Ben bu yazıyı kaleme aldığımda minibüsçülerin eylemi sürüyordu.

Önceki akşam eve gitmek için belediye otobüs durağına gittiğimde olaydan haberdar oldum.

Site, 102, Gümüşhane ve İncivez özel halk otobüsleri gelmedi. Direnişte oldukları söylendi.

Doğal olarak bu hatların kalkış yaptığı minibüs durağına gittik.

Minibüsler de direnişte imiş.

Daha ilerideki Kozlu minibüs durağına gittik.

Baktık, çalışıyorlar.

Neticede beklemeli de olsa evime varabildim.

Dün sabah işe gelirken de, duraklar yolcu doluydu. Ama minibüsler yine yoktu.

Direnişin nedeni, Kozlu minibüslerinin bu hatlar üzerinden Zonguldak yolcusu alması imiş.

Daha önce Sendika Camisi-Site yol ayrımından sonra Zonguldak yolcusu alamıyorlardı.

Ama medeni bir çalışma yaptılar. Uzun süreli bir imza kampanyası düzenlediler. Araçların içine ve duraklara konuyu anlatan uyarılar astılar. Araçlarına binen yolculara üşenmeden sözlü açıklamalarda bulundular. Bildiğim kadarıyla konuyu yargıya taşıdılar. Yolcu alabilecekleri yönünde bir karara da kavuştular.

Buna karşılık bizim minibüsçüler ne yapıyorlar?

Yıllardır müşterileri olan bizleri; yaşlı, genç, öğrenci, hasta demeden soğukta-yağmurda bıraktılar.

İşimize, okulumuza, hastanemize geç kaldık.

Kısacası, mağdur ve rahatsız olduk.

Bunca yıllık ilişkinin sonu böyle mi olmalıydı?

[*] [*] [*] [*]

Belki bizim minibüsçüler de kendilerine göre haklıdırlar.

Ama onları duyamadık.

Kendilerini, amaçlarını anlatamadılar.

Ta ki yeniçeriler gibi kazan kaldırana dek!

Keşke onlar da, Kozlulu meslektaşları gibi bize anlatsalardı.

O zaman belki biz de, onlara destek olur, yanlarında dururduk.

[*] [*] [*] [*]

Evet, Site ve İncivez hattında minibüs ve otobüsler yok.

Ama gördüğüm kadarıyla belediye de ortada yok.

Öncelikle özel halk(!) otobüslerinin bu direnişe katılmalarını anlayamadım.

Belediye ile yaptıkları sözleşme, Zonguldak halkını mağdur etmelerine izin veriyor mu?

Belediye bu konuda ne düşünüyor?

Örneğin bu hatta kendisi araç koyabilir mi?

Sanmıyorum.

Çünkü ellerinde otobüs yok.

Belediyeye en son Yüksel Aytaç, 1990&[#]8217;da 6 otobüs aldı. 22 sene tek bir otobüs alınmadı. Her yıl bir otobüs alınsaydı, hurdaya çıkanlar hariç, en az 15 otobüs olurdu. Bu filo da, minibüs ve halk(!) otobüsçülerinin üzerinde caydırıcı ve hizmet aksamasını önleyici olurdu.

Bu filo, sadece bu iş için değil, acil ve olağanüstü durumlar için de hazır tutulmalıydı.

Ama özelleştirme-taşeronlaştırma bu sonuçları her zaman verecek.

Çünkü kamu hizmeti ile para kazanma (kar etme) güdüsü her zaman birbiri ile çatışır.

Doğal olarak da, bu çatışmadan halk zarar görür.

Kamu hizmeti alanlarındaki tüm özelleştirmelerde aynı olgular yaşanıyor

Bu zararları önlemek de, başta Belediye ve Valiliğin görevidir.

Şimdi onlardan cevap bekliyoruz.

[*] [*] [*] [*]

Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler&[#]8230;