Buna verilecek en isabetli cevap sen ben kavgasıdır. Kişisel çekişmeler, kıskançlıklar, çıkar hesapları ve dedikodular bana göre kentin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Bu durum birlik ve beraberliğe, kaynaşmaya, dayanışmaya ve yardımlaşmaya mani oluyor. Böyle olunca da sorunlar çözülemiyor. Bartın Yaprak A.Ş.&[#]8217;yi bu yüzden yaşatamadı. Bu şehir 11 sezondur bu sebeple amatör kümede. Hemen burnumuzun dibinde güzel bir Karabük örneği var. Karabükspor&[#]8217;u 2.ligde şampiyon yapıp Bank Asya 1.ligine çıkaran ve oradan da hemen süper lige yükselten en önemli nedenlerden biri yöre insanının takımına sahip çıkmasıdır. Hafta başında kaleme aldığım yazıda dediğim gibi bu sahiplenme başarıyı getirmiştir. Kulakları çınlasın eski Valimiz Ali Güngör, Bartın&[#]8217;da görev yaparken ilk günlerde bize yaptığı bir açıklamada &[#]8216;yöreyi oranın insanı kalkındırır&[#]8217; demişti. Komşumuz Karabük sporda bunun en güzel örneğini gösteriyor. Bartın&[#]8217;da ise bunun tam tersi oluyor. İnsanlar takımın etrafında, Yaprak A.Ş.&[#]8217;nin etrafında kenetlenemiyor. Bunlar sadece çarpıcı birer örnek. Bartın&[#]8217;ın benimseyip sahip çıkamadığı, yaşatamadığı, ileriye götüremediği daha birçok şey var. Sen ben kavgasının olduğu yerde gelişme olmuyor. Kıskançlıktan, siyasi veya ekonomik çıkar-menfaat hesaplarından kaynaklanan bu kavganın bir nedeni de bazı insanların hiç de hak etmedikleri halde bazı yerlerde bulunuyor olmasıdır. Donanımı, bilgisi, birikimi, deneyimi, tecrübesi yetersiz bazı kişiler maddi manevi güçlerini kullanarak veya ayak oyunları yaparak bazı yerlere kolaylıkla gelebiliyor. Bu da asıl orada bulunması gereken insanları rahatsız ediyor, oyundan soğutuyor, tribüne çıkarıyor. O nedenle bazı kişiler olması gereken yerde olmuyor, bulunması gereken yerde bulunmuyor. Diyelim ki yönetim listesi yapılıyor. Listede toplumda muteber kabul edilmeyen yaramaz birkaç isim bulunması, o göreve layık bulunan ve hakkını vererek yapacak olan bazı insanları uzaklaştırıyor. A kişi, orada B kişi varsa ben yokum diyor. Haklı olarak yokum diyor. Elma ile armudu ayırt edemediğimiz için sapla samanı birbirine karıştırdığımız için haklı olarak diyor. Mesela kendi mesleğimizden pay biçelim. İçimizde gazeteciliği başka amaç ve çıkarlar doğrultusunda yapanlar, gazetecilik mesleğine yakışmayan davranışlar sergileyenler var. Gazeteciliği meslek ilkelerine uygun bir şekilde hakkını vererek yapanlar bunlarla karşılaşmak, aynı ortamda bulunup aynı havayı solumak istemiyorlar. Aynı sorun bu şekilde sonuçlar doğuracak biçimde başka alanlarda da var. Şehirlerin gelişmesi büyümesi birlik beraberlikle olur. Birlik beraberliğin önündeki en büyük engel de bazı yerlerde oralara layık olmayan kişilerin bulunmasıdır. Dediğim gibi sen ben kavgasının olduğu yerde başarı olmuyor. Bartın&[#]8217;da öncelikle bu sorunu çözmek gerekiyor. Eğer ileri gitmek istiyorsak; Kıskançlık ve çekememezlik duygusunu, çıkar menfaat hesaplarını bir tarafa bırakmalıyız. Daha da önemlisi insanları hak etmedikleri yerlere getirmemeliyiz.


Arazi anlaşmazlığı


Bartın 2004 yılından bu yana teşvikli il. Teşvikli il olup da iki-üç tane Organize Sanayi Bölgesi dolduran iller var. Biz teşvik çıkana kadar yarısı dolu olan ve 15 fabrika bacası tüten 30 parsellik (genişletme alanı hariç) Organize Sanayi Bölgesinin kalan yarısını doldurabildik, daha sonra açılan genişletme alanı ile birlikte 20 fabrikalık bir kazancımız oldu. Organize Sanayi Bölgesinin dışına yapılan üç-beş fabrikayı da sayarsak 25 fabrikayı buluruz. Yerimiz olsaydı, sanayiciye altyapısı hazır bir alan gösterebilseydik Bartın&[#]8217;da bu sayı en az 100 olurdu. 100 fabrika işsizlik yükümüzü hafifletir, ekonomimize de önemli katkı sağlardı. Yer sorununu halen daha çözebilmiş değiliz. Sanayi parseli üretemiyoruz. Bu sorun 3 yıl daha uzatılan 5084 sayılı teşvik yasasından yeni kazançlar elde etmemize ve bu yıl uygulamaya girmesini beklediğimiz sektörel teşviklerde istediğimizi almamıza engel olacak. Dolayısıyla teşviklerden tam manasıyla yararlanamayacağız. Yani teşvikle birlikte ulaşım imkanları, Batı&[#]8217;ya yakınlık ve işgücü avantajlarımıza rağmen yerimizde sayacağız. Sanayi parseli yok, fabrika yapamıyoruz. Tarım yapacak arazi çok ama tarım da yapamıyoruz. Yani gerektiği gibi yapamıyoruz. Topraklarımız verimli. Ne ekersen onu biçiyorsun ama olmuyor. Tarım arazilerini tam manasıyla değerlendirmiş olsak bu kadar daha olurduk. Biliyorsunuz Bartın&[#]8217;ın tarım arazisi zenginliği Çevre Düzeni Planı&[#]8217;na da yansıdı. Plana bu yüzden &[#]8220;tarıma yer açıyor, sanayiye yer açmıyor&[#]8221; diye eleştiriler yapıldı. Plan için &[#]8220;Tarım alanlarını koruyor, sanayi alanlarını kısıtlıyor&[#]8221; denildi. Bu eleştirilerde haklılık payı var gibi görünüyor. Planda Bartın&[#]8217;a ağır olmamak koşuluyla sanayi kurulabilecek alanlar da gösterilmeliydi. Bartın&[#]8217;da tarımda yapılmalı, sanayi de olmalı. Turizm de gelişmeli. Üç sektör de desteklenmeli.


Karabük örneğine ilginç yorum


Gazetemizin internetteki sitesinde &[#]8216;Karabük&[#]8217;ün başarısı, Bartın ve Zonguldak&[#]8217;a örnek olmalı&[#]8217; başlıklı yazıma Bartın ve Zonguldak&[#]8217;tan gelen yorumlardan biri &[#]8216;sudan gelir&[#]8217;den söz ediyordu. Gelir birlikte okuyalım: Bartınspor&[#]8217;un şampiyon olması için öncelikle sabit gelir lazım. Yani, para bulunması lazım. Para bulunması kolay. Kazpınar Hema-2 Kuyusunun, Bartın&[#]8217;ın içme suyu yani Kavşak suyu havzasında yapıldığını hepimiz biliyoruz. Kuyu çalışmalarında, suyun yeraltına doğru kaybolacağı tahmin ediliyor. Kuyu açma çalışmalarında yeraltı yapısının çeşitli maddelerle kirleneceği tahmin ediliyor. Kuyu çalışmaya başlayınca, her gün 27 bin ton suyun dışarıya atılacağı belirtilmişti.Yani her gün 27 milyon litre içme suyu dereye blöf edilerek ziyan olacak. Günde 1.5 litrelik 18 milyon adet pet şişe dolusu içme suyu ziyan olacak. Bu senede 5 trilyon 480 milyar pet şişe su demektir. Parasını sizler hesaplayınız. Bir önerim var. K-2 kuyusunun yanlış yerde yapıldığı biliniyor. Kuyunun yeni yol tarafındaki kömür rezervinin yakına yapılması gerektiğini biliniyor. HEMA yaptığı hatadan vazgeçerek, masraflarını devletten uzlaşma yoluna giderek, yeni kuyusunu Uğurlar köyünde açsın. Hema-2 kuyusunu Bartınspor&[#]8217;a devretsin. Maddi gelir gelince, manevi destekler de gelecektir. Su konusunda tedirgin olan halkın gönlü de alınmış olacaktır. Bartın halkı her yıl şu sözleri söyleyecektir; "Bartınspor şampiyon&[#]8221;Dört yıl içinde, Bartınspor&[#]8217;un Amatör kümeden 1. lige çıkacağına inanıyorum.Birinci ligde şampiyonluğa oynayan bir Bartınspor izleyebiliriz. Sayın Mehmet Hattat, yapın iyiliğinizi. Sizin heykelinizi Bartın´ın merkezine dikerler. Bartın´da sevgi ve minnettarlık duygusu ile anılırsınız.