Memleketimden gazetecilik manzaralarında bugün 35. yazımızla yerel basına ışık tutuyoruz, eleştirilerimizle gazetelerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı oluyoruz, bunları yaparken bir yandan da basın tarihine not düşüyoruz.
Basınımızın güzide temsilcilerinin her birinin ayrı bir becerisi var.
Onlar becerilerini sergilemeye, yani döktürmeye devam ettikçe biz de bu madeni işlemeye devam ediyoruz.
Bugünkü yazımıza son zamanlarda meydana gelen ilginç bir olayla başlamak istiyoruz.
Birisi başka bir gazeteye kaptırdığı personelinin arkasından ihtar yazısı göndermiş.
&[#]8220;Beni bu şekilde bırakıp gidemezsin, sözleşmen var, sözleşmende şu kadar bin dolar tazminat maddesi var&[#]8221; demiş.
İhtarın muhatabı, &[#]8220;Bal gibi giderim, bana maaş mı verdi ki&[#]8221; diyormuş.
Her işyerinde olduğu gibi gazetelerde de personel maaş çizelgesi vardır.
Personel her ay bu çizelgeye maaşını aldığına dair imza atar.
Duymamıza göre eski işyerinden ihtar alan personel maaş nedir bilmediği için maaş çizelgesi nediri de bilmediğini, hiç imza atmadığını söylüyormuş.
Öyleyse işin içinde iş var demektir.
Gidişata bakılırsa olay adliyelik olacak.
Yakında patlar ve herkes duyar.
Gelelim başka bir konuya.
Üç gün içinde aynı haberi iki kere kullananlar (bakınız son örnek Yurtbay haberi), başka gazetelerde çıkan haberleri birkaç gün sonra verenler, haber tekrarı yapanlar, haberleri bozuk cümleden, Türkçe hatasından geçilmeyenler iki-üç kere Ankara&[#]8217;ya gitmekle kendilerini bir şey sanmışlar.
Ankara&[#]8217;ya veya İstanbul&[#]8217;a ya da İzmir&[#]8217;e gitmek marifet değil marifet haberi yazabilmektir.
Bunlar büyük şehre gidince büyük gazeteci olduklarını düşünüyorlar herhalde.
Bıraksınlar büyük gazeteci olmayı da (zaten bunu rüyalarında ancak görürler) önce gazeteci olmayı başarsınlar.
Her Ankara&[#]8217;ya, İstanbul&[#]8217;a giden gazeteci olsaydı memleket gazeteciden geçilmezdi.
Benden kendilerine tavsiye; Gazetecilik ilkelerini okusunlar, ezberlesinler, meslek ahlakını, düzgün cümle kurmayı, haber yazmasını iyice bir öğrensinler, bol bol kitap okusunlar, Türkçelerini geliştirsinler, gelişmeleri iyi takip etsinler, daha iyi olan gazeteleri ve gazetecileri kıskanmasınlar, onları örnek alsınlar, büyüklerine saygılı olsunlar.
Bir şey daha: Gazeteciliği yaşam biçimi olarak görsünler.
Gazeteci olmak için bunlar şart.
Bu kafayla giderseniz Ankara&[#]8217;ya değil Amerika&[#]8217;ya gitseniz yine olmaz.
Bu işler öyle tiyatro oynamaya, kadın kılığına girip rol yapmaya benzemez.
Bazıları eleştirilerimizden az da olsa kendisine pay çıkarıyor, ders alıyor, gazetesine ve kendisine çeki düzen vermeye çalışıyor.
Bazılarına ise ne desiniz para etmiyor.
Bunların bir kulaklarından giriyor, diğer kulaklarından çıkıyor.
Hiç daha iyi olayım, daha düzgün çıkayım, anlaşılır olayım, az hatayla çıkayım diye bir çaba yok.
Bunun en önemli nedeni: resmi ilanı iyi çıkan gazeteye de veriyorlar, kötü çıkan gazeteye de.
Sistem ve yetkililerin yaklaşımı son derece yanlış.
Gazeteciliğe kötülük yapılıyor. Yazık oluyor.
Mesleğimizde musallat olan bir hastalık daha var, o da bazıları haber yazmasını öğrenmeden köşe yazarı olmaya merak ediyor.
Böyle olunca ortaya çok komik şeyler çıkıyor. Biz de bunlara gülüp geçiyoruz.
Bu arada Prof. Gündoğan&[#]8217;ın Bartın Üniversitesi Rektör Yardımcılığına atandığını ilk duyuran gazete Pusula oldu.
Diğer gazeteler bu haberi Pusula&[#]8217;dan bir gün sonra verdi.
Pusula&[#]8217;nın birçok konuda gerisinde kalanlar sayfalarını doldurabilmek için çareyi haber tekrarında buluyorlar.
Bir gazete Yaprak A.Ş. toplantı yapacak, Yaprak A.Ş. yarın toplanıyor, Yaprak A.Ş. bugün toplanıyor diye bir hafta içinde üç haber yaptı.
Üç haberde de aynı bilgiler kullanıldı.
İşin ilginç yanı &[#]8216;toplantı yapılamadı&[#]8217; haberini herkesten sonra verdi.
Aynı gazete Mobese&[#]8217;yi de sayfalarına doladı.
Son bir ay içinde 5 kere Mobese haberi yaptılar.
Her haberde &[#]8220;Mobese nedir, nasıl çalışır, ne işe yarar, nasıl kullanılır, amacı nedir?&[#]8221; gibi bilgileri tekrarlayıp durdular.
Bu gazetenin okurlarına Allah kolaylık versin. Yaprak A.Ş.&[#]8217;nin toplantısını olduğu gibi herhalde Mobese&[#]8217;yi de iyice öğrenip, ezberlemişlerdir.
Bunlar tekrar haberciliğin çarpıcı örneklerini teşkil ediyor.
Bu tekrarları yapanlara başarılı çalışmalarından dolayı plaket verilmeli.
Ah ninem ah, hayatta olsaydın da bu çalışmaları görseydin, mutlaka tebrik eder, bu tekrarları yapanlara başarılarının devamını dilerdin.
Gelelim başka bir konuya.
6 günlük gazete içinde bir tanesi var ki tam bir gazetecilik faciası.
Haberleri haber değil. Yerel gazete mi, genel gazete mi, dizgisi, baskısı var mı yok mu belli değil.
Bu gazete boşuna çıkıyor. Sahibine acıyorum, üzülüyorum.
Kağıt, mürekkep, kalıp, elektrik, işçilik, su, para israfı.
Valilik böylesine kötü bir örneğe nasıl, neden, niçin müsaade ediyor, anlaşılır gibi değil.
Bir gazete daha var ki, o da bir başka gazetede çıkan haberlerin bir gün sonra verilmiş bir kopyası.
Bir gazetenin devamı olduğu söylenen bir başka gazeteyle ilgili konu da cabası.
Valiliğimiz bunlara da müsaade ediyor.
Etsin bakalım. Daha nereye kadar edecek.
Daha nereye kadar bu işi hakkıyla yapan gazetelerin hakkı yenecek.
İşini doğru dürüst yapan gazetelerin emeğine, zahmetine, alın terine yazık.
Hem yazık hem günah!
Yeni yıldan beklentilerimiz
Acısıyla tatlısıyla koca bir yılı daha geride bırakıyoruz, yeni bir yıla giriyoruz.
Her yeni yıl yeni bir umut yeni bir başlangıç, yeni bir sayfa demektir.
Bu sayfaya Bartın için yazacak çok şey var.
Yeni yıl Bartın&[#]8217;a bol ödenek getirsin.
Bol ödenek gelsin ki yatırımlar çabuk tamamlansın.
Barajın biri bitsin, diğeri başlasın.
Irmak kenarları baştan aşağıya ıslah edilsin.
Sel tehdidi ve tehlikesi tamamen ortadan kalksın.
Irmak kenarları Avrupa&[#]8217;daki gibi değerlensin, değerlendirilsin.
Batı Karadeniz Sahil Yolu tamamlansın.
Demiryolu yapılsın. Ulaşım daha da avantajlı hale gelsin.
Ekonomi düzelsin, piyasa canlansın.
İşsizlik, açlık, yoksulluk azalsın.
Doğruluk dürüstlük, iyi ahlak, erdem, fazilet artsın.
Yeni yıl bol kazanç, bolluk ve bereket getirsin.
Yeni yılda Bartın&[#]8217;da yolsuz ve susuz köy kalmasın.
Tarım, turizm, hayvancılık gelişsin.
Yeni fabrikalar açılsın, yeni istihdam imkanları sağlansın.
Tarihi mirasımız değerlendirilsin, turizme ve gelecek kuşaklara kazandırılsın.
Olaylar azalsın. Mafya bozuntuları, çete uzantıları, tefeciler yok olsun.
Sigarayı bırakanların sayısı artsın, hastalıklar azalsın, insanlar daha sağlıklı yaşasın.
Futbolumuz terfi etsin, Bartınspor 3. lige çıksın.
Yeni yıl Bartın&[#]8217;da resmi ilanı hak edenlerin aldığı bir yıl olsun.
Bütün gazetelerin gazete gibi çıktıkları, meslek ilkelerine ve ahlakına uydukları, sadece haber vermek ve kamuoyunu bilgilendirmek için yayın yaptıkları bir yıl olsun.
2011 Bartın için termik santral tartışmalarının bittiği bir yıl olsun.
Yeni yıl hayırlı uğurlu olsun, şimdiden kutlu olsun.