Günlük çıkan yerel gazetelerin geçen yılın ekim ayında başlayan ve ilk etabı vasıfsız geçilen resmi ilan macerasında önlerinde çok kritik bir viraj var.


Bu virajı dönen dönecek, dönemeyen Bartınlıca bir tabirle &[#]8220;koca kaştan aşağıya yuvarlanacak&[#]8221;


Bu virajı kaza yapmadan, devrilmeden geçenler vasıf kazanacak.


Vasıfsızlık dönemi kapanacak, vasıflılık döneme başlayacak.


Vasıflı olmak demek resmi ilan mevzuatına daha ağır şartlarda daha fazla uymak demek, daha fazla sorumluluk altına girmek demek.


Bu süreçte gazeteler yeni bir denetimden geçecekler.


Bu denetimde gazeteleri zorlayacak en büyük şey kadroları olacak.


Bizim gibi kadrosu mevzuata uygun olanlar rahat olabilirler.


Gazetecilik yapmayan, gazetecilikle alakası olmayan kişileri gazeteci diye kadrolarında gösterenler varsa bunların işi kötü.


Kadrosundaki fikir işçilerini başka işlerle çalıştıranların işi de kötü.


Sizin anlayacağınız yandı gülüm keten helva.


Örneğin matbaacınızı veya dağıtıcınızı ya fa aşçınızı fikir işçisi gösterdiyseniz mevzuatın ilgili maddesini ihlal etmiş oluyorsunuz.


Biliyorsunuz biri beyin gücüyle yapılıyor diğeri beden gücüyle.


Yani fikir işçiliğiyle beden işçiliğini, bir başka değişle elmayla armudu birbirine karıştırmamak gerekiyor.


Bir de bizim işte başka işlerde çalışmama, başka iş veya işler yapmama zorunluluğu var.


Bartın&[#]8217;da bu kurallara uymayan gazeteler var mı?


Varsa bunlara neler yapılacak?


Mevzuat uygulanacak mı?


Yoksa adamına göre mi muamele yapılacak?


Bunu hep birlikte göreceğiz.


Denetimde gazetelerin haberleri de incelenecek.


Bunlara zaten hergün düzenli bakılıyor.


Bu işlerin takibiyle görevli olan kişiler herhalde gazetelere dostlar alışverişte görsün misali gelişigüzel bakmıyorlardır, mutlaka yapılan yanlışların, mevzuata uymayan yerlerin altını kırmızı kalemle çiziliyorlardır.


Gazetelerde yerel haber sınırı aşılmış mı aşılmamış mı, buna da bakılacak?


Reklam ağırlığına da bakılacak.


Yerel gazete iseniz yerel haber ağırlıklı olarak çıkmanız gerekiyor.


Genel (yaygın basın) gazete ya da reklam gazetesi gibi çıkıyorsanız yanlış yapmış oluyorsunuz.


Bu yanlışların bir yaptırımı var mı?


Tabi ki var.


Hukuk devleti olmanın gereği de bu değil mi zaten?


Denetimde gazetelerin münderecatlarına (içerik) bakıldığında da, kim bilir neler çıkacak neler.


Belki bir gazetenin başka bir gazetenin kötü bir kopyası gibi çıktığı görülecek.


Belki bazı gazetelerin neredeyse hemen hemen hergün çıkmış haber kullandığı görülecek.


Çıkmış haber kullanmayı marifet sayan bu gazetelerin bazen hergün bazen arada bir ama düzenli olarak tekrar haber yaptığı da görülecek.


Saadet Partisi İl Başkanı Ünal Yurtbay&[#]8217;ın son günlerde çıkan bir haberi buna çarpıcı bir örnektir.


Yurtbay&[#]8217;ın yazılı olarak yaptığı açıklama bir gazetenin 14 Aralık tarihli sayısında &[#]8220;Dünya Saadeti Milli Görüş&[#]8217;le olur&[#]8221; başlığıyla yer almıştı.


Aynı açıklama bu gazetenin 17 Aralık tarihli sayısında tekrarlanarak, &[#]8220;İthalat cenneti olduk&[#]8221; başlığıyla bir kez daha yayınlandı.


Gazetecilik hatası, gazetecilik ayıbı, gazetecilik komedisi.


Adına ne derseniz deyin.


Ortada çok acı ve acıklı, bir o kadar da gülünç bir durum var.


Yani tirajı komik bir olay.


Mesleğe ve okura resmen saygısızlık yapılmış.


Aynı haberi değişik bir başlıkla üç gün arayla yayınlamak neyin göstergesidir?


İlgisizlik, bilgisizlik, sorumsuzluk, dikkatsizlik mi?


Böyle gazetecilik Patagonya&[#]8217;da bile yoktur.


Bu gazetenin düştüğü hataya bir başka gazete daha düştü.


Aynı hatayı yapan ikinci gazete söz konusu haberi 15 Aralık ve 18 Aralık tarihlerinde verdi.


Pusula Gazetesi iki gazetenin üç gün arayla iki kere verdiği haberi bunlardan bir gün önce 14 Aralık&[#]8217;ta verdi.


Pusula her haberi olduğu gibi bu haberi de önce ve bir kere verdi.


Sadece bu haber değil böyle çok örnek var.


Oradan buradan alıntı yapanlar, başkalarının yazdığı köşe yazılarıyla köşelerini dolduranlar, el şeyiyle gerdan kıranlar var.


Bırakın bunu, sırf haber tekrarlarına ve bayat haber kullanımına bakarak kimin niyeti gazetecilik yapmak kimin niyeti resmi ilan avcılığı yapmak, rahatlıkla anlaşılabilir.


Ben olsam bunlara değil resmi ilan yağmurlu havada bir bardak su bile vermem.


Bana kalsa sadece Türkçe hatalarından dünya kadar cezaları var.


Gazetecilik yapıyorsanız çok dikkatli olacaksınız.


Yoksa haberleri üç vakte kadar (üç gün, üç hafta, üç ay) papağan gibi tekrar edip durursunuz.


İşin garip tarafı bir de bunlar adama gazetecilik dersi vermeye kalkıyorlar, laf başına gelince mangalda kül bırakmıyorlar.


Bu hataları yapanlar, paçalarından gazetecilik yanlışlıkları akanlar, başkasının köşe yazısını alıp kullananlar kendilerine çeki düzen vereceklerine burunlarının doğrusuna giderek artistlik yapıyorlar, etraflarına caka satıyorlar.


Bunlar boylarına bakmadan, utanmadan, sıkılmadan sağa sola laf yetiştireceklerine işlerini doğru yapsalar daha iyi ederler.



Önemli haftalar ve günler



Dünya AİDS Günü gibi hayati önemi bulunan bir gün ile başlayan Aralık ayının en önemli gün ve haftalarından biri kuşkusuz Yerli Malı Haftasıydı.


Bu haftayı çeşitli etkinlikle, mesajlarla, nutuklarla hep birlikte idrak ettik.


Muharrem ayı dolaysıyla Aşure Günü de bir başka önemli gün idi.


Geçen hafta başlayan ve bir haftaya yayılarak halen devam bu günü de aşure çorbaları yapıp dağıtarak kutluyoruz.


Bu tür etkinlikler insanları bir araya getiriyor, birlik beraberliğe, kaynaşmaya ve dayanışmaya vesile oluyor, katkı yapıyor.


Bir de bir önceki yazımızda ele aldığımız Hava Kirliliği ile Savaş Haftası var.


Bu hafta bugün başlıyor.


Haftanın anlam ve önemine uygun olarak hava kirliliğini yaratan etkenleri konuşacağız, kirliliğin yarattığı tehdit ve tehlikelerden söz edeceğiz.


Hiç kuşku yok ki bu haftayı da en iyi şekilde kutlayacağız.


Sağlıklı bir şekilde nefes almak ve yaşamak istiyorsak, hava kirliliği ile mücadele etmemiz, savaşmamız lazım.


Aynı şekilde bazı insanlardan kaynaklanan insan kirliliğiyle de öyle.


Bana göre &[#]8220;İnsan Kirliliği ile Savaş Haftası&[#]8221; da olmalı.


İnsan kirliliğiyle de mücadele edilmeli, savaşılmalı.


Temiz toplum için bu şart.