Mimarlar Odası Zonguldak İl Temsilcisi Ece Bakioğlu, Zonguldak Belediyesi’nin Liman Arkası’nda sona geldiği çalışmayı eleştirdi.
Günlerdir devam eden çalışma tamamlanmak üzereydi!
Ve Ece Bakioğlu, “Yapılacak her düzenleme; bulunduğu yerin tarihine, dokusuna, çevresine ve ruhuna uygun olarak özenle tasarlanmalıdır. Ne yazık ki, Liman Arkası Koyu’nda belediye tarafından yürütülen uygulamalarda bu anlayıştan uzaklaşıldığını üzülerek gözlemliyoruz.
Doğal kaya oluşumlarının betonla kaplanması, bölgedeki eski demiryolu izlerinin yok edilmesi ve üç katlı beton platformların inşası, koyun kendine has kimliğini geri dönülmez biçimde zedelemektedir.
Bu tür müdahaleler, birey ile kent arasındaki duygusal ve belleksel bağı zayıflatmakta, kentte aidiyet duygusunun kaybolmasına, anonimleşmeye ve yabancılaşmaya neden olmaktadır.” dedi.
Bir başka notu da hemen peşine ekledi: “Söz konusu alanda planlanan kafe yapısı da ayrıca gereksiz ve uygunsuz bir müdahaledir. Kentte her boşluğun ticarileştirilmesi doğru değildir. Kafe, beraberinde görüntü ve tabela kirliliğini, ıslak hacim ve tesisat gibi gereksiz altyapı yüklerini getirecektir.”
Ve açıklamasını şöyle tamamladı: “Defalarca dile getirdiğimiz destek teklifini ise bir kez daha yineleyerek; bundan sonraki tüm kamusal alan projelerinde kent mimarlarının fikir desteğinin alınmasını kamuoyunun bilgisine sunarız.”
Şimdi biz de Mimar Ece Bakioğlu’na bir not yazalım!
Mimar Hanım!
Bu çalışma haftalardır sürüyor!
Keşke orada bu çalışma başladığında hemen gitseydiniz!
Projeyi isteseydiniz!
Yanlış olanlara karşı çıksaydınız!
Nikah kıyılmış, düğün yapılmış, gelin ile damat odaya çekilmiş!
Siz; “Bu nikaha karşıyım” diyorsunuz!
Bence Zonguldak’ın sakini gibi davranmayı bırakın!
Sahibi gibi davranın!
Ama en başında!
İlk düğme yanlış iliklenmeden!
Kentin içine ediliyor
Zonguldak Belediyesi, Kapuz-Tersane Plajı’nı kaçak yaptı!
Cadde ve sokaklardaki ekmek büfelerini kaçak koydu!
İstasyon Caddesi’ndeki balıkçılara yapılan yer kaçak çıktı!
Pazarcılara yapılan da öyle!
Bir de devasa bir büfe yaptırıldı!
Zonguldak Belediyesi’nin hiç doğru bir işi olmayacak mı?
“Ben yaptım oldu” mantığıyla hareket ediliyor!
Liman Arkası’nda da kaçak işler var!
Ama Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hasan Öztürk uyuyor!
Sadece Hasan Öztürk mü?
Bence Hasan Öztürk, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nu da uyutuyor!
Doğa tahrip ediliyor!
Kaya oluşumu engelleniyor!
Ağaçlar kesiliyor!
Zonguldak’ı korkak, beceriksiz, vizyonsuz bir Belediye Başkanının eline bırakmışlar!
Hiç ses çıkartmıyorlar!
Hemşehri dayanışması mı desek!
Neme lazımcılık mı desek!
Nasıl olsa kararname çıkar!
Aman keyfimiz bozulmasın mı diyorlar!
Ama kentin içine ediyorlar!
Belediyeyi kim denetleyecek?
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in işe aldığı çocuklar her gün CHP’ye gelip zaman harcıyorlar!
Belediyeye alınan bu personelin büyük çoğunluğu Tahsin Erdem’in çocuklarının arkadaşı!
Bunlar adaylık açıklamalarında, basın toplantılarında partideler!
Hem de mesai içinde!
Belediye, CHP etkinliklerine katıldıkları için bu çocuklara mesai yazıyor mudur?
Tarihte böyle bir laçkalık görülmemiştir!
Hesap Uzmanı Tahsin Erdem, şirazeyi kaybetti!
Onun için yaşananları normal görüyorum!
Ama CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın bu duruma neden sessiz kaldığını merak ediyorum.
Zonguldak Belediyesi çöpleri toplayamıyor!
100 tane adamı işe alıyor!
Adamlar sokakta geziyor!
Üstüne mesai alıyor!
Bunun adına Erdemli Belediyecilik deniyor!
Ali Rıza Tığ’a veriyorsun, bana da ver!
Anlattıklarında inanmıyorum!
Ama mesajları görünce beynimden vurulmuşa dönüyorum!
Nasıl olabilir böyle bir şey!
Bir insan kendini bu kadar nasıl küçültür!
“Ali Rıza Tığ’a veriyorsun, bana ver!”
Ben Ali Rıza Tığ’a bir şey vermiyorum.” diyor!
“Sen vermiyorsan, filanca veriyordur! Ona söyle bana da versin!”
Sonra para vermiyorlar diye yazıyor!
Para istemenin bir adabı olur!
Bir başkası kullanılmaz!
Delikanlı gibi gidersin, paranı istersin!
Hizmetini verirsin, karşılığını alırsın!
Bizi, eskiye döndürmeyin!
Tulumbacı!
Yıllarca TTK’da çalıştı!
İşitme kaybı vardı!
Emekli olduktan sonra, tazminat almak için TTK’yı dava etti!
Sanki işe gidiyormuş, çok zor bir iş yapıyormuş, gürültülü ortamda kalıyormuş gibi tazminat peşine düştü!
TTK, bu kişinin gece vardiyasında, çok sessiz bir ortamda çalıştığını kanıtladı!
Mahkeme davayı reddetti!
Gazeteciliği kolunun altında ajanda taşımak sanan bu kişi şu an ne iş yapıyor bilseniz!
Eskiden bu kişinin ağzına başka bir şeyler sürüyorlardı!
Bu kadrolu tulumbacının ağzına yakında kına süreceğiz!
Günün Fıkrası: Eşek
Nasrettin Hoca bir gün yine eşeğe ters binmiş.
Adamın biri:
- Hocam, neden eşeğe ters biniyorsun, diye sormuş.
Hoca:
- Arkadan gelen tehlikeleri görmek için, demiş.
Adam:
Ya önden gelen tehlikeler, demiş.
Hoca:
Onu eşek de görür, demiş.