Kurumlarda, partilerde, bürokraside yaşanan çekişmeler, hesaplaşmalar alışageldiğinden çok fazla göze batmaz.

Oralar hep böyle gelmiştir ve böyle gider.

Ne hesaplaşmalar biter ne kayırmalar.

Ama Diyanet kurumu öyle değildir.

Allah&[#]8217;ın evlerinde bekçilik yapanlar kinden, kibirden, fesattan, haramdan, kayırmacılıktan uzak dururlar.

Yani biz öyle bilirdik.

Meğer yanlış biliyormuşuz.

Allah&[#]8217;ın, peygamberlerin mesajlarını iletmek ve ibadet duygusuyla insaniyetin, adaletin korunmasına hizmet etmekle görevli olanlar da meğer o mesajları unutup kibir ve ihtiras duygularına kapılabiliyormuş.

Hem de ne kibir, ne ihtiras.

Refik Bulut uzun yıllardır Zonguldak Müftüsü olarak görev yapıyor.

Kendisini sever sayarız.

Ancak görünen o ki hem imamlar hem müezzinler hem de kuran kursu hocaları üzerindeki otoritesini tamamen kaybetmiş.

İmamlar kavga halinde.

Diyanet çalışanları arasında sendikal hesaplaşma üst seviyede.

Diyanet çalışanları arasında cemaatçi olan din görevlileri ile cemaatçi olmayan din görevlileri arasındaki çatışma dikkat çekiyor.

Öyle şeyler duyuyor, öyle şeyler görüyoruz ki şaşırıp kalıyoruz.

Allah&[#]8217;ın ve hukukun adaletini sağlamakla ve dağıtmakla görevli olan Müftü Bey, dolaylı ve psikolojik tehditlerin altında ezilmeye başlamış.

Kurdu, kuzuya boğduran bir idareci olmuş.

İmamların başı olarak sorunları yerinde çözmek yerine Ankara&[#]8217;ya havale eder olmuş.

Böylelikle hem sorumluluktan kaçmaya başlamış, hem de milleti birbirine düşüren olaylara imza atmış.

Şöyle bir deyim vardır: &[#]8220;İmam böyle yaparsa &[#]8230;&[#]8221;

Cemaat aynen böyle diyor.

Kurumsal disiplin kaybolmuş.

İçine şeytan girmiş (!) din görevlileri top oynuyor.

Müftü Bey bir toplantıda; &[#]8220;Zonguldak, tüm iller arasında Diyanet&[#]8217;in en vukuatlı yeri&[#]8221; diyor.

Ne bekliyordun ki hocam?

Zonguldak&[#]8217;ta 10 yıldır aşkın süredir müftülük yapan siz değil misiniz?

Sorunları yerinde çözemez, Ankara&[#]8217;dakilere bırakırsanız daha çok vukuat olur.

Eğer otoriteyi sağlayamaz, haddini bilmezlere haddini bildiremezseniz ve korkularınızdan dolayı adaletli davranamazsanız bu gidişle -yakındır- camilerde cinayet bile işlenir.

Bizden uyarması.

Yılmaz Özdil, o fotoğrafları yorumladı&[#]8230;

Doğan Haber Ajansı&[#]8217;ndan Gürkay Gündoğan önceki gün meydana gelen kazada kamyon altında kalarak yaşamını yitiren kadının fotoğraflarını çekerken akıllıca davranıp, cep telefonuyla kadını çekmeye çalışanların hallerini de çekmiş.

Haber patladı. Haberi patlatan, manşetlere çıkaran o kareler oldu.

Yaygın basında manşetlere çıkan haberlere imza atmak; bir ajans muhabirinin en büyük ödülüdür

Başka bir ödül daha vardır.

Öyle bir fotoğraf çekersiniz ki çok bildik bir köşe yazarına ilham olur.

Dün Hürriyet&[#]8217;in vazgeçilmez yazarı Yılmaz Özdil&[#]8217;i büyük bir keyifle okuduk.

Özdil o iki fotoğrafı; &[#]8220;Halimizin fotoğrafı&[#]8217; başlığı ile anlatırken; insanlığın düştüğü durumu özetliyordu bize.

Bazen böyledir.

Bir fotoğraf, en iyi mesajdır.

Bir fotoğraf üzerine her şeyi düşünür ve yorumlarsınız.

Ama onu herkes görüp belgeleyemez.

Belgelese de Yılmaz Özdil&[#]8217;e yorum yaptıramaz.

Kısacası; Anadolu&[#]8217;da muhabirlik yapıp böylesi bir olaya her zaman şahit olunmaz.

Tebrikler Gürkay.

Girişimcilik kursları&[#]8230;

BAKKA ve TSO arasında yapılan işbirliği ile düzenlenen Girişimcilik Kursları devam ediyor.

Bu yolla her zaman şikayet ettiğimiz kentler arası gelişmişlik farkının kapatılması amaçlanıyor.

Bu kurslar girişimci yetiştiremeyen veya girişimci olmayı deneyip kısa zamanda batan, çevresindekileri de batıranlar için önemli.

Çünkü Zonguldak&[#]8217;ta girişimci olmayı deneyip evini barkını satma durumuna getiren, ailesini ve dostlarını zora sokan, hazırı tüketen ve destekçilerini batıran çok sayıda isim var.

Girişimci olurken en önemli kuralın iş ahlakı ve iş disiplini olduğu daha sık anlatılmalı.

Yoksa para kazanma hırsıyla hareket ederken yeni aile faciaları yaşanabilir.

TTK&[#]8217;ya 3 bin yeni işçi&[#]8230;

TTK&[#]8217;ya işçi alımı konusunda Ankara&[#]8217;da yapılan toplantılar sona erdi.

Özetle&[#]8230;

TTK yeni alınmak istenen işçiler için bin 230 lira sabit ücret ve kişi başı 650 kilogram üzerindeki kömür için prim önerdi.

GMİS ise sabit ücretin bin 500 lira olmasını istedi.

Uzlaşamadıkları tek nokta aradaki fark.

Konunun bundan sonraki boyutu siyasi zeminde çözümlenecek.

Milletvekilleri, Enerji Bakanı&[#]8217;na gidecek.

Enerji Bakanı konuyu Hazine&[#]8217;ye götürecek.

Hazine muhtemelen bu yönteme de karşı çıkacak.

Bu durumda Hazine&[#]8217;ye ikna turları başlayacak.

Ya da tam tersi&[#]8230;

Süreç beklendiğinden de hızlı ilerleyebilir.

Sonuçta TTK ile GMİS ortak bir noktaya yaklaştı.

Enerji Bakanı gerçekten işçi alınmasını isterse, TTK ve GMİS&[#]8217;i uzlaştıracaktır.

Şimdi iş milletvekillerinin baskısında.

Şu aşamada TTK&[#]8217;ya 3 bin yeni işçi demek önemli.

Zonguldak bu konuya daha fazla sahip çıkmalı.