Resmi ilan pastası altıya bölündüğü için buradan gelen destekten umduğunu bulamayan günlük gazeteler ıkına sıkına yollarına devam ediyorlar.


Neyse ki 18 aylık olmaya az kaldı.


O zaman günlük gazeteler vasıf kazanacak ve vasıflı gazetelerin resmi ilan alma şartları ağır olduğu için maalesef dökülen(ler) olacak.


Vasıfsıza uy(a)mayan, uymakta zorluk çeken, eksikleri nasıl olsa vasıfsız diye görülmeyen bazı gazeteler vasıflıda mendil sallayacaklar şimdiden haberleri olsun.


Bir de vergi meselesi var. O da eli kulağında, yakında sonuçlanacak.


Ekonomik sıkıntı haliyle gazeteleri olumsuz etkiliyor. Tabi bu olumsuzluk haberciliğe de yansıyor.


Ancak tek tük de olsa olumlu gelişmeler de oluyor.


Mesela fikir işçisine gazete dağıttırarak beden işçiliği yaptıran mevkute doğru yolu sonunda bulmuş.


Dağıtım işini matbaacı üstlenmiş. Çocuk motosikletle gazete dağıtıyor.


İşte eleştirinin faydası. Yazılarımız bu mevkuteyi yola getirmiş demek ki.


Bir de habercilikte yola gelse daha bir gazete gibi olacak ama bu konuda ne yazık ki hiç olumlu yönde bir gelişme yok.


İl Genel Meclisinin eylül ayının 7&8217;sinde ramazan bayramından iki gün önce yaptığı olağanüstü toplantı ile ilgili bilgileri Özel İdarenin sitesinden alıp 10 gün sonra haber yapan bu mevkute bayat haberlerinin yanı sıra tekrar haberleriyle de biliniyor.


Bir gazete Sağlık Müdürlüğünün sitesinden eski bir haberi resimleriyle birlikte almış, geçen cumartesi günü çıkardığı sayıda yeni bir haber gibi kullanmış.


Bir gazete cumartesi günkü sayısında cezaevinden adam kaçırmış, diğeri yakalamış.


Gel de okur ol da kafan karışmasın.


Bir gazete Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi&8217;nin internet sitesinden 14-18 Haziran 2010 tarihleri arasında verilen ve bizimde o zaman haberini yaptığımız ilk yardım eğitimi ile ilgili bilgi ve resimleri almış, 27 Eylül 2010 tarihli sayısında haber yapmış.


Sadece bununla kalmamış, 10 Haziran 2010 günü Dr. Ahmet Çatı tarafından verilen viral hepatitler konulu eğitimi, şimdi sıkı durun 5 Ocak 2009&8217;da Selda Tekbaş tarafından verilen verem konulu hizmet içi eğitimi ve 16 Aralık 2009&8217;da verilen hasta hakları eğitimini de haber yapmış. Bunları yeni bir haber gibi vermiş.


Bitmedi. Adı Hergün olan bu gazete Diş Merkezinde adeta maden bulmuş.


Merkezin sitesinde &8220;diş sağlığı&8221; yazan bölümü tıklamışlar, hamilelikte diş sağlığı, ağız bakımı, koruyucu uygulamalar, diş hekimi kontrolü ve sık sorulan sorular konu başlıkları altında verilen bilgileri de almışlar ve haber yapmışlar.


Bu bilgiler buraya konalı yıl oldu. Eski haber ve resimlerden yeni haber yapan bu gazetenin maşallahı var doğrusu.


Benim anlamadığım bunu yapanlar hiç mi utanmazlar, sıkılmazlar.


Ayıp denen bir şey var. Meslek etiği, kuralı ilkesi, prensibi, kaidesi diye bir şey var.


Bunların daha önce kullandıkları bazı haberleri ters yüz edip, orasını burasını değiştirip yeni habermiş gibi kullandıkları da oldu.


Böyle haberleri tespit edip belgeledim ve daha önceki yazılarımda da yüzlerine vurdum.


Bunların spor muhabirliğini yapan çocuk da Antalya&8217;da yayınlanan bir gazetede çıkan başkasına ait köşe yazısını alıntılayıp bazı yerlerinde küçük değişiklikler yaparak kendi yazısıymış gibi kullanmıştı.


Bu çocuğun başka alıntılarını da yakaladım ve yaptığı yanlışı yüzüne tokat gibi çarptım.


Kime söylüyorsun. Utanma, sıkılma yok ki anlasınlar.


28 Eylül tarihli sayılarında Ticaret ve Sanayi Odasının Defterdar&8217;a verdiği veda yemeğini TSO&8217;nun sitesinden alıp haber yapmışlar.


TSO&8217;nun Defterdar&8217;a verdiği veda yemeği 24 Eylül&8217;de haber oldu, bu gazete bunu 29 Eylül&8217;de verdi. Anlayacağınız yine bayat, eski ve kullanılmış haber.


27 Eylül tarihli sayılarında da bizim birkaç gün önce kullandığımız birçok haber var.


O gün bu kadar çok bayat haber yaptıklarına göre heyecanlı bir gün geçirmişler anlaşılan.


Zaten manşetlerinden belli. Milli Eğitim Müdürümüzün yaptığı açıklamayı 9 sütuna manşet yapmışlar. Haberin başlığı da &8220;Pusula gazetesi kamuoyunu yanılttı&8221;


Belli ki çok sevinmişler. Fırsattan istifade hemen içlerindeki kini ve nefreti kusmuşlar. Bu davranış biçimi kendilerine pek yakışmış.


Kamuoyunu kimin yanılttığı ortada. Yakında Kamu İhale Kurumu bu işe yapılan itirazı karara bağlar.


Dua edin de kurum size bu manşeti yalattırmasın.


O zaman Milli Eğitim Müdürü herhalde Pusula&8217;dan özür diler ve sizde aynı şekilde 9 sütuna &8220;Milli Eğitim Müdürü kamuoyunu yanıltmış, Pusula&8217;dan özür dileriz&8221; manşetiyle çıkarsınız.


Bizim Cuma günü yaptığımız haberi pazartesi günkü sayısında bizim haberimiz doğrultusunda manşetinden işleyen bir gazete de Milli Eğitim Müdürünün açıklamasını haber asılsız başlığıyla vermiş.


Haber asılsız demekle sadece bizim haberimize değil dolaylı yoldan konuya girdiği için aynı zamanda kendisinin yaptığı habere de asılsız diyor.


Yapılan hareket bir insanın silahla kendini vurmasına benziyor.


Bu da başka bir gazetecilik faciası. Hata çok, hangi birini yazalım.


Bartın&8217;da gazetecilik epeydir dalgalanıyor.


Bir süre sonra durulacak. Bekleyelim görelim.



Taşımalı eğitim ve sıcak yemek konusu



36 okulda 8 bin civarında öğrencinin öğle yemeğini hazırlama görevini üstlenen öğretmenevine bu işin yasalara ve yönetmeliklere aykırı bir şekilde verildiğini belgeleriyle ortaya koyan ve yapılan işin yerine dikkat çekip sağlıksız olduğunu savunan haberimiz gündem yarattı.


Haberimiz bir hafta boyunca konuşuldu, halen de konuşulmaya devam ediyor.


Yetkililer &8220;burası Türkiye olur böyle vakalar&8221; dedirtecek bir davranış biçimiyle yanlış da olsa yaptıkları işi savundular.


Milli Eğitim Müdürlüğü yaptığı açıklamada istediği sorulara yanıt verdi, istemediklerine vermedi.


Biz bu açıklamanın üzerine yanıtlanmayan sorularımızı bir kez daha gündeme getirdik ve ayrıca yeni sorular yönelttik.


Bu sorularımıza yanıt gelmedi. Sessizliği hatalarını anladılar diye yorumluyoruz.


Bir şeyi özellikle dikkatinize sunmak istiyorum.


Milli Eğitimin açıklamasında yemeklerin hazırlandığı yer şöyle iyi, böyle iyi diyor, burasının mutfak olduğu ifade ediliyor ya tabi bunlar hep lafta.


Sayın Müdürümüze soruyoruz; Bizim haberlerimizde sığınak, sizin açıklamanızda mutfak olarak geçen tartışma konusu yeri açıklamayı yaptığınız gün neden gazetecilere göstermediniz?


Ses var, görüntü yok. Hiç inandırıcı değil.


Bu saatten sonra burası gazetecilere açılsa bile bir şey ifade etmez.


Bir hafta içinde ortalık zaten güllük gülistanlık olmuştur.


Bu arada biliyorsunuz bir de sıcak yemek konusunu gündeme getirdik.


Tartışma konusu iş kuru kumanyadan oluşuyor.


Yani taşımalı eğitim gören 36 okulda yaklaşık 8 bin öğrenci soğuk sandviç, kek, simit, ekmek arası salam, sosis, börek gibi &8220;fast-food&8221; tabir edilen ve uzmanlar tarafından sakıncalı olduğu belirtilen yiyeceklerle besleniyor.


Sağlık Bakanlığının bu konuda uyarıları da var. Bakanlık, yaptığı açıklamalarda, ayak üstü beslenme olarak da bilinen fast-food ürünlerin özellikle çocuklar ve gençler üzerinde yetersiz ve dengesiz beslenme ile birlikte çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığını belirtiyor.


Demek ki Bartın&8217;da 36 okuldaki 8 bin civarındaki öğrenci, bırakın işin yapıldığı yeri ve öğretmenevinin bu işi yapıp yapamayacağını, verilen fast-food türü yiyeceklerle sağlıksız besleniyor.


Ortada böyle bir sorun da var. Olaya neresinden baksanız yanlışlık, hata ve sorun görünüyor.


Yaptığımız araştırmada Ulus ilçesinde taşımalı eğitim kapsamında 4 okulda öğrencilere sıcak ve sulu yemek verildiğini öğrendik.


İlçesi il merkezini geçmiş. Yurt çapında çok sayıda il ve ilçede taşımalı eğitim gören öğrencilere sıcak ve sulu yemek veriliyor.


Bartın&8217;daki öğrenciler bundan neden mahrum?


Öğrencilere sıcak ve sulu yemek vermek, onların sağlıklı beslenmesini sağlamak çok mu zor?


Bunun için kaynak mı yok?


Eğitime verdiğimiz önem bu mu?