Sinop&8217;un iki güzel ilçesi var.


Ayancık ve Gerze.


En az bizim Amasra kadar güzel.


Yeşil mi yeşil.


İnsanları en az bizler kadar çevreye duyarlı.


Her ne kadar Fatih Sultan Mehmet oralara gidip,


&8220;Lala lala, çeşmi cihan mu ola!&8221; dememişse de, cennet kadar güzel olduğu gidip görenler tarafından onaylanmaktadır.


Bu iki güzel ilçe de, Amasra ile aynı kaderi paylaşmaktadır.


Bu iki ilçeye &8216;Çaylı Termik Santral Projesi&8217; adı altında santral kurulmak isteniyor.


Adını vermeyeceğim bir şirket santral için Çevre Etki Değerlendirme raporu alıyor.


Yani CED raporu.


Sinop İl Çevre ve Orman Müdürü, şirket yetkilileri ile birlikte bir toplantı düzenliyor.


Ayancık ve Gerze halkına termik santral konusunda bilgi vermek için.


Çevre ve Orman İl Müdürü toplantının açılış konuşmasını yaptıktan sonra şirket yetkilileri termik santrali anlatmak üzere söz alıyor.


Toplantıya katılan iki ilçenin dinleyicileri salonda ayağa kalkıyor ve konuşmacılara sırtlarını dönerek, alkışlar ile konuşmacıları protesto ediyorlar.


Tam üç saat.


Üç saat boyunca alkış ve ıslıklar eşliğinde yapılan protesto yüzünden şirket yetkilileri konuşamıyor.


Toplantıya katılan yetkililer ve ilçelerin önde gelen kişileri her ne kadar, &8220;Yapmayın dinleyin&8221; gibilerinden ortalığı yatıştırmaya kalksalar da bir sonuç alamıyorlar ve şirket yetkilileri polis koruması altında salondan çıkartılarak ilçeyi terk ediyorlar.


Sonuç ne olacak?


Sanırım Gerze ve Ayancık halkı termik santraller konusunda direnecek.


Hep düşünmüşümdür.


Bu termik santraller neden Karadeniz sahillerine, hem de en güzel yerlerine kurulmak isteniyor?


Haydi diyelim ki Amasra&8217;da HEMA kömürü kendi çıkartacak.


Ayancık ve Gerze santralleri hangi kömürü kullanacak?


Rusya&8217;dan gelecek kömürü kullanacak.


Haydi gene diyelim ki, HEMA kendi ocaklarından çıkarttığı kömürü kullanacak.


Peki neden liman yapmaya kalkışıyor?


Belki de Amasra&8217;dan çıkartılacağı söylenen kömür günlük ihtiyacı karşılamayacak.


Herhalde onun için.


Kısaca aklımıza takılan bazı nedenleri HEMA geniş bir toplantı düzenleyerek açıklamaktan kaçınmamalı.


Geçtiğimiz yıllarda köy muhtarlarını toplayıp, onlara halı, kilim, gıda yardımı yapmadan, hatta köylerdeki işsizlerin isim listelerini hazırlamadan önce geniş kapsamlı bir toplantı düzenleseydi daha iyi olmaz mıydı?


Gene gazetecileri toplayıp, onların ellerine koca koca çikolata paketleri tutuşturup


&8220;Haydi gidin gazetelerinizde bizimle ilgili haber yapın&8221; demek yerine sivil toplum örgütlerini tek tek ziyaret ederek meramlarını anlatsalardı fena mı olurdu?


HEMA&8217;nın ilk toplantısını anımsıyorum.


Mehmet Hattat, &8220;Allah Suudi Arabistan&8217;a petrolü, bu havzaya da kömürü vermiş.Bunları kullanmamız lazım.Sadece kömürü çıkartacağız.Santrali Bartın halkı istemez ise kurmayız&8221; demişti.


Söylemek ile yapmayı istemek farklı şeylerdir. Söylemek, yapmak istenilenin üstünü örtmekten başka bir şey değildir. Minareyi çalmadan önce kılıfı hazırlamak gibi!