Zonguldak´ta ciddi anlamda bir muhalefet boşluğu yaşanıyor.
Sahi ya bizim muhalefet partileri, sivil toplum önderleri neredeler?
Tatile erken mi çıktılar?
Kış uykusundan uyanamadan yaz uykusuna mı yattılar?
Yoksa güzellik uykusuna mı daldılar?
Sadece eleştiren değil, somut ve alternatif öneriler sunan muhalefet anlayışına tarafız.
Yapılanların büyük çoğunluğu sadece eleştirisel.
İktidar partisinin temsilcileri kendi içinde kavgaya tutuşmuşlar.
Zonguldak´ın sorunlarının kaçıyla doğrudan ilgilenebiliyorlar.
Öte yandan muhalefet hangi konuları takip edebiliyor.
İhale işlerini mi?
Belediye işlerini mi?
Zannedersiniz ki Zonguldak´ın büyük sorunları yok, Zonguldaklı arayışlar içinde çırpınmıyor ve herkes halinden memnun.
Düzeyli ve iktidarın paçasına yapıştı mı bırakmayacak şekilde muhalefet yapabilen yok.
Doğal olarak en somut muhalefeti nerden beklersiniz.
Ana Muhalefet Partisi CHP´nin Milletvekilleri ve siyasi temsilcilerinden.
Onlar ne yapıyorlar.
Yan gelip yatıyorlar.
MHP´nin genç bBaşkanı Mustafa Korkutan vardı bir aralar.
Şimdiler de siyasetten uzaklaşmak üzere.
Çözmesi gereken başka sorunlar var.
Ya diğerleri?
Ya Sivil Toplum Örgütleri.
Ya onlar neredeler?
Rakı masalarında Cumhuriyet´i, Atatürk´ü tartışmakla yetiniyorlar.
Örgütsel çıkışlar yapılamıyor.
Sindirilmiş bir zihniyetin asil evlatları onlar.
Kendilerinden başkalarına yaşam şansı vermemenin uçuk hayalleriyle mutlu oluyorlar.
´Ben önder olmayacaksam yokum´ mantığı ile sürü psikolojisini yaşıyorlar.
Mazeret bol.
Ama CHP´nin mazereti hepsinden bol.
Ohh be ne rahatmış böylesi.
Siyasi partilerde ve sivil toplum örgütlerinde acil revizyon gerekiyor.
Biliyorum kimsenin işine gelmeyecek.
Herkes masallarda duyduğu kurtlara yem olmaktan korkuyor.
Yazık çok yazık.
Gün gelecek bunları kurtlar bile yemeyecek!
Hadi bana kızın şimdi.
Alının.
"Ati sana yakıştı mı? " diye hayıflanın.
Celil Uzun´dan önemli mesajlar
Ak Parti İl Başkan Adayı Celil Uzun ile Cumartesi günü uzun uzun konuşup tartıştık.
Bazı eleştirilerimi yüzüne karşı söyledim.
Kabul ettiği ve etmediği yönleri oldu.
Herkesten, her detaydan söz ettik.
Çok şey söyledi.
Bir kısmı daha önce duyduğumuz şeyler.
Bir kısmı yeni. Uzun´un neler söylediğini yarın ki Pusula´da bulabileceksiniz.
Bazı okurlarımızın haklı olarak ´Ak Parti´den başka yazacak bir şey yok mu?´ şeklindeki tepkilerini anlayışa karşılıyoruz.
Bu yüzden Celil Uzun´un açıklamalarını yarın okuyabileceksiniz.
Altıncı his!
Bazen Zonguldak´tan ciddi anlamda sıkılıyorum.
Mutlu olmadığımı hissediyorum.
Elbette bir çok etken var.
Zaman zaman etkenler değişebiliyor.
Gidenlere, gidip de dönmeyenlere hak veriyorum kimi zaman. Terk etmenin o asil hüznüyle gidip bu kenti uzaktan sevenleri daha iyi anlıyorum. Altıncı hissimi çok seviyorum.
Beni hiç yanıltmıyor!
En Güzel Aşk Acısını Ben Çektim
En Güzel Aşk Acısını Ben Çektim
yürek ağrısını ve gözyaşlarını saklayacak
sanki ne vardı
gözleri mahmur gecenin koynunda
yağmursuz topraklar gibi
sızlıyordu dudaklarım
özlemeyi
geceye demir atmış
yaşlı bir şilep sanırdım
kiralık bisikletler
koşturup dururdu bulvarlarda
akşamı emziren takvim sustuğunda
namlulara şarap yerine
afyon sürülürdü
tanrısız bir ormanda büyümüştüm
bu yüzden kimse kızamazdı bana
baktığım her kahverengi
senin gözlerin olsun
usulca perçemini okşayan rüzgar
ve sesimi duydukça üşüyen
o kadın, o çocuk
o tarumar olmuş kentlerin varoşları
artık bir polis kurşunu gibi
serseri ve acımasızdır
en güzel aşk acısını ben çektim
bundandır ateşlere susamışlığım
gözlerin kalbime teğet geçen yelkenliler
maviye boyadığım bir sen kaldın
Hamdi Gedik