AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, her Çarşamba günü TBMM’de AK Parti Meclis Grup Toplantısı’na girişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılamak ve onunla aynı kareye girebilmek için inanılmaz bir mücadele ediyor! Gördüğü her bakan ile hemen fotoğraf çektirip, “Zonguldak’ın sorunlarını istişare ettik” şeklinde paylaşım yapıyor.
Zonguldak’a bakan gelse, hemen yanında olmak ve fotoğrafta çıkmak için itiyor, kakıyor.
Birinci sıradan seçildiği için kendini çok önemsiyor.
450 bin lira maaş alıyor. Ama TTK’da üretimin durdurulduğunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a söylemiyor.
Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil, Külliye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iftarına katılıyor.
TTK’da üretimin durdurulduğunu anlatıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, olaydan haberi olmadığını söylüyor.
İlgili bakanlara talimat veriyor.
Hani Zonguldak’ın bir numarası Muammer Avcı nerede?
Muammer Avcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aynı kareye girmek için gösterdiği çabayı neden TTK ve Zonguldak için göstermedi?
Ankara’da maden işçilerinin aidatlarıyla yapılan Amele Birliği Konukevi’nde süit odada çok komik bir bedelle kalan, odası başkasına verilmeyen Muammer Avcı, böyle zor bir dönemde Zonguldak insanının, maden işçisinin hakkını savunmayacaksa ne zaman savunacak?
Torunlarından utan!
Zonguldak’ta ünlü bir iş insanı, gittiği eğlence mekanlarında masa masa gezip kadınları dansa kaldırıyor!
Bu iş insanının bir kadına “Yarın sabah Zonguldak’ın en zengin kadını olarak uyanmak ister misin?” dediğini yazmıştık!
Meğer bu sözü sadece bir kadına söylememiş ki!
Bizi arayan ve mesaj atan kadınlar ünlü iş insanının kendilerine söylediği sözleri paylaştılar!
Parası bol, Türkçesi kıt, kelime haznesi zayıf bu iş insanı iki kadeh rakı içtikten sonra dansa kaldırdığı kadınlara genelde şu sözleri söylüyormuş!
“Yarın sabah Zonguldak’ın en zengin kadını olarak uyanmak ister misin?”
“Ben Zonguldak’ta sizin kadar güzel bir kadını nasıl fark edemedim?”
“Çok güzelsiniz”
“Lütfen”
En çarpıcı olanı ise şu: “Ben Zonguldak’ta sizin kadar güzel bir kadını nasıl fark edemedim?”
Kavanoz dibi gibi gözlük kullandığından ve gözlerinde ciddi derecede görme bozukluğu olduğundan olabilir mi?
Kızlarından küçük kadınlara asılan bu iş insanının artık kendine bir çeki düzen vermesi gerekmiyor mu?
22-25 yaşlarında genç kadınlarla takılan bu iş insanının artık torunlarıyla vakit geçirmesi gerekmiyor mu?
Yaşından utanmıyor!
Başından utanmıyor!
Eşinden utanmıyor!
Kızlarından utanmıyor!
Bari torunlarından utansın!
300 bin lira istedi, yüzde 5’ini aldı!
Elcap Kablo Yönetim Kurulu Başkanı, Zonguldak Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı Nejdet Tıskaoğlu, hakkımızda suç duyurusunda bulunmuştu!
Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı soruşturmada ‘Kovuşturmaya yer yoktur’ kararı verdi!
Biz bu konuyu haber yapmadık!
Nejdet Tıskaoğlu, 300 bin liralık tazminat davası açtı!
Mahkeme 15 bin lira tazminata hükmetti!
Nejdet Tıskaoğlu, “Mahkemenin verdiği karar, bu sağduyulu ve kararlı duruşun doğruluğunu ortaya koydu. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkar. Hukuk ise en güçlü cevabı verir” demiş!
Biz kovuşturmaya yer olmadığı kararını haber yapmazken, Nejdet Tıskaoğlu 15 bin lira kazanmasını zafer kazanmış kumandan gibi haber yaptırdı!
Biz utanır böyle bir haberi yaptırmazdık!
300 bin lira istemişsin, yüzde 5’ini almışsın!
Ama haber yapılması çok iyi oldu!
Haberi okuyan dostlarımız aradı!
Biri, “Bu parayı ben ödemek istiyorum” diyor!
Diğeri, “Hayır ben ödemek istiyorum” diyor!
Haberlerin yayınlanmasının ardından “Tazminatı ben ödemek istiyorum” diyen dostlarımız çıktı!
Kötü niyetli rakiplerimizin sayesinde davanın kaybedeni değil, kazananı olmak üzereyiz!
Duruma uyanan bir meslek büyüğüm, “Böyle rakiplerin olduğu sürece sırtın yere gelmez! Bu işten kaç lira kazandın?” dedi!
Yapay zeka kullanmalarına rağmen, bunların zekası bizimle rekabet etmeye yetmiyor!
Sonra “Kamyon lastiği kadar kafası, sibop iğnesi kadar aklı var” deyince kızıyorlar!
Karara itiraz bile etmeyeceğim!
Henüz tebligatı bile görmedim!
Geldiğinde hemen ödeyeceğim!
Biz dava kaybettiğimizi yazan gazeteciler gibi tazminat ödememek için hiç film çevirmedik!
Hep ödedik!
Bunu da ödeyeceğiz!
Şimdiden sıraya girin!
Bizim Nejdet Tıskaoğlu’na ödeyeceğimiz parayı aranızda pay edin!
Erkekler Tayland’a, kadınlar Taylan’a!
Zonguldak’ta çapkınlık yapmak isteyen erkekler Tayland’a kadınlar ise Taylan’a gidiyormuş!
Bu ne Taylan’mış arkadaş?
Kimleri götürmüş?
Ünlü iş kadınları!
Ünlü iş adamlarının kızları!
Avukatları!
Mühendisleri!
Öğretmenleri!
Hekimleri!
Evli/bekar fark etmiyor, hepsini götürmüş!
Öyle kuru kuruya seks yok!
Spor, masaj hepsi var!
Geçen gün bir ilişkisi ifşa oldu!
Bakalım bundan sonra ne olacak?
Bence aynı soyadından çok daha fazla kişi var aşk defterinde!
Amaaaan!
Bize ne!
Doğalgazlı binada soba yakılır mı?
Doğalgazlı binada yasak karar çıkmasına rağmen soba yakan bina sakinini, diğer bina sakinleri belediyeye şikayet edebilirler. Belediye tarafından görevlendirilecek zabıta memurları durum incelemesini yaptıktan sonra ve apartman yönetim planında binada soba yakmanın yasak olduğu yönünde karar da onaylandıktan sonra soba yakan bina sakinine ceza kesebilirler. Ceza miktarı illere göre farklılık gösterirken 2 bin 500 TL ile 5 bin TL arasında belirlenen miktarda ceza uygulanır.
Doğalgazlı binada yasak olmasına rağmen soba yakan bina sakinleri belediyeden ceza yemesine rağmen binada soba yakmaya devam ediyorsa bu sefer bu durumdan rahatsızlık duyan diğer bina sakinleri soluğu mahkemede alabilir.
Doğalgazlı binada soba yasak olmasına rağmen yakan bina sakinine mülkiyetin devri konusunda dava açılabilir. Ayrıca doğalgazlı binada soba kullanan kişinin baca dumanı ile binaya zarar vermesi durumunda, bu durum sonrası oluşabilecek maddi zarar da soba yakan bina sakini tarafından karşılanır.
Bu bilgileri buraya bırakalım!
Sonra soralım!
Usulsüz teras kapatıp, kapattığı terasta soba yakıp, kendisine ceza yazması gereken belediye başkanını ağırlayan kişiye kim ceza yazacak?
Zonguldak yararına öneriler!
1. Zonguldak’ta sivil toplum örgütü yöneticilerini, üyelerini ziyarete gittiklerinde harcırah yazılmalı! Başkanların, sürekli şehir dışı ve yurt dışı seyahatlerine çıkmaları yerine üyelerini ziyaret etmeleri sağlanmalı!
2. Hükümlü kadrosundan TTK’ya işbaşı yapan, doğru dürüst işe gitmediği halde emekli olan, emekli olduktan sonra kaçak kömür ocağı açan kişiler altın madalya ile ödüllendirilmeli. Her açtıkları kaçak ocak için ayrıca ödül verilmeli!
3. Belediye Başkanlarına, akrabaları, eşinin arkadaşlarının çocukları, çocuklarının arkadaşları, partinin il ve gençlik kolları başkanları ve delege ağalarının çocuklarından önce kendi çocuklarını işe alma hakkı tanınmalı.
4. Ayrıldığı eşinden nafaka talep eden siyasetçilerin “Eşine bunu yapan seçmene ne yapmaz?” denilerek seçme ve seçilme hakkı kısıtlanmalı! İlla aday olmak isteyenlerin, aldıkları nafakayı geri ödemeleri sağlanmalı!
5. Zonguldak’ta çapkınlık yapan iş insanlarının, kendi kızlarından küçük kadınlarla birlikte olmaları kesinlikle yasaklanmalı. Bu kurala uymayan çapkın iş insanları kendilerine “sapık” dendiğinde alınmamalı.
6. Eski görev yerinde, nöbete giden askerin eşi ile gecelere akan çapkın/çapsız bürokrat Ramazan ayından sonra emekliye sevk edilmeli! Bürokratın alkollü mekanlara girişi yasaklanmalı. Ya da masaya oturmadan hesabı alınmalı.
7. Zonguldak Belediyesi’ne iş yapan müteahhidin adamını Zonguldak Belediyesi’ne işbaşı yaptıran kişilerin belediye önüne göz göze gelmiş heykelleri dikilmeli. Heykeli, CHP Merkez İlçe Başkanı Nazmi Özden yapmalı, parasını müteahhit ödemeli!
Günün Fıkrası: Mezarlık!
İki üniversite öğrencisi, gece yarısı evlerine dönerken hem kestirme olur, hem de macera olur diye mezarlıktan geçmeye karar verirler.
Mezarlığın içinde bir süre yürüdükten sonra tak tak diye garip sesler duymaya başlarlar. Gençler yürümeye devam ettikçe korkunç ses giderek artmaktadır.
Çok korkan iki arkadaş, epeyce ilerledikten sonra yaşlı bir adamın bir mezar taşına elinde çekiçle bir şeyler yazdığını görürler:
- Ohh ya amca çok korkuttun bizi. Bu salak altına yapacaktı korkudan. Kestirme olur diye mezarlıktan geçelim dedik. Ohh rahatladım. Sen niye bu saatte çalışıyorsun amca?
Yaşlı amca: İsmimi yanlış yazmış geri zekâlılar onu düzeltiyorum!
Kıssadan Hisse: Ego
Öğrenci ustasına sorar: “Ego nedir?” Usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp,
“Bu ne kadar aptalca bir soru. Bunu sadece bir aptal sorabilir.” der.
Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir. Usta gülümser ve şöyle der:
“İşte ego budur!”