir adam yatıyordu. Öğretmen konuşmaya başladı:
- Geçmiş olsun fendim.
- Teşekkürler.
- Ben oğlunuzun...
- Allah kahretsin oğlumu.
- Aman böyle söylemeyin, yaptığı resimler...
- Onun yaptığı resimler yerin dibine batsın.
- Ama beyefendi böyle yetenekli bir çocuğun...
- Yeteneğine başlatmayın simdi.
- Peki, ne oldu, niçin böyle kızgınsınız oğlunuza?
- Neden olacak, dün gece eve biraz çakırkeyif geldim. Bu eşşoğlu sobanın üzerine çıplak kadın resmi çizmiş...
Günün Sözü:
Dalgasız denizde herkes kaptan kesilir.
Türk Atasözü