Bir dostum mesaj atmış:
"İstanbul'da 7 katlı bina çöktü, 2 kişi öldü, bizde tık yok. İran'ın başkenti Tahran'da başka bir bina çöktü, 26 ölü var. Asma dolmuş duraklarının oradaki Kredi Yurtlar Kurumu'na ait bina çökerse, kaç kişi ölür? Ben 'en az 5 kişi' diyorum."
Pusula Gazetesi, buradaki rezaleti birkaç kez gündeme getirdi.
Anılan binayla ilgili güçlendirme yapılması gerektiği konusunda rapor var.
Ama şu ana kadar bir çalışma yok.
Öğrenciler boşaltılmış.
Gençlik Hizmetleri ve Spor Zonguldak İl Müdürlüğü'ne tahsis edilmiş.
Altında bir de fırın var.
Bina çökerse, kaç kişi ölür?
Zonguldak'ta yasa dışı bahis oynatanlar, bu konuda bir tahta mı açsın?
Yoksa biz mi bahis yapalım?
Karar sizin!
Mutluluğunuz daim olsun!
Genç kadın, belediye başkanının makamına çıkar. Sekretere, başkanla görüşmek istediğini söyler. Sekreter, makamdan çıkınca, genç kadın içeri girer. Elini beline koyar ve kendinden emin bir şekilde, "Kocamı o koltuğa oturtacaksın" der.
Başkanın dili-damağı kurur. Ne diyeceğini bilemez. "Tamam" demesi bile 20 saniye sürer.
"Hele bir otur şöyle, az sakin ol" der.
Kadın çok kararlıdır.
Kısa bir süre sonra, genç ve güzel kadının kocası belediyede istediği koltuğa oturur.
Kadın mutlu...
Kocası mutlu...
Baldız mutlu...
Başkan mutlu...
Mutluluğunuz daim olsun!
Seni de Kültür Müdürü yapalım
Memur-Sen İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, üzerinden 13 gün geçmiş "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" bahanesiyle önceki akşam düzenlediği yemekte, Pusula Gazetesi'nde kendisi ve sendikası hakkında çıkan yorumlarla ilgili açıklamalarda bulunmuş.
Memur-Sen, FETÖ'den arınmış!
Sanki bunları Kamuran Aşkar tespit edip attı! Hayır, hepsini devletimiz tespit etti ve attı!
Bu konuda Kamuran Aşkar'ın hiçbir katkısı olduğuna inanmıyorum!
Egoya bakar mısınız?
"Zonguldak'ın geleceğine katkı sağlamayacak birtakım kısır döngüler, günü kurtarma amaçlı polemikler ve spekülasyon gazeteciliği, basınımızın itibar etmemesi gereken en önemli hususlar. Başta basınımız olmak üzere Zonguldak'ın bütün bileşenleri şehir adına, şehrimiz adına birlik olmak zorunda. Bütünleştirici bir söylem geliştirmek zorunda... Zonguldak'ın önünü açacak bir gündem oluşturmak zorundayız."
Diyor ki:
"Bizi eleştirmeyin. Birlik olalım. Bütünleştirici bir söylem geliştirelim. Biz atamalarımızı rahat rahat yapalım. Bunları dillendirmeyin."
Seni anlıyoruz Kamuran!
Ama şu cümlene çok güldük:
"Zonguldak'ta kültür iş kolunda KESK'e bağlı Kültür-Sanat-Sen yetkili sendika. Eğer iktidar veya baskı odaklı bir sendikacılık literatürü geliştirmiş olsaydık, Memur-Sen'e bağlı Kültür Memur-Sen yetkili olurdu."
Niye güldüğümüzü anladınız değil mi?
Şöyle yapalım! Zekai Kasap, Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nden emekli olursa, seni oraya müdür yapalım! Yetmez, ama evet! Orayla idare et!
Hayırlara vesile olur inşallah!
Zonguldaklı maden şehitlerinin yakınları, dün bizleri soru yağmuruna tuttular.
AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır'ın sosyal medya hesaplarına yorum yapmaları engellenmiş. Yaptıkları yorumlar da siliniyormuş.
Koskoca milletvekili, eline telefonu alıp ya da bilgisayar başına oturup, paylaşımlarına gelen yorumları okuyup işine gelmeyenleri siler mi?
İşine gelmeyen yorumları engeller mi? Ben böyle bir şeyin olacağına inanmıyorum.
Hüseyin Özbakır'ın sosyal medya hesaplarını kim takip ediyorsa, engeli o koyuyor, yorumları da o siliyordur.
Zonguldak halkının, milletvekiliyle arasına baraj koyan kişi kim acaba?
Bu duruma bir açıklama getirebilir misiniz Hüseyin Özbakır?
Bir Zonguldak milletvekili, Zonguldaklı maden şehidinin yakını neden engeller?
İzah eder misiniz?
Bir de şu danışman işi ne oldu?
Hani FETÖ'den açığa alınmıştı ya!
Onun yerine kimi aldınız?