Havaalanımız var, yurt içi seferimiz yok.

Yolumuz var, üstünde asfaltı yok.

Kentimiz var, hizmetimiz yok.

Konuya gelelim.

Zonguldak’ta hala bir helikopter pisti yok. Şehre Başbakan geliyor, TTK’ya ait limandaki TIR Parkı’nı boşaltıyoruz, oraya helikopter indiriyoruz.

Oysa İncivez’deki üniversite kampüsü içinde (Bülent Ecevit Üniversitesi demeye klavyem varmıyor) helikopter pistimiz, yani heliportumuz vardı. O alana konukevi yapılınca pist gitti.

Kozlu sahil yoluna yapılacağı söylendi. O da olmadı.

112 acil helikopterleri, Kozlu Stadyumu’na iniyor, zemine zarar veriyor.

Kozlu sahiline iniyor, helikopter zarar görüyor.

Çok mu zor koskoca Zonguldak’a bir helikopter pisti yaptırmak?

Kenti değil, kendini yöneten sevgili yöneticilerimiz.

Daha önce de yazmıştık, tekrar ediyoruz.

Bize heliport yapılacak bir yer gösterin, gerisini halledelim.

Biz bu şehirde helikopter pistinin hafriyatını yapacak iş makinesi de buluruz, oraya dökülecek betonu da buluruz. Elimiz kalem tutuyor. Pistin ortasına kocaman bir “H” harfi de koyarız. Deneyelim mi?

Ne olmuş kaçaksa?..

Bazen, Batı Karadeniz’de değil de Güneydoğu’da hissediyorum kendimi.

Hani orada her şey kaçak ya…

Hayatlar kaçak, elektrik kaçak, tütün kaçak, mazot kaçak, silah kaçak…

Ve tüm bu “kaçak”lar normal ya…

Zonguldak’ta son dönemde ısrarla üzerinde durduğumuz kaçak inşaatlar konusu şaşırtıyor insanı.

Adam, hazine arazisi üzerine üç katlı kaçak bina yapmış.

Belediye yıkım kararı almış. 60 bin lira ceza yazmış.

İmar kirliliğinden 3 yıl 3 ay hapis cezası verilmiş.

Umurunda değil.

“Sahildekileri yıkmadan burayı yıkamazlar” diyor.

Bir kere yıkılmadı ya…

Eğer siz, kanun ve kuralları uygulamazsanız, bir süre sonra kanunsuzluk normal hale gelir.

Kaçak binayı yazıyoruz, “Ne olmuş kaçaksa?” diyor.

Sonra araştırıyoruz. Bakıyoruz, adamın evinin son katı da kaçak.

Adam haklı beyler… Ne olmuş kaçaksa?..

Muhalefet, barıştan korkuyor

CHP ve MHP´nin de aralarında bulunduğu 11 partinin desteklediği çatı cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, BirGün Gazetesi’ne verdiği röportajda öyle bir şey söyledi ki…

Soru şuydu: “Mutabakata önem veriyorsunuz. Meclis´ten Abdullah Öcalan´ın özgürlüğünü ya da ev hapsini sağlayacak yasa gelse, onaylar mısınız?”

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cevabı şöyle oldu: "Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ortada. Bu yetkilerle cumhurbaşkanı hükümetten, meclisten gelen her şeyi vicdani kanaati, halktan aldığı güçle kamuoyunun hassasiyeti ve Anayasa´nın hükümleri ışığında yapması lazım. Bu anlayış içinde toplumda mutabakat olan her şeyi cumhurbaşkanı da kabul etmek durumundadır.”

Hükümeti, “PKK ve Öcalan ile görüşüyor” diye suçlayan CHP ve MHP’nin ortak adayı İhsanoğlu’nun toplumsal mutabakat oluştuğunda Öcalan’ın ev hapsine onay vereceğini söylüyor.

Muhalefetin tutarsızlığı burada da bitmiyor. İsrail-Filistin savaşına karşı çıkan muhalefet, ülkeye dönünce hükümete, “PKK ile niye savaşmıyorsunuz, niye müzakere ediyorsunuz?” diyor.

Hükümet, PKK ile savaşınca, şehit cenazeleri geliyor.

Muhalefet bunu kullanıyor.

PKK ile müzakere edince, savaş olmuyor, ölüm olmuyor.

Dolayısıyla muhalefet buradan oy devşiremiyor.

Savaş olmayacaksa, askerimiz, polisimiz, gençlerimiz ölmeyecekse, herkesle müzakere yapılır. Yapılıyor da...

Aklı başında bir insan barıştan korkar mı?