Mükellefiyet dönemini Öğretmen Saffet Can&[#]8217;ın Uyanış Gazetesi&[#]8217;nde yaptığı seri röportajlarla öğrenmiştim.
Gazeteciliğimizin ilk yıllarıydı.
Canlı tanıklarla yapılan röportajları okudukça şaşırıyor; &[#]8220;İnanılır gibi değil&[#]8221; demekten kendimizi alamıyorduk.
Bu konuda yazılan başka metinler de oldu.
Ve sonunda güzel bir roman çıktı ortaya.
Devrekli Metin Köse&[#]8217;nin &[#]8220;Mükellefiyet&[#]8221; adlı romanını üç günde bitiriverdim.
Hem belgesel, hem tarih, hem roman.
Kitap bittiğinde babamın neden bu kadar uysal olduğunu; devletten, askerden neden bu kadar korktuğunu çok daha iyi anladım.
Gazeteciliğe başladığım ilk yıllarda rahmetli annem &[#]8220;Kimsenin işine garışma oğul&[#]8221; derdi.
Hem gazetecilik yapacaktık, hem kimsenin işine karışmayacaktık.
Bu mümkün değildi.
Ama mükellefiyet dönemini yaşayanlar, yaşayanları yakından tanıyanlar için başkasının işine karışılınca insanın başına neler geldiğini Metin Köse&[#]8217;nin Mükellefiyet adlı romanını okuyunca çok daha iyi anladık.
Ve&[#]8230;
Bu kadar zulüm karşısında Zonguldak insanı nasıl olup dağlara çıkıp eşkıya olmamış hayret doğrusu.
Sen 13 yaşındaki çocuğu anasının koynundan, evinden, köyünden, toprağından kopar, maden ocağına koy.
Parasını verme.
Aç karna yatır.
Üç öğün döv.
Bir insan her gün madene girer de 12 gün banyo yapmadan durabilir mi?
Mükellefiyet&[#]8217;in filmi yapılmalı, dünya çapında bir eser ortaya çıkarılmalı.
Tıpkı Emile Zola&[#]8217;nın Germinal&[#]8217;i gibi.
Zonguldak, Bartın ve Karabük&[#]8217;ü yakından ilgilendiren bu filme işçi konfederasyonlarından, Kültür Bakanlığı&[#]8217;ndan, Belediyelerden, İl Özel İdarelerinden de kaynak sağlanabilir.
Üzerinde biraz çalışılsa ve bu işe kaynak yaratılsa Mükellefiyet, Germinal&[#]8217;den çok daha iyi bir film olabilir.
Doğan Yayınları&[#]8217;ndan çıkan Mükellefiyet&[#]8217;i bulun ve mutlaka okuyun.
Yazar Metin Köse&[#]8217;ye ricamız şu.
İçindeki siyaset aşkını söndürüp edebiyat aşkını biraz daha körüklesin, gelecek nesillere çok güzel eserler bıraksın.
Gazeteciliğimizin ilk yıllarıydı.
Canlı tanıklarla yapılan röportajları okudukça şaşırıyor; &[#]8220;İnanılır gibi değil&[#]8221; demekten kendimizi alamıyorduk.
Bu konuda yazılan başka metinler de oldu.
Ve sonunda güzel bir roman çıktı ortaya.
Devrekli Metin Köse&[#]8217;nin &[#]8220;Mükellefiyet&[#]8221; adlı romanını üç günde bitiriverdim.
Hem belgesel, hem tarih, hem roman.
Kitap bittiğinde babamın neden bu kadar uysal olduğunu; devletten, askerden neden bu kadar korktuğunu çok daha iyi anladım.
Gazeteciliğe başladığım ilk yıllarda rahmetli annem &[#]8220;Kimsenin işine garışma oğul&[#]8221; derdi.
Hem gazetecilik yapacaktık, hem kimsenin işine karışmayacaktık.
Bu mümkün değildi.
Ama mükellefiyet dönemini yaşayanlar, yaşayanları yakından tanıyanlar için başkasının işine karışılınca insanın başına neler geldiğini Metin Köse&[#]8217;nin Mükellefiyet adlı romanını okuyunca çok daha iyi anladık.
Ve&[#]8230;
Bu kadar zulüm karşısında Zonguldak insanı nasıl olup dağlara çıkıp eşkıya olmamış hayret doğrusu.
Sen 13 yaşındaki çocuğu anasının koynundan, evinden, köyünden, toprağından kopar, maden ocağına koy.
Parasını verme.
Aç karna yatır.
Üç öğün döv.
Bir insan her gün madene girer de 12 gün banyo yapmadan durabilir mi?
Mükellefiyet&[#]8217;in filmi yapılmalı, dünya çapında bir eser ortaya çıkarılmalı.
Tıpkı Emile Zola&[#]8217;nın Germinal&[#]8217;i gibi.
Zonguldak, Bartın ve Karabük&[#]8217;ü yakından ilgilendiren bu filme işçi konfederasyonlarından, Kültür Bakanlığı&[#]8217;ndan, Belediyelerden, İl Özel İdarelerinden de kaynak sağlanabilir.
Üzerinde biraz çalışılsa ve bu işe kaynak yaratılsa Mükellefiyet, Germinal&[#]8217;den çok daha iyi bir film olabilir.
Doğan Yayınları&[#]8217;ndan çıkan Mükellefiyet&[#]8217;i bulun ve mutlaka okuyun.
Yazar Metin Köse&[#]8217;ye ricamız şu.
İçindeki siyaset aşkını söndürüp edebiyat aşkını biraz daha körüklesin, gelecek nesillere çok güzel eserler bıraksın.
Peki bir fark var mı?
Mükellefiyet dönemi ile bugünlere baktığımızda çok bir fark var mı?
Elbette var.
Hiç olmazsa 13 yaşındaki çocukları jandarma zoruyla ocaklara sokmuyorlar.
Ama bu yaşta çocukların, ailelerinin ocağında çalıştığını biliyoruz.
O zaman jandarma zoruyla çalışan insanlar, bugün ekonomik zorluklar nedeniyle ocaklara giriyorlar.
Çünkü bölge insanı topraktan koparıldı.
Sadece toprağı, tarım ve hayvancılığı bilen, topraktan geçinen yöre insanı silah zoruyla madenci yapıldı.
&[#]8220;Niye bir adım ileri gitmiyoruz?&[#]8221; diye yakınıyoruz ya.
Tarihi okuyun anlarsınız&[#]8230;
Elbette var.
Hiç olmazsa 13 yaşındaki çocukları jandarma zoruyla ocaklara sokmuyorlar.
Ama bu yaşta çocukların, ailelerinin ocağında çalıştığını biliyoruz.
O zaman jandarma zoruyla çalışan insanlar, bugün ekonomik zorluklar nedeniyle ocaklara giriyorlar.
Çünkü bölge insanı topraktan koparıldı.
Sadece toprağı, tarım ve hayvancılığı bilen, topraktan geçinen yöre insanı silah zoruyla madenci yapıldı.
&[#]8220;Niye bir adım ileri gitmiyoruz?&[#]8221; diye yakınıyoruz ya.
Tarihi okuyun anlarsınız&[#]8230;