AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı, Atatürk Devlet Hastanesi’nde burun ameliyatı olmuş!
Muammer Avcı, sosyal medya hesabından, “Uzun süredir ertelediğim burnumda var olan tıkanıklığı gidermek adına, Atatürk Devlet Hastanemizde ufak bir operasyon geçirdik. Son derece başarıyla geçen ameliyatım için başta Başhekimimiz Hasan Tosun’a, operasyonu gerçekleştiren Opr. Dr. Murat Bilgin Hocamıza ve Hastane personeline şükranlarımı sunarım. Evimizde kısa süre istirahatin ardından kaldığımız yerden devam edeceğiz inşaAllah...” şeklinde bir paylaşım yaptı!
Muammer Avcı’nın operasyonunu yapan uzman, KBB uzmanı değil!
Mesele, burundaki tıkanıklık olsa, operasyonu KBB uzmanı yapar!
Ama Muammer Avcı’nın operasyonunu, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Murat Bilgin yapıyor!
Yani Muammer Avcı, burun estetiği yaptırmış!
Muammer Avcı’nın küçük kardeşi Mustafa Kemal Avcı kadar zeki olmasak da, bu ayrıntıyı yakalayacak zekaya sahibiz.
Bir milletvekili, burun ameliyatını sosyal medya hesabından neden paylaşır?
Bu da başka bir tartışma konusu!
Karatay At Çiftliği...
Zonguldak Merkez ilçeye bağlı Karaman beldesinde "Karatay At Çiftliği" açıldı.
Biz de yarı Karamanlı olduğumuz için hafta sonu kahvaltıya gittik.
Bizim çocuklar eşek kadar oldu!
"Okul, iş" derken, uzaklara gittiler.
Baldız ile bacanak geldi.
Poyraz’ımız yanlarında...
Mükellef bir kahvaltı...
Sonrasında Poyraz’ın at sefası...
Hava mis...
Ortam mis...
Haşim Elçi ve Onur Ayçiçek’in sahibi olduğu bu tesise, meğer ne çok ihtiyaç varmış.
Zonguldak Fıkrası: Asma’da Osman...
Trabzon'dan, 1950'li yıllarda "Türkiye'nin Almanya'sı" sayılan Zonguldak'a çalışmaya gelen Osman, önce hemşehrilerini ziyaret eder, sonra Asma Ocağı'nda işe başlar. Birkaç yıl çalıştıktan sonra, köyde bıraktığı hayat arkadaşı Fadime'yi yanına çağırmaya karar verir. Babasına bir mektup yazar ve münasip bir dille Fadime'yi göndermesini ister.
Osman'ın babası, oğlunun bu isteğini makul karşılar ve gelinini yanına çağırır:
- Kizum, Osman seni Zongoldağa isteyi...
Fadime, dünden razı, ancak utancından sevincini belli edemez. Ağzından belli-belirsiz bir ses çıkar:
- Buba, pilmemgi...
Bu cevabı yeterli bulan Osman'ın babası, gelinini Tarı Vapuru'na bindirip Zonguldak'a gönderir, Osman'a da bir telgraf çeker:
"Fadime Tariyadur, Tari yoladur, uç künde orayadur. Adres Asma'da Osman..."
Telgraf Zonguldak'a gelir, ancak Posta İdaresi yetersiz adres nedeniyle telgrafı geri göndermek ister. Telgrafın yerine ulaşmaması halinde, Fadime ve Osman'ın durumunu düşünen Posta İdaresi memurlarından biri, telgrafı yerine ulaştırabileceğini söyler. Telgrafı alır, Asma'daki işçi kahvesine gider, orada yüksek sesle bağırır:
- Aranızda Osman var mı?
Birçok kişi çıkar. Telgrafın hangi Osman'a ait olduğunu bulamayan posta memuru tekrar sorar:
- Aranızda Trabzonlu Osman var mı?
Bu sefer birkaç kişi çıkar. Bu şekilde de başarılı olamayan posta memuru, son şansını dener ve Trabzonlu Osmanlara sorar:
- Aranızda Fadime'sini özleyen Osman var mı?
İçlerinden biri mahcup bir şekilde posta memurunun yanına gelir:
- Penum...
(Kaynak: Anonim)