Aslında yazının mesajı en sonda&[#]8230;

Ama neden oraya geldiğimize gelince;

Karaelmas Gazeteciler Derneği (KGD) 10&[#]8217;uncu yaşını kutluyor.

Bir arayış ve mesleki duruş özlemiyle kurulan KGD&[#]8217;ye pek çok kişi emek verdi.

Bugün içinde olan-olmayan herkese teşekkür etmek gerek.

Zonguldak gibi yerlerde bir şeyler ürettiğiniz için hedef olmak kolaydır.

Çünkü ürettiklerinizin içinde her zaman eksik ya da fazla vardır.

Üretmediğiniz sürece sorun olmaz.

Renk vermediğiniz zaman sorun olmaz.

[*] [*] [*]

KGD de bu üretme çabası içinde mesleki yol gösterdi.

&[#]8220;Eğitim, eğitim, eğitim&[#]8221; dedi.

&[#]8220;Mesleki vefa&[#]8221; dedi.

&[#]8220;Doğru, ilkeli ve sorumlu gazetecilik&[#]8221; dedi.

&[#]8220;Mesleki kalite&[#]8221; dedi.

&[#]8220;Zonguldak&[#]8221; dedi.

&[#]8220;Zonguldak&[#]8217;ın sorunları&[#]8221; dedi.

Kurumların basına olan olumsuz bakış açısını değiştirme adına çaba gösterdi.

[*] [*] [*]

Tüm bunları yaparken hedef oldu.

Hem de bu derneğin çabalarından en fazla nasiplenen meslektaşlarımız tarafından.

Hem de bu derneğin çabalarını ve niyetini ağzına bile alamayacak kadar basit kişilikler tarafından.

&[#]8220;Ben niye üretemedim, ben neden daha iyisini yapamıyorum?&[#]8221; diye kendisini sorgulaması gerekenler, iyi niyetli tüm çabalara dil uzatmaya kalktılar.

Ahlaksızlar, &[#]8220;ahlak dersi&[#]8221; vermeye kalktı.

[*] [*] [*]

Basının durumu ortada&[#]8230;

Bireysel farklılıklar olsa da, hepimiz aynı tavanın içindeyiz.

İnsanların medyaya bakışı ortada&[#]8230;

Kent bu durumdaysa, basının ve basın adına yapılan her türlü rezilliğin bunda payı var.

Yorum farkları değil kastettiğim.

Yayın politikaları hiç değil.

Gazetecilik adına yapılan rezillikler.

Bugünün sorunu değil bu.

Dünün de değildi yalnızca.

Yarın da yaşayacağız bunları.

Ortada genel bir hastalık vardı.

KGD, bu hastalığı elinden geldiğince durdurma amacıyla yola çıktı.

Eksik-fazla yapmaya çalıştı.

Amacından ve samimiyetinden hiç vazgeçmedi.

[*] [*] [*]

KGD, bugüne kadar pek çok etkinlikle istedi ki;
Gazeteciler biraz da kendisini sorgulasın&[#]8230;

Gazetecilik gelişsin&[#]8230;

Gazeteciliğe biraz olsun saygınlık gelsin&[#]8230;

Muhabirin bir değeri olsun&[#]8230;

Emeğin bir değeri olsun&[#]8230;

Bu felsefeye inananların söz sahibi olduğu bir mesleki örgütlenme olsun&[#]8230;

Eksikler de konuşulsun, fazlalıklar da&[#]8230;

Yanlışlar da konuşulsun, doğrular da&[#]8230;

Ama kimse mesleki değerleri kendi egosuna alet etmeye kalkmasın&[#]8230;

Ki bugüne kadar yapılan pek çok üye ve eğitim toplantısında bunlara tanık olduk, yaşadık.

[*] [*] [*]

KGD, uygulamada her ne kadar istediğini tam olarak yapamamış olsa da, hep samimi oldu.

Ancak hepimiz üzülerek görüyoruz ki, insanoğlu kendisi istemedikçe; eğitimmiş, çabaymış, vefaymış, çok fazla anlamı yok.

Sonunda anlamak isteyen anlıyor.

Bir insan değişmek, gelişmek istemiyorsa, ne yapsanız nafile&[#]8230;

Şaklabanlıkların, şarlatanların ve bir dilim pastanın fikirlerden daha fazla benimsendiği, tartışıldığı ve alkışlandığı yerde kimseye kızmamak gerekir.

KGD, bu bağlamda tüm iyi niyetiyle mesleki hassasiyetlerin gelişmesi adına kendisini bile tartışmaktan kaçmadı.

Emeği, saygıyı, vefayı savundu.

Savunmaya da devam ediyor.

Kişilerin bireysel memnuniyeti adına değil, mesleki doğrular adına daha yüksek sesle savunmak zorunda.

[*] [*] [*]

Çünkü basının ve basın adına yapılan rezillikler ortada.

KGD&[#]8217;nin bir parçası olmaktan gurur duyanlardanım.

Başta Başkanımız Osman Sav olmak üzere, emeği geçen herkese, kendi adıma teşekkür ediyorum.

Farklı nedenlerden ötürü ayrılmış olan arkadaşlarımız dahil&[#]8230;

[*] [*] [*]

Gerçek olan bir şey var ki, gazetecilere en büyük kötülüğü, yine gazeteciler yapıyor.

Bu genel sorun içinde örnekler vererek başkaları gibi davranamam.

Herkesin yazdığı kendine&[#]8230;

Ama haber rekabetinin değil, &[#]8220;b..&[#]8221; atma rekabetinin yaşandığı bir medya dünyasında; siyasetçilerin, bürokrasinin, okurların medyaya iyi gözle bakmasını, saygı duymasını beklemek mümkün değil.

Bunca adamı eleştirirken, bunca yöneticiye akıl verirken, dönüp kendimize bir bakmamız lazım.

Biz kimiz?

Biz neyiz?

Ne kadar doğruyuz?

Ne kadar dürüstüz?

Ne kadar samimiyiz?

Ne kadar özeleştiri yapıyoruz?

Ne kadar gazeteciyiz?

Ne kadar insanız?