Üç arkadaş bir masaya oturduk.


Garson geldi,


&[#]8220;Hoş geldiniz efendim&[#]8221; dedi.


&[#]8220;Hoş bulduk&[#]8221; dedik.


Garson,&[#]8220;Ne alırdınız?&[#]8221; diye sordu.


Atıldım,


&[#]8220;Bir şeyler ısmarlamadan önce, sen bize güzel bir n&[#]8217;olcak bu memleketin hali masası hazırlayıver, bakalım&[#]8221; dedim.


Garson bön bön yüzüme baktı.


&[#]8220;Anlayamadım efendim&[#]8221;dedi.


&[#]8220;Anlamayacak bir şey yok evlat. N&[#]8217;olcak bu memleketin hali masası hazırlamanı istedim&[#]8221; dedim.


Arkadaşlarım uyardı beni.


&[#]8220;Sataşma çocuğa. Senin buz gibi esprilerini anlamayabilir.&[#]8221;


&[#]8220;Tamam&[#]8221; dedim. Garsona dönüp,


&[#]8220;Bak evladım. Bize öyle bir masa hazırlayacaksın ki, biz o masada memleket meselelerini tartışırken, huzur içinde olacağız. Var olan sorunları yok, yok olan sorunları var sayacağız. Anlatabildim mi?&[#]8221;


Garson gülümsedi.


&[#]8220;Anladım efendim&[#]8221; dedi.


&[#]8220;Size az salata. Biraz meyve ve çerez getireceğim. Her birinize de birer büyük rakı vereceğim.&[#]8221;


Garson ayrıldı yanımızdan.


Arkadaşlarım &[#]8220;Birer büyük rakıyı nasıl içeriz? Delirdin mi sen, garsona neden itiraz etmedin&[#]8221; diye çıkıştılar bana.


&[#]8220;Karışmayın&[#]8221; dedim.


&[#]8220;Garsona göre memleketin sorunları bir büyük rakı içtikten sonra daha kolay tartışılıyor demek ki. Bırakın çocuk bildiğini yapsın&[#]8221; diye kendimi savundum.


&[#]8220;Amma adamsın yahu. Memleket meselelerinin, içki sofralarında tartışılması dönemi bitti.


Haberin yok mu&[#]8221; diye diklenecek oldular. Aldırmadım.


Memleket meseleleri içki sofralarında tartışılmıyorsa, tartışanların sarhoş tavırları nereden kaynaklanıyor?


Dilleri sürçüyor.


Ne dedikleri anlaşılmıyor.


Yampiri, yampiri yürüyorlar.


Küfürleşiyorlar.


Bir birlerine hakaret ediyorlar.


Kimse kimseye doğru dürüst konuşma fırsatı vermiyor.


Atıp tutuyorlar.


Kasıp kavuruyorlar.


Yumruklaşıyorlar.


Eee&[#]8230; Böyle davrananların ayık olduğunu nasıl düşüneceğiz?


Garsona seslendim.


&[#]8220;Evlat, sen üçümüze bir büyük getir. Aramızda karar verdik, memleket meselelerini kim tartışırsa tartışsın. Biz aramızdaki samimiyeti bozmak istemiyoruz. Haa, bolca yiyecekle donat masayı bakalım. Kurt gibi açız. Aç halimize bakmadan tartışmaya kalktık. Masanın görüntüsü kurtlar masası gibi olsun.&[#]8221;


Garson uzaktan tamam anlamında başını salladı.


Sonuç şu oldu.


Biz sadece yemeklerimizi yedik, rakı içmedik.