Yaşadığımız kentlerin sorunları ile yakından ilgilenmek zorundayız.


Sıkıntıları ile sıkılmak.


Dertleri ile dertlenmek.


Sevinçleriyle sevinmek.


Olumsuzlukları olumlu hale koymak için var gücümüz ile uğraşmalıyız.


Tamam.


Madem o kentlerde yaşıyoruz, biraz da sahiplenmek zorunluluğumuz var.


Olumsuzlukları, olumlu hale koymak için ağırdan alacak zamanımız yok.


Zaman hızını arttırdı.


Bir sorunun ucunu tuttuğunuz anda, sorun sizden çok daha fazla hızlı hareket ediyor ve ipin ucunu kaçırabiliyorsunuz.


Zaten ipin ucunun kimin elinde olduğunu bilseniz bile söyleyemiyorsunuz.


Hani hakaret olur.


Ayıp olur diye.


Bizim havzada, sorun çoktur.


Sorunları bilir ve dillendirirsiniz.


Ancak havzamızda yaşayan öyle kişiler vardır ki, ananızdan emdiğinizi burnunuzdan getirene kadar sizin ile uğraşırlar.


Korkar mısın onlardan?


Kesinlikle hayır.


Hepsinin aptal bir dost olduğunu bilirsiniz.


Akıllı düşmanınızın ne yapacağını kestirebilir önlemlerinizi alırsınız.


Ancak, aptal dostunuzun ne yapacağı, size nasıl zarar verebileceğini anlayamazsınız.


Benim böylesine aptal olan çok dostum vardır.


Ben onları dost olarak kabullenmişim bir kere.


Elimden başka bir şey gelmiyor.


Yanılgılarını, kendilerine ve çevrelerine verdikleri zararları anlatırım sürekli.


Anlamazlar.


Kaş yaparken göz çıkarttıklarının farkında değillerdir.


Bu sıralar gene önemli bir sorun tartışılıyor, yaşadığım kentte.


Aklı başında insanların tartışmalara getirdiği teknik boyut, aptal dostlarımın direnişiyle karşılaşıyor.


Ne direnmek bir bilebilseniz.


Örnek aptallıklar sergiliyorlar.


Sığ ve günlük söylentiler üretiyorlar.


Dedikodu olamayacak kadar havadan sudan karşı koymalar.


Çocukların bile gülemeyeceği türden söylentiler.


Masalların bile bir mantığı, öğretisi var.


Bunların masalları, masal olma özelliği bile göstermiyor.


Ne yapalım ki, onlar aklın cepteki para kadar çalıştığını sanacak kadar saflar.


Aklın, vicdan ile cüzdan arasında gidip gelmesinden kaynaklanan boşluktan yararlanmak istiyorlar.


Bu dostlarıma Allah akıllar versin temennisinde bulunacağım ama iyi yönde kullanamayacaklarından emin olduğum aklın, onların beyinlerinde yok olmasını istemiyorum doğrusu.


Ne dileyeyim?


Akıllı düşmanlarınızdan çekinmeyin.


Aptal dostlarınızdan korkun.