“AK Parti’de derin kriz” başlıklı yazının ardından iki gün ara verince, merak edenler oldu.

Haliyle farklı yorumlara da neden olabiliyor.

Önemli bir durum yok.

Bazen vakit darlığından, bazen son dakikaya sıkıştırıldığından yazamadığımız oluyor.

Bazen de kafanız, kalbiniz ne kadar dolu olsa da, eliniz gitmiyor tuşlara…

Hep bu kenti yazıyoruz.

Ama bazen de, “Neyi, kimin için yazıyoruz ki?” diye de soruyoruz kendimize...

“Egomuzu tatmin etmek için mi?

Birileri keyif çatarken, onların keyfine cila çekmek için mi?

"Ne için yazıyoruz?” diye de soruyoruz, ister istemez…
Keyifli şeyler de yazmak isteriz, ancak bu da pek mümkün olmuyor.

Demirel misali:

“Vardı da biz mi yazmadık?”

[*] [*] [*] [*]

Neyse, bu konulara da geliriz bir ara…

Eksik kalmasın.

Yanlış da anlaşılmasın.

Kaldığımız yerden devam edelim.

Son yazıya gelen yorumları paylaşalım bugün.

[*] [*] [*] [*]

Bu iki ayrı yorum, aynı kişiye ait…

İsmi açık olmadığı için paylaşamıyoruz.

AK Parti’de son birkaç gündür yaşananlar kısmen basına yansıyor.

Ancak parti içi kaynıyor.

Kamu Hastaneleri Birliği Zonguldak Genel Sekreterliği’nin yemek ihalesiyle ilgili iddialar…

AK Parti içindeki komisyoncular…

Geleceğe yatırım yapanlar…

Kaybedilen kontrol…

Milletvekilleri ile teşkilat arasındaki kopuşlar…

Belediye başkanlarının çaresizliği…

Bir de şu danışmanlar mevzusu var ki, tam komedi…

AK Parti Zonguldak Milletvekili Hüseyin Özbakır’ın danışmanı Serkan Uzun’un görevinden istifası ve açıklaması zaten bomba…

Ve daha pek çok şey…

Hepsi dökülecek yakında.

Hem de sapır sapır.

[*] [*] [*] [*]

Biz Ankara’da yaşarken, Zonguldak’ta İlçe Müdürü ve İl Müdür Yardımcısı olmak isteyen Milletvekili Hüseyin Özbakır’ın danışmanıyla ilgili gelen yorumları paylaşalım bu günlük...

[*] [*] [*] [*]

İşte o okur yorumu:

“AK Parti’deki bu derin krizin parti tabanındaki karşılığı hakkında neler konuşuluyor?

Bir…

Taban, milletvekillerine karşı güven bunalımına girdi.

Özcan Bey’in çabaları ve halk ile olan yakın teması, bu güven bunalımını frenliyor, ama nereye kadar…

İki…

İlçelerde sıkıntı hat safhada, özellikle Ereğli’de belediye ve teşkilat arasındaki ganimet paylaşımından dolayı büyük bir kavga var, bunun faturasını halk ödüyor. İl Başkanı, dediğiniz gibi iyi niyetli, ama Hamdi Uçar’ın yerini dolduramadı ve tabanda Hamdi Başkana teveccüh her geçen büyüyor.

Üç…

Müteahhitlere öyle tolerans gösteriliyor ki, Zonguldak ve Ereğli’de daire fiyatlarını bir araştırın... Fahiş fiyatlardan kapı açılıyor, dar ve orta gelirli vatandaşların alım gücü sıfıra indi. Halbuki TOKİ ile bir proje yapılsa, bu ortam olmaz. Ama teşkilatları, bu müteahhitler finanse ediyor, onun için bu konuda kimsenin sesi çıkmıyor. Teşkilatlarda bu konuda kimler nemalanıyor, sizler çok iyi biliyorsunuz.

[*] [*] [*] [*]

Birinci bölümde irdelemiş olduğunuz danışman yorum ve haberiniz ile ilgili…

Sayın Öksüz;

‘Kral çıplak’ diyerek harika bir konuya temas etmişsiniz.
Kuşkusuz, yazmış olduklarınız bu danışman bey ile ilgili bildiklerinizin sadece bir kısmı, yani devenin tüyü...

Bu danışman beyin nereli olduğu konusuna girmeyeceğim.

Çünkü bu yorum basit ve ironik olur.

Her memleketten insan, her memlekette çalışabilir.

Bu, cumhuriyet olmanın gereğidir.

[*] [*] [*] [*]

Binahaleyh bu beyefendi;

Bir…

Sayın Milletvekilimize, milletvekili olma kimliğini ve ağırlığını kaybettirmiştir.

[*] [*] [*] [*]

İki…

Milletvekilimizin makamını ve yetkilerini ikili ilişkilerle kullanmaktadır.

[*] [*] [*] [*]

Üç…

Milletvekilinin makamına gelenleri, psikolojik ruh hali bozuk bir şekilde ve kibirli olarak karşılamakta, yukarıdan bakmaktadır. (Ciddiye alana...)

[*] [*] [*] [*]

Dört…

Kibirlidir, saygı kavramı yoktur.

[*] [*] [*] [*]

Beş…

Bir makama talip olmuş bir insanın referansı imzalanacaksa, o da ikinci bir referansı araya sıkıştırıp sayın vekillerimize çaktırmadan imzalatabilir.

[*] [*] [*] [*]

Altı…

Makama gelen hatırlı ve varlıklı kişilerin pozisyonlarını kollar ve isteklerde bulunur.

[*] [*] [*] [*]

Yedi…

Danışmanı olduğu vekilin makamını kullanarak, referanslarda bulunur ve yüzüne gözüne bulaştırır. Vs…

[*] [*] [*] [*]

Zonguldak’ımıza yazık oluyor.

Bürokrasimiz işlemiyor.

Sayın Vekiller ve İl-İlçe Başkanları bir araya gelemiyor.

Son günlerde prim yapan bir ironik mevzu var.

Yerli-yabancı muhabbeti (mikro milliyetçilik)

Bu kavramlarla Zonguldak’ı bir adım ileriye götüremezsiniz.

Zonguldak da bürokrasi çalışmıyor.

[*] [*] [*] [*]

Hastaneler bitmiş, SGK bitmiş, İl Özel İdaresi bitmiş, eğitim yerlerde sürünüyor vs...

Ancak her önüne gelen soluğu Ankara'da alıyor.

Sorunu herkes biliyor.

Ancak önüne gelene Müdürlük makam için referans veriliyor.

Ah liyakat, ah liyakat...

[*] [*] [*] [*]

Acilen Sayın Vekillerimizin bir araya gelerek ‘Nereye gidiyoruz?’ sorusunu kendilerine sormaları gerekir.

Şu an devlet memuru kadrosunda olup; danışmanlık yapacak o kadar kaliteli ve liyakat sahibi insanlar var ki, of ki of...

Ama danışmana ne hacet…

Aranan çaycıdır, kolonyacıdır, hasta bakıcıdır.

Sayın vekiller önlerine gelen isimlerin CV’lerindeki yazanları iyi okumalıdırlar.

Benim adamım değil, devlete faydalı olacak, Zonguldak’a faydalı olacak adamların işbaşına getirilmesi gerekir.”

[*] [*] [*] [*]

Bu da bir başka yorum:

“Eee kendi düşen ağlamaz. Kendimizden olmayan kimselerin listelerde yer almasına itiraz etmeksek, her şeyi istemek hakları olduğunu zannederler. Zonguldak’ta adam mı kalmadı?

Ya da Ankara’da Zonguldaklı, Zonguldak’ı bilen, halkın dilinden anlayan kimse mi kalmadı?

Zonguldak’ı bilmeyenlerden danışman seçtiler.

Gidin bakın başka vekillere, yörelerinden başka yerden danışman alıyorlar mı?

[*] [*] [*] [*]

Şimdi gülelim mi, ağlayalım mı?

Bu kentin en önemli meselelerini bir yana bıraktık, şu danışman meselesini konuşuyoruz!

Çünkü onların meseleleri, Zonguldak’ın meselelerinden daha önemli!

[*] [*] [*] [*]

Neredesin Ali Keskinkılıç?