Yoğun bir tempo içinde nefes alıp verirken kalbim daralıyor.
Susmayan telefonlar, eksik kalan haberler bir yana yaşamın çekilmez yanları gelip karşıma dikiliyor. Bütün bu hengame içinde bir de ifade vermeye gittik.
Demokrasi Platformu tarafından 24 Ocak´ta düzenlenen Uğur Mumcu ve Demokrasi Şehitlerini Anma Yürüyüşü&[#]8217;ne katılan gazeteciler olarak 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası&[#]8217;na muhalefet etmişiz.
O gün çelengi Baro Başkanı Kerem Ertem taşıdı. Kerem Bey´in çelenk taşıdığı bir yürüyüş izinsiz olamaz diye düşündük.
Dün TGC İl Temsilcisi ve çalışma arkadaşım Osman Sav´a kendisini de ifadeye davet edip etmediklerini sormuştum.
Hayır diyince köşeme yazdım.
Sabah arayıp tatlı bir sitemde bulundu.
İhbar kabul edip onu da davet etmişler.
Harun Ersoy, Osman Sav, Turhan Oral, Ali Bahadır ve ben hep birlikte gidecektik.
Harun Ağabey sabahtan işim var diyince, programı öğleden sonraya kaydırdık.
Sonra Harun Ağabey´in telefonları çaldı çaldı kapan.
Telefona bakan olmadı.
Harun Ağabeysiz gittik.
Meğer kendisi öğleden önce ifadesini vermiş.
Osman Başkan ´Üç saatimi aldın" diye dert yanadursun esprili ve neşeli bir gündü.
Yalnız sonradan aklıma geldi.
Aradan kaynayanlar olmasa bari.
Mesela üstad Namık Aşçı İstanbul Pastanesi´nin oralarda yandan yandan korteje dahil olmuştu.
Ama kaldırımdan mı yoksa yoldan mı onu tam hatırlamıyorum.
Namık Ağabey olmadan aslında eksik kaldık.
Mimarlar Odası Başkanı Turhan Demirtaş, CHP İl Başkanı Osman Yayla´da oradaydı.
Yılların Ali Bahadır´ını ifade verirken görmek te bize nasip oldu.
Harun Ağabey´i de görebilsek çok iyi olacaktı.
Hem devlet kurumlarını oyalamamak, hem değerli vakitlerimizi daha iyi değerlendirebilmek için demek ki ne yapacağız.
Önce izin alacağız.
Onca bürokratik işlemden, kağıt sarfiyatından, ve zamandan tasarruf edeceğiz.
Aldattığım kadınlar
İşlerin büyük bölümü yine kaldı. Zaman yetmiyor. Hal böyle olunca bir de sevgililer gününü sardılar başımıza.
Bizim Çömez İbrahim ´Ağabey hani yarın Sevgililer günü ya ben izin yapabilir miyim" diyince fena parladım.
Sonra sakinleştim.
Bizimkisi fena halde kılıbık mı ne?
Çömez İbrahim şimdiden böyle düşünüyorsa işimiz zor demektir.
Gazetecinin sevgililer günü olmaz ki.
Olursa da işini aksatmayacak şekilde sevmeli.
Oysa onun çok özel bir görevi var.
Ben bu işlerde pek insaflı olamıyorum.
Biz pek öyle olamadık.
En fazla birkaç saat ayırabilmişizdir.
Mesela benim sevgililerimi aldattığım çok olmuştur.
Kaşla göz arasında aldatmış bazen de yüz üstü bırakmışımdır. O yüzden çok kavgalarım oldu. Arada lanet okuyanlar da olmuştur.
Canları sağ olsun.
Hayatıma giren kadınları çok üzmem bundandır.
Ne saatim saatime uydu ne yeterince sözlerimi tutabildim.
Onlar yanımdayken bile iki dakikada kaşla göz arası iş bitirdiğimde çok olmuştur.
Bizler işine sevdalı insanlarız.
Gazetecilikte, hele hele mesai usulü çalışma lüksü olmayan yerelde bu daha yaygındır.
Bizde öyledir.
Bir yerde olman gerekirse oradasındır.
Gece kaç olursa olsun.
Gerçi acı gerçeklerde vardır.
Hala kendinizi birine tapulayamadıysanız durum daha da vahimdir.
Zamanınızın büyük bölümünü aşkınıza değil işinize ayırırsanız mutlaka kıçınıza tekmeyi yersiniz.
O yüzden bu 14 Şubat Sevgililer günü bize göre değil.
Bir lafımda sevdiği kıza bu kadar zaman ayırmak için çırpınırken anne babalarını unutanlara.
Sevgililer gününüz kutlu olsun.