Son yaşanan gelişmeler malum.

Torba Yasa, torbalanmış Zonguldak…

Sahipsiz kent…

Yalnız kent…

Sesini çıkaramayan, taleplerini yeterince anlatamayan kent…

Dün 19’uncu Dönem Zonguldak Milletvekili Sayın Ali Uzun ile görüştük.

Zonguldak ne zaman sancılansa, “Bu işin doktorları Ankara’da” dercesine ilgisini eksik etmez kentten.

Görüşlerini paylaşır, teşhisini koyar.

Ali Uzun, kent adına verdiğimiz mücadeleden dolayı her zaman yanımızda olan bir isim.

Dün de öyle yaptı.

Çağrılarımızdan, mücadelemizden dolayı destek oldu.

Bize değil, esasında Zonguldak’a destek oldu.

Bu süreçte yaşanan tartışmalar nedeniyle birkaç önerisi de var Uzun’un.

Özetle şöyle:

Bir…

Bu sorun, başka kentlerde de varsa, TSO’lar ve ilgili kurumlar birlikte hareket etmeli.

İki…

Zonguldak’taki işverenlerin işçi maliyetlerindeki artış nedeniyle ocakları kapatma kararı aldığı algısı oluşuyorsa, bu yanlıştır.

İşletmelerin blöf yaptığı gibi bir algı, çözüm arayışının başlamadan bitmesine neden olur.

Bunun böyle olmadığı Ankara’ya zaman geçirilmeden doğru anlatılmalı.

Üç…

Sendika ne yapıyor, sendika?

Sendika ve STK’lar, belediyeler bu işin hassasiyetinin farkına varmalı.

Dört…

Bu sadece Zonguldak’ın sorunu değil.

Bartın ve Karabük de, Zonguldak’ın yanında yer almalı.

Beş…

Çözüm önerileri, talepler net olarak dile getirilmeli.

Buna benzer öneriler devam ediyor.

Ve dönüp dolaşıp o soruya geliyoruz.

Bunları kim yapacak?

Hangi milletvekili öncülük edecek?

Hangi STK öncülük edecek?

Konuştuk, konuştuk, yine döndük başladığımız yere!

Pusula olarak, bu konuda gündem yaratmaya çalışıyoruz.

Daha önce de pek çok konuda kamuoyu yaratmaya çalıştık.

Pek çoğunda başarılı olduk.

Aldığımız tepkiler, çabamızı destekliyor.

Kimsenin adına, kimseyi hedef yapma derdinde değiliz.

Ortada bir sorun var ve soruna ilgi gösterilsin istiyoruz.

O ilgiyi göstermesi gereken herkes göstersin istiyoruz.

İktidarın ötesinde muhalefetin iyice tırtlaştığı, kentten, sorunlardan bihaber yaşadığı bu dönemde kentin sahipsiz kalmasına seyirci kalmadık, kalmayacağız.

Sonuç olarak, böylesi ciddi sorunlarda burada ne konuştuğunuz, nasıl davrandığınız pek önemli değil.

Ankara’da ne yaptığınız önemli.

Zonguldak konusunda ne kadar samimi olduğunuz önemli.

Ortada böyle ciddi bir durum varken, iktidar ve muhalefetin beş milletvekili bir araya gelemiyorsa, birlikte çözüme katkı sunmaktan korkuyorsa, inanın onların hiçbir günahı yok.

Yazıklar olsun bu kente!

Kentin sahibi kim?

Soru şöyle:

“Kentin sahibi kim?”

Kim olacak, belediye başkanı…

Soru şöyle:

“O zaman nerede?”

Cevap:

“Onu seçerken düşünecektik.”

ANAP’lı Zeki Çakan’ın Zonguldak Belediye Başkanı olduğu dönemde ANAP’ın bazı politikalarına karşı Zonguldak Temsilciler Meclisi Başkanı olması ve Ankara’ya gitmesini hatırlatıyorlar.

Diyorlar ki:

“Bu neden yapmıyor? Üstelik muhalefet belediyesinden…”

Cevap:

“O Zeki Çakan’dı…

Bu Muharrem Akdemir…”

Akdemir’in bugüne kadar böyle bir derdi olmadı ki, bundan sonra olsun”

Diyorlar ki:

“Kentin sahibi belediye başkanı ise, işçiler ne diye Valilik önünde bağırıp çağırıyor? Belediye başkanına gidip, neden ‘geç önümüze’ demiyorlar?”

Cevap:

“Neden desinler ki? O işçiler bilmiyorlar mı kimin ne olduğunu, kimin ne yapabileceğini?”

Konu uzayıp gidiyor.

Sonuç olarak kentin sahibi, belediye başkanıdır.

Siz doğru adamı veya kötünün iyisini aday yapmaz, seçemez veya seçtirmezseniz olacağı budur.

Bunların derdi ne Zonguldak, ne kentin sorunlarına merhem olmak.

Bunların tek derdi var.

Unvan…

Maaş…

Tatil…

Gezi…

…

Noktalı yeri siz doldurun!

Milletvekilini çöpe attılar!

Dün internet sitelerinde çok ilginç bir haber vardı.

Aynen şöyle:

“Ukrayna´da devrik Devlet Başkanı Yanukoviç´in eski partisinin üyesi olan Rusya yanlısı olarak bilinen Milletvekili Vitaly Zhuravsky, parlamento binası önünde protestocu bir grup tarafından yakalanarak, çöp kutusuna atıldı.

Göstericiler, milletvekilinin çöp kutusundan çıkmasına bir süre izin vermedi.

Eylemciler, eski hükümet döneminde birçok tartışmalı yasanın kabul edilmesine öncülük eden Vitaly Zhuravsky´i ülkede kan dökülmesine neden olmakla suçluyor.”

Mesele aslında bu kadar basit!

Vali Ali Kaban…

Valiler Kararnamesi çıktı.

Büyük illerden birine gitmesine veya Ankara’da üst düzey bir göreve getirilmesine kesin gözüyle bakılan Vali Ali Kaban’ın ismi kararnamede yer almadı.

Her ne kadar iktidar tarafından atanmış olsa da, görev ve sorumluluklarının da mesafeli duruşuyla dikkat çeken Kaban, “Devletin Valisi” imajıyla güven veriyor.

Ancak Zonguldak pek böyle bakmıyor.

Kent adına çıkışlar yapan, mücadele eden ve mücadele ettiğini gösteren bir Vali görmek istiyor.

Kaban, pek çok konuda mücadele ediyor.

Ancak işin reklam tarafında değil.

Vali Ali Kaban, Ordu Valiliği döneminde sütten dili yandığı için Zonguldak’ta yoğurdu üfleyerek yiyor adeta.

Sürece değil, daha çok sonuca bakan bir isim.

Ancak bu yönüyle de pek tanınmıyor.

Zonguldak adına şans…

Hele ki, bir önceki dönem makamın suyunun çıkarıldığı hatırlanırsa, mukayese edilemeyecek kadar şans.

Sonuç olarak Kaban, bir sonraki kararnameye kadar Zonguldak’ta…

Kent olarak her şeyi Vali’den beklemek yerine biraz yararlanmasını bilmek gerekiyor.

İnanıyoruz ki, Kaban’a sorunlar ve talepler doğru anlatıldığında Zonguldak adına yapamayacağı şey yok.