Ak Parti´nin TBMM Başkan Adayı Mehmet Ali Şahin oldu.


İki yıldır Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan´dı.


Böylece Bakansız Zonguldak Toptan´ı da kaybetmiş oldu.


Bundan sonrasını çok merak ediyorum.


Zonguldak Toptan´dan çok şey bekliyordu.


Daha agresif, daha sahiplenici olmasını bekledi.


Zonguldak dışındaki illerde Toptan´a özel bir sempati vardı.


Gittiğimiz toplantılarda karşılaştığımız gazetecilerden bu yönde sözler duyuyorduk.


Ak Parti´nin radikal kanadının talepleri yönünde set gibi görünüyordu.


Denge adamıydı.


Oysa Zonguldak olaya bu tarafından değil hizmet tarafından baktı.


Beklentiler büyüktü.


Ve Bakansız kalmış Zonguldak´ın tek umudu Köksal Toptan´dı.


Ancak Toptan kendine has yapısıyla sakin biriydi.


Meclis Başkanlığı görevinin ikinci ayında ilk röportajı yapan gazeteci olduğumu kendisinden öğrenmiştim.


Röportaj sırasında Toptan "Yüz civarında röportaj teklifi var. Değerini bil" diyerek takılmıştı.


O gün birçok şey konuştuk.


Ve kendisinden beklentilerin farkında olduğunu söylüyordu.


Ancak Meclis Başkanı olmasının Bakanlara talimat yağdırma anlamına gelmeyeceğini, böyle bir yaklaşımın kendisinden beklenmemesi gerektiğini vurguluyordu sözlerinde.


Öyle oldu.


Bazen bizlerin beklediği çıkışları yapmadı, bazen de konumu gereği siyasi söylemlerini ve katkılarını basın önünde anlatmadı.


Faydası olmadı demek haksızlık olur.


Ama kimsenin hakkını gasp etmeden Zonguldak´a çok daha fazla hizmet gelmesinde yardımcı olabilirdi.


Bundan sonra siyasi konjektör içinde nerede yer alacak merak ediyoruz.


Daha önce artık torunlarıyla ilgilenmek istediğini söylemişti.


Bundan sonra daha sakin bir hayatı sürdüreceğini zannediyorum.


Siyasetin kendisine bahşettiği görevlerin zirvesinde nokta koymayı başarabilir mi?


Bunu zaman gösterecek.


Sayın Toptan´ın Meclis Başkanlığı döneminde keşke bir şeyleri daha hızlı değiştirebilseydik.


Ama olmadı.


Yine de kendisini verdiği çaba ve gösterdiği gayretlerden dolayı kutluyoruz.


Asıl soru şu?


Şimdi ne olacak?


Zonguldak´ı hangi milletvekili hangi sıfatla temsil edecek?



Ölenler sorumlu!


Ölenler sorumlu!


Kaçak ocaklarda yaşanan ölümler her zaman tartışmayı tetikliyor.


Dün TTK Genel Müdürü Rıfat Dağdelen ile görüşürken çözüm konusunda iyi niyetli olduğunu gördüm.


Rödövansçıyı uyarıyor.


"Sahanda kaçak köçeğe izin verme" diyor.


Ancak bu şifai bir baskı.


Yasanın bu bağlamda rödevançıyı bağlamadığının altını çiziyor.


Yani yasal bir boşluk söz konusu.


Yasa tam olarak rödevançıya; "Kardeşim sahanda en ufak bir köstebek yuvası bulursam sorumlusu sensin. Adam ölürse sorumlusu sensin" demiyor.


Dolayısıyla da rödevansçılardan isteyen kaçakçıyı görüyor, istemeyen görmüyor.


Aralarında; "Kaçakçıyı karşıma alıp, başıma iş alamam" diyen rödevansçılarda var.


Sözleşme maddelerinde böyle bir düzenleme yapılmak istense rödevansçı buna karşı çıkar.


Peki o zaman sorun nasıl çözümlenecek.


Bunun üzerine kurumların bir araya gelerek kafa yorması gerekiyor.


Mutlaka bir çözümü olmalı.


Bu yasal boşluk içinde her ölenin ocak sahibi olduğunu kabul edeceğiz.


Ölenlerin tek sorumlu tutulduğu yerde çözüm gelmez.


Küçük bir önerim.


Kurumlar medyanın da bu konularda görüşünü mutlaka almalı.



Başın sağolsun Sonay


Zirve Gazetesi´nden Sonay Baltacıoğlu babasını kaybetti.


Osman Sav ile birlikte ZKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi´ndeyken ziyaretine gittiğimiz Gültekin Bey´i uzun süre dinlemiştik.


Söyleyeceği çok şey vardı.


Ruhu hala askerdi.


Milletvekili Polat Türkmen´in kulaklarını da çok çınlatmıştı!


Kendisine Allah´tan rahmet, Sonay arkadaşımıza ve ailesine sabır diliyorum.


Başın sağ olsun Sonay.


Babalar bunu hep yapar.


Yeter ki evlatlar yapmasın