Zonguldak, 2026 yılına beklenti ile girdi!
Peki Zonguldak halkının 2026 yılından beklentileri neler?
Biz buraya yazalım!
Siz de yorumlara yazarsınız!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’nın Ankara’daki Amele Birliği Konukevi’nden kurtulduğu bir yıl olmasını diliyoruz, ve hatta AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’nın Ankara’daki Amele Birliği Konukevi’nde haftada 3-4 gün kaldığı odanın diğer günlerde Zonguldaklılar ve maden işçileri tarafından kullanılabildiği bir yıl olmasını diliyoruz!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’nın Ankara’daki Amele Birliği Konukevi’nde maden işçisi gibi değil, normal bir vatandaş gibi ücret ödediği bir yıl olmasını diliyoruz!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in ağlamadığı bir yıl olmasını diliyoruz!
Tahsin Erdem’in 31’i bitirip 32’den gün alan oğlu Emirhan’a iş bulduğu bir yıl olmasını diliyoruz!
CHP Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural’ın nüfus kağıdını Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’den kurtardığı bir yıl olmasını diliyoruz!
Zonguldak Tarım ve Orman İl Müdürü Nihat Ağan’ın memleketi Balıkesir’den müdür yapmak için adam getireceğine yetiştirecek kuzu getirdiği bir yıl olmasını diliyoruz!
Zonguldak İl Kültür ve Turizm Müdürü Taner Dursun’un Külliye’deki adamı tarafından korunup kollanmadığı, daha fazla görevde kalmadığı bir yıl olmasını diliyoruz!
Eski görev yerinde göreve giden askerin genç ve güzel eşiyle oturarak alem yapan bürokratın Zonguldak’tan ayrıldığı bir yıl olmasını diliyoruz.
Nitelikli dolandırıcı Yasin Hamzaçebi’nin kaçtığı ülkede yakalanıp Beycuma Cezaevine konulduğu bir yıl olmasını diliyoruz.
Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürü Uygar Keskin’in, önceki müdürler Züleyha Aldoğan ve Osman Bozkan’ın düştüğü tuzaklara düşmediği bir yıl olmasını diliyoruz.
Devrek Belediyesi’nde yaşanan yolsuzluklar nedeniyle ayağında kelepçe ile ev hapsinde tutulan eski başkan Çetin Bozkurt’un parasını ödemediği villasında bir yıl daha mahkum kaldığı bir yıl olmasını diliyoruz!
31’i bitirip 32’ye giren Emirhan Erdem’in yeniden 31’e düşmediği, 33’üne girdiği bir yıl olmasını diliyoruz!
Tahsin Erdem üzerinden yanıt vereceğiz!
Özel Halk Otobüsü İşletmeciliği yaptığı dönemde, Zonguldak Belediyesi’ne sahibi, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketler nedeniyle 20 milyon lirayı aşkın borcu bulunan Akın Kavi’nin muhasebecisi de şimdiki Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’di!
Tahsin Erdem, 20 milyon lirayı tahsil etmesi gerekirken, Akın Kavi’nin annesinin bahçesini hafriyat döküm alanı ilan ediverdi!
Tahsin Erdem’in akıl hocası oluverdi!
Şimdi sabah akşam Tahsin Erdem’e yağ çekiyor!
Kendi üzerine telefon hattı bile alamayan, bankada hesap açamayan, eşinin yanında çalışan Akın Kavi, Tahsin Erdem’i eşinin sahibi olduğu televizyonda ağırlıyor!
Bu Akın Kavi şöyle yazmış:
“Ali Rıza'nın Tahsin Erdem'e yönelik hakaretlerinin, ‘Başarısız’ algısı yaratma çabasının altında yatan tek bir gerçek var:
Duygusal (!) sebepler.
Ali Rıza, Tahsin Erdem için hakaret dolu yazılar yazarak,
Tahsin Erdem için
En kötü,
En beceriksiz Belediye Başkanı falan diyor ya,
Aslında olayın özü farklı,
Tahsin Erdem, Pusula’nın en az fatura kestiği Belediye Başkanı,
İşte hedefte olmasının sebebi bu!
Bunu tüm Zonguldak bilmeli…”
Herkes şunu bilsin ki, Tahsin Erdem Zonguldak’ın en tutumlu, hatta en cimri adamıdır!
Parası olsa, vermek istese 31’i bitirip 32’sinden gün alan oğluna verir!
İşsiz güçsüz gezen oğlu, Belediye Başkanı’nın oğlu diye gittiği yerlerde hesap ödemiyor!
Böyle bir adam bize para verir mi?
Şaka bir yana!
Zonguldak Belediyesi’ne fatura kestiğimi, para aldığımı ya da almak istediğim için bu yazıları yazdığımı iddia eden; namussuz, şerefsiz, haysiyetsizdir!
Tahsin Erdem, Mali Müşavirler Odası Başkanı iken de bize para veremezdi!
“Senin tarifene bizim bütçemiz yetmez kardeşim” derdi!
Küçük rakamlar söylerdi!
Ben de “Biriksin, bir gün hepsini birden alırım” derdim!
Tahsin Erdem’in çapı, vizyonu budur!
Zonguldak tarihinin en korkak, en başarısız, en vizyonsuz, en kibirli Belediye Başkanı Tahsin Erdem’dir!
Eşi bu kadar belediyeye gelen, fotoğraflara giren bir Belediye Başkanımız olmadı!
Çocukları bu kadar sık basına düşen Belediye Başkanı da olmadı!
Çocuğunu işe alsınlar diye sendika sendika, belediye belediye, kapı kapı dolaşan Belediye Başkanı da olmadı!
Çocuğu bu kadar vasıfsız olan bir Belediye Başkanımız da olmadı!
Eleştirdiğimiz Muharrem Akdemir bile Tahsin Erdem’den çok daha iyi çıktı!
Kızı Amerika’da!
Oğlu İstanbul’da!
Eğitimleri, meslekleri, iş hayatları tıkırında!
Muharrem Akdemir, başarısız bir Belediye Başkanı olabilir!
Ama iyi bir baba!
Eşi Nurten Akdemir de çok iyi bir eş ve çok iyi bir anne!
Dolgu, botoks yaptırıp yağlı yağlı her kareye girmiyor!
Gelelim sadede!
Pusula, Tahsin Erdem’e tek bir fatura kesmedi!
Kesmez de!
Meslekte 36’ncı yılına giren bir gazeteci ve gazete sahibi olarak kime fatura kesip, kime kesmeyeceğimizi biliriz!
Bu satırları yazmama sebep olduğu için meteliksiz Akın Kavi’ye teşekkür ederiz!
Akın Kavi, sen Tahsin Erdem’i düşüneceğine, çocuklarına miras bıraktığın borçları düşünsene!
Kazanılmış üç davamız var!
Kazanılmış tazminatlarımızı ödesene!
Maaşında onlarca haciz var!
Onları kaldırmayı düşünsene!
Muammer Avcı’yı bıraktığın gibi Tahsin Erdem’i bırak!
Biz de seni ve Tahsin Erdem’i bırakalım!
Adam kendine gelsin!
Tekrar ediyoruz!
Akın Kavi’nin bize yönelik haksız ithamlarına Tahsin Erdem üzerinden misliyle yanıt vereceğiz!
Yılı zirvede kapattık
Zonguldak yerel basını geçtiğimiz yıllarda yılın son gününü protokol ile hastane, huzurevi, çocuk yuvası ve karakollarda geçirirdi!
Sonra eğlence mekanlarına gidilir, yeni yıla orada girilirdi.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Filyos programına katılınca her şey değişti!
Aslında gazetecilik değişiyor!
Basılı basından yazılı basına, görüntülü basından internete, oradan sosyal medyaya!
Değişen dünyaya ayak uydurmalıyız!
Yeni yıla bu değişim rüzgarı içinde girdik!
Pusula, kurulduğu günden bu yana kentin en güçlü markası!
2025’i zirvede bıraktık!
2026’da da zirvede olacağız!
Günün yazısı: Küfür
Küfür, çoğu zaman gücün değil;
ifade edememenin sesidir.
İnsan küfür ettiğinde, aslında bir kelime seçmez;
bir çaresizlik açığa çıkar.
Öfkesini anlatamaz, kırgınlığını tarif edemez,
acısını dile getiremez…
Dil yetmeyince, küfür konuşur.
Küfür eden insan kötü olmak zorunda değildir.
Ama iç dünyası karışıktır.
Sınırlarını kaybetmiştir, duygularını yönetemez hâle gelmiştir.
Küfür, içerdeki taşkınlığın dışarı sızmasıdır.
Bazıları küfürle güçlü görünmeye çalışır.
Sesini yükseltir, kelimeleri sertleştirir.
Oysa gerçek güç, insanın öfkeliyken bile dilini koruyabilmesidir.
Herkes bağırabilir;
az kişi susmayı ve doğru kelimeyi seçmeyi başarır.
Küfür, muhatabı küçültmez;
en çok söyleyeni yorar ve kirletir.
Çünkü ağızdan çıkan her söz,
önce kalbe uğrar.
İnsan konuştuğu dil kadar insandır.
Dil bozuldukça, düşünce de bozulur.
Düşünce bozuldukça, merhamet azalır.
Ve unutulmamalıdır:
Söz, insanın aynasıdır.
Aynaya bakmak istemeyen,
kelimeleri kırar.