Bartın&[#]8217;da mizah gazetesi var mı?


Siz yok sanın.


Ben bazı gazeteleri okurken gülmekten yerlere yatıyorum.


Birinin bir hafta önce yaptığı haberi diğeri 10 gün sonra veriyor.


Son örnek Bolu&[#]8217;daki TÜBİTAK toplantısı.


Maksat habercilik olsa böyle mi olur.


Kafalarda resmi ilan ve çıkar menfaat hesabı ön planda olduğu sürece bir yere varamayız.


Bu tür düşünceler mesleğimize zarar verir.


Amaç öncelikle habercilik, yani gazetecilik olmalı, resmi ilan ikinci planda gelmeli, çıkar menfaat hesabı ise hiç yapılmamalı.


Haberlerinde Ahmet&[#]8217;e Mehmet, Ferhat&[#]8217;a Serhat, Ali&[#]8217;ye Veli, Ayşe&[#]8217;ye Fatma diyenler var.


Hata çok, düzletme ve özür yok.


Sipariş ve düzmece haberler de cabası.


Maksat gazetecilik olsa böyle olmaz herhalde.


Gülüyorum dedim ya aslında ağlanacak halimize gülüyorum.


Elimde 60 yıl öncesinin Hürriyet Gazetesi var.


Cümleler öyle düzgün, haberler öyle anlaşılır, üslup öyle akıcı ki insanı kendisine hayran bırakıyor.


Bir Türkçe var, bir kompozisyon var, bir çizgi var, bir duruş var, bir kalite var, bugünün birçok gazetesini yaya bırakıyor.


Gazete 4 sayfadan oluşuyor ama dolu-dolu olduğu için 14 sayfa gibi duruyor, zengin görünüyor.


Simavi ailesinin o dönemin şartlarında kısıtlı imkanlarda yaptığı gazete, gazeteciliğin teknoloji ve bilgiye ulaşma noktasında çok kolaylaştığı bu dönemde her türlü imkana sahip birçok gazeteye şapkasını ters giydiriyor.


Yazılar kaç punto biliyor musunuz?


8, en fazla 9 punto.


Bizde, yani resmi ilan alan günlük gazetelerde başlık ve spotlar hariç 10 puntoyu geçmeme şartı var.


Geçerseniz cezayı yersiniz.


Öyle kafana göre ben yaptım oldu yok.


Mevzuat size &[#]8220;şişirme gazete yapamazsın&[#]8221; diyor.


Puntonun küçük olması daha çok haber anlamına geliyor.


Gazeteye daha çok haber koymak demek okuyucuya daha çok bilgi vermek, kamuoyunu daha çok aydınlatmak demektir.


Amacı daha çok haber vermek değil de daha çok ilan almak olan gazeteler punto sınırlamasından hoşnut değiller.


Daha çok haber demek daha çok çalışmayı gerektirir, bu durum da rahatına düşkün gazetecilerin rahatını bozar.


Bizim gazetemize bakarsanız, puntoların genelde 9 ya da 9,5 olduğunu görürsünüz.


O nedenle gazetemizde çok haber var.


Elimizden geldiğince çok haber vermeye çalışıyoruz.


Haberlerimizin düzgün, doğru ve anlaşılır olmasına gayret ediyoruz.


En iyi gazeteyi çıkarmanın çabası içindeyiz.


Bunu yapabiliyorsak ne mutlu bize.




Vali Küçük&[#]8217;ün uyarıları&[#]8230;



İl Koordinasyon Kurulu toplantıları yatırımların aynasıdır.


Üçer aylık periyotlar halinde bir yılda 4 defa yapılan bu toplantılarda yatırımlar masaya yatırılır, ödenekler konuşulur, koordinasyonu gerektiren konular ele alınır, kapsamlı değerlendirmeler yapılır, son duruma bakılır.


Geçtiğimiz gün yapılan toplantı bu yılın üçüncü toplantısıydı.


Valimiz İsa Küçük, yıl sonunun yaklaştığını, ödeneklerde yüzde 44&[#]8217;lük bir harcama oranına ulaşıldığını, daire ve bölge müdürlerinin işlerin çabuklaştırılması için müteahhitleri ikaz etmelerini istedi.


Valilerin bürokratlardan istekleri talimattır.


Yüzde 44 çok düşük bir oran.


Mevsim şartlarını göz önüne alırsak bu saatten sonra işleri ne kadar hızlandırırsanız hızlandırın hedeflenen ve arzu edilen maddi gerçekleşmeye ulaşamazsınız.


Vali Bey kendisi söyledi, son bir ayın yarısından fazlası yağmurlu geçmiş.


Bu havalarda inşaat çalışması zor ilerler.


Dolayısıyla Bartın&[#]8217;a bu yıl için ayrılan ödeneklerin önemli bir bölümü harcanamayacak demektir.


Biliyorsunuz barajın 2008&[#]8217;de yüklü bir miktar ödeneği harcanamadığı için geri gitmişti.


Vali Bey o zaman da bürokratlara aynı muhteviyatta uyarılarda bulunmuştu.


Uyarılara rağmen aynı sorunlar yaşanmaya devam ediyor.


Harcanamayan ödenekleri Ankara yıl sonunda geri alıyor.


Harcayamayanın parasını harcıyorlar ne yazık ki.


Yazık günah.


Bu ödenekler ne emek zahmetlerle temin ediliyor.


Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, ödenekleri biraz daha artırmak için kim bilir kaç kapının ipini çekiyordur.


Yatırımların maddi gerçekleşme oranı zayıf.


Haliyle fiziki gerçekleşme de zayıf.


Ulaşılan oranı yuvarlak hesap yarı yarıya dersek demek ki senenin yarısında çalışmışız yarısında yatmışız.


Önümüzde iki ay gibi az bir zaman var.


Bakalım bu süreyi nasıl değerlendireceğiz.


Bir sonra ki koordinasyonda belli olur.


Bekleyelim görelim.




Kızılay&[#]8217;ın çalışmaları



Özelikle afetlerde önemi çok daha iyi anlaşılan Kızılay&[#]8217;ın eskiden Bartın&[#]8217;da varlığı ile yokluğu belli değildi.


Şubenin doğru dürüst bir faaliyeti olmadığı için kendisini hissettiremezdi.


Kan bağış kampanyası bile yapılmazdı.


İsmail Çakır ile başlayan yeni dönemde Kızılay Bartın&[#]8217;da kısa sürede kendisini gösterdi ve layık olduğu yere geldi.


Bu dönemde Kızılay bina kazandı, ihtiyaç sahiplerine çeşitli yardımlar yaptı, çok sayıda kan bağış kampanyası düzenledi, daha da önemlisi Bartın&[#]8217;a Kan Merkezi kazandırma yolunda önemli mesafeler kat etti.


Önceki dönemlerle bu dönem arasında çok büyük fark var.


Aynı zamanda hacı olan İsmail Çakır&[#]8217;ı DYP İl Başkanlığı yaptığı zamandan tanırım.


Bu işler için biçilmiş kaftandır.


Önceki yönetimin genel merkez tarafından görevden alındığı sırada Vali Bey&[#]8217;in aklına bu isim nasıl geldiyse iyi gelmiş.


İşadamı Nurettin Bayrak ile rahmetli Mehmet Türkili kongreye hazırlanırken bugün AK Partide siyaset yapan dönemin DYP Bartın Milletvekili Köksal Toptan&[#]8217;da o zaman çıkış yolunu İsmail Çakır&[#]8217;da bulmuştu.


Köksal Bey&[#]8217;in formülü sayesinde kongreye tek adayla gidilmiş İsmail Çakır hac dönüşü kendisini İl Başkanlığı koltuğunda bulmuş, dönemin Merkez İlçe Başkanı Turgut Giresunlu ile iyi bir ikili olmuşlardı.


Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nde büro mobilyaları üreten fabrikasıyla Bartın&[#]8217;ın önemli sanayi kuruluşlarından birinin sahibi olan İsmail Çakır, işadamı kimliğiyle yaptığı başarılı çalışmaları İl Başkanlığı yaptığı dönemde eski partisinde de göstermişti.


Şimdi bu başarılara Kızılay eklendi.


Kutluyoruz.