Yıl 2004.
Bugün Mülkiye Başmüfettişi olan Musa Işın, o dönem Çaycuma Kaymakamı.
Köy köy geziyor.
Kalkınmayı anlatıyor.
Hazırcılığı değil, üretmeyi anlatıyor.
Paylaşmayı anlatıyor.
Kendi doğup büyüdüğü topraklığın çoraklığını, imkansızlıklarını sürekli örnek gösterip, bölgenin nasıl bir cennet olduğunu anlatıyor.
Anlatıyor anlatmasına da, anlayan kim?
[*] [*] [*] [*]
Kentsel ve kırsal kalkınmanın oluşturacağı paralelliği anlatırken, dilinde tüy bitiyor.
O günlerde Çaycuma ilçesinde çiftçilere 120 bin TL değerinde 200 ton sertifikalı tohum dağıtılıyor.
Ve Kaymakam Bey&[#]8217;in bir gün sabrı taşıyor.
Tohum dağıtım töreninde şunları söylüyor:
"Teşvikler, projeler, süspansiyonlar, kaynaklar var.
Verilen desteklere hazırlanan projelere devletin süspansiyon ve teşviklerine Çaycumalı çiftçilerin reaksiyonu çok az.
Size kızıyorum, size alttan almayacağım, &[#]8216;aferin size, iyi çalışıyorsunuz&[#]8217; demeyeceğim. Çaycuma´nın büyük bir kısmı hala uykuda hala yatıyor.
100 bin nüfustan 80 bin kişi köyde oturuyor, bunun dörtte biri emekli, geriye kalanların hepsi tüketici.
[*] [*] [*] [*]
Köyde oturuyorsanız, bir bedeli, ücreti var.
Tarım ve hayvancılık yapacaksınız.
Çalışacaksınız, kimseye muhtaç olmamak, çocuklarınıza bakabilmek için verilen imkanları iyi değerlendirin.
Fırsatları değerlendirmezseniz, aç kalır, perişan olursunuz.
Yalnız kalırsınız, aklınızı başınıza alın.
İşsiz olan çocuklarınızı sağda-solda dolaştırmak, kahve köşelerinde bırakmak yerine yanınıza alın, çalışın.
Destek için gelin, yakamıza yapışın.
Çocuklarınızı küçük yaşta evlendiriyorsunuz, sonra yeşil kart için fakir-fukara fonundan para yardımı için kapımızdasınız.
İstemek yerine çalışmak daha iyidir.
Bütün imkanlar size veriliyor, bu heyecanımıza cevap verin."
[*][*][*]
Yine o günlerde, inek almak istemeyen, ancak yeşil kart almış olanların yeşil kartlarını iptal eden uygulamasıyla dikkat çeken Işın, bu uygulamaya devam edeceğini söylemiş ve şöyle demişti:
"Böyle olmasının nedeni tembellik...
Cesaretsizlik.
Demek bıçak kemiğe dayanmamış.
İnsanlar gerçekten aç ise, hiçbir fırsatı geri çevirmezler.
Ben insanların gerçekten aç olduğuna inanmıyorum.
7 yıl vadeli, 2 yılı ödemesiz süt ineğini vermek istedik.
Sabah çayıra göndereyim, akşam gelsin sağayım.
Yok böyle bir şey.
Günlük 20 TL bir yem masrafı var.
[*] [*] [*] [*]
Bu inekleri çayıra salarsanız 5-6 kilo süt alırsınız, ama dediğimiz yöntemler ile beslerseniz 20-35 kilo arasında süt alırsınız.
Karışık kuruşuk hayvan vermiyoruz.
Geri gönderilen projede 11 bin TL&[#]8217;ye 2 sığır veriyor, ahır ve işletme binası kuruyorduk. İkinci projede bunlar yok.
Bu seferki köylü vatandaşlarıma yönelik bireysel bir proje... İki düve vereceğiz, bunlar bir sene içerisinde 4 tane oluyor.
Bugün bir dana 3 bin TL&[#]8217;den satılıyor.
Her yönüyle çok karlı bir sektör...
Zonguldak&[#]8217;ta çok fakirlik edebiyatı yapılıyor.
Ben söylediği gibi olduğuna inanmıyorum."
[*][*][*]
Kulakları çınlasın Kaymakam Bey&[#]8217;in.
O günlerde bazıları;
&[#]8220;Kaymakam bize nasıl &[#]8216;tembel&[#]8217; der?&[#]8221; diyerek alınganlık göstermişti.
Az bile söylemişti oysa.
O tembellik, Çaycuma ile sınırlı kalsaydı keşke.
O tembellik, sinsi bir hastalık gibi bu kentin her tarafını, kurumlarını, kamu ve sivil idarecilerini sarmış durumda olmasaydı.
Siyasetin, bürokrasinin her kademesinde yaygınlaşmasaydı.
Emsal kabul edilip yeni tembellikleri beraberinde getirmeseydi.
[*] [*] [*] [*]
Bugün pek çok konu muhatabını bekliyor.
Tersaneciler birlik olup kendi işlerini, kömürcüler birlik olup teşvik işlerini takip etmekten aciz.
Büyükşehir tartışmaları, TTK&[#]8217;ya işçi alımı tartışmaları, duble yol tartışmaları ve daha pek çok konu sahipsiz, ilgisiz, yalnız.
&[#]8220;Açım&[#]8221; diyenin iş beğenmediği, iş bulanın kaytarmayı düşündüğü bir algı içinde üretmeden, paylaşmadan hazıra konma arzusuyla yanıp tutuşan ne çok kişi var.
Siyasetçileri, bürokratları, sanatçıları, esnafı, çalışanları ve gazetecileri giderek tembelleşen bir kentte, birilerinin bu acı gerçeği yüksek sesle söylemesi gerekiyor.
Gerçekçi olması gerekiyor.
Değişime, üretime, toplumsal reflekse önder olması gerekiyor.
Ancak bunlar, tembel olan yöneticilerin, siyasetçilerin söylemesiyle olacak iş değil.
İnandırıcılığı olmaz.
Herkes gününü kurtarır, birbirinin gönlünü hoş eder, ama bu kent yerinde sayar.
Manzara ortada.
Bu kadar tembel olmasak, böyle mi olurduk?
[*][*][*]
Musa Işın&[#]8217;a gelince;
Umarız ilk Valiler Kararnamesi&[#]8217;nde Vali olarak atanır.
Umarız Zonguldak&[#]8217;a atanır.
Ve o dönemki mücadelesine daha güçlü ve etkili şekilde kaldığı yerden devam eder.