Zonguldak´ın şu anda masada bulundurması gereken en önemli projesi Filyos Vadi Projesi&[#]8217;dir. Eğer bu proje hayata geçirilecekse biz de Zonguldak olarak bu projeye odaklanmalıyız. Sürekli bu konuyu telaffuz etmeliyiz.

Filyos Vadi Projesi hayata geçerse havaalanı sorunu da, karayolu sorunu da, demiryolu sorunu da kendiliğinden çözülür. Ankara&[#]8217;nın başını Filyos konusunda ağrıtmalıyız. ÇATES, TTK, havaalanı diye gidip geldiğimiz sürece elimiz boş döneriz.

Çünkü TTK desek; &[#]8220;Zaten zarar ediyor&[#]8221; diyecekler.

ÇATES desek; &[#]8220;Yeter bizi kazıkladığınız&[#]8221; diyecekler.

Havaalanı desek; &[#]8220;Uçan oldu da biz mi uçurmadık?&[#]8221; diyecekler.

Bakın, artık TTK&[#]8217;ya işçi alımı durdu.

Bunun anlamı şu: Özelleştirme teklifine sıcak bakmazsanız kapanır gidersiniz&[#]8230;

ÇATES de öyle&[#]8230; Bakın Eren&[#]8217;e&[#]8230; ÇATES gibi mi çalışıyor?

Adamlar geldiler, kısa sürede Türkiye&[#]8217;deki ilk 500 firma arasına hızlı bir şekilde girdiler.

Hükümet diyor ki; &[#]8220;Toplu satıştan ayır dediniz ayırdık. Verin parayı, alın ÇATES&[#]8217;i.&[#]8221;

Biz diyoruz ki; &[#]8220;Devlette kalsın, biz mal satalım.&[#]8221;

O devir geçti&[#]8230;

Artık başka bir Türkiye var.

Eski kurullar, eski kurallar, eski alışkanlıklar yok artık.

Zonguldak´ın tek kurtuluş yolu Filyos&[#]8217;a yapılacak ciddi yatırımlar.

Üretim olacak, istihdam olacak.

Filyos tarafından ayrı bir şehir kurulacak.

Zonguldak kurtulacak.

Başka yolu yok.

Kıssadan Hisse: Kırlangıç hikâyesi

Kırlangıcın biri bir gün bir adama aşık olmuş. Her gün pencerenin önüne gelir onu izlermiş. Bir gün bütün cesaretini toplamış ve adama, &[#]8220;Hey adam. Ben seni seviyorum. Uzun zamandır seni izliyorum&[#]8221; demiş. Adam &[#]8220;Saçmalama. Sen bir kuşsun, ben ise bir insan. Durduk yere sen de nereden çıktın?&[#]8221; diye bunu içeri almamış, pencerenin önünden kovalamış.

Kırlangıç yine gelmiş &[#]8220;Tamam seni hiç rahatsız etmeyeceğim, sadece çok iyi dost olalım&[#]8221; demiş. Adam yine kabul etmemiş ve kovalamış. Kırlangıç tekrar gelmiş &[#]8220;Bak&[#]8221; demiş; &[#]8220;Hava çok soğuk. Seninle çok iyi arkadaş olalım. Beni içeri al, soğukta donacağım. Sıcak ülkelere göç etmek zorunda kalacağım. Lütfen beni içeri al.&[#]8221;

Adam yine almamış.

Kırlangıç çok üzgün bir şekilde başını önüne eğmiş ve gitmiş. Aradan çok zaman geçmiş, adam pişman olmuş. Yaz gelmiş, diğer kırlangıçlara sormaya başlamış. Ama gören olmamış. Sonunda danışma ve bilgi almak için bilge bir kişiye gitmiş, olanları anlatmış. Bilge kişi demiş ki: &[#]8220;Kırlangıçların ömrü altı aydır. Hayatta bazı fırsatlar vardır. Sadece bir kere elinize geçer. Değerlendiremezseniz uçup gider. Hayatta bazı insanlar vardır. Sadece bir kez karşınıza çıkar. Değerini bilmezseniz kaçıp gider ve asla geri gelmez. Dikkatli ol, farkında ol ve bir düşün bakalım acaba sen farkında olmadan bugüne kadar kaç kırlangıç kovaladın."

Günün Fıkrası: Politikacı!

İki emekli, parkta güvercinlere yem atıyorlardı.

Birinci ihtiyar; &[#]8220;Şu güvercinlere ne zaman yem atsam, siyasetçileri hatırlıyorum&[#]8221; dedi.

Diğer ihtiyar; &[#]8220;Neden?&[#]8221; diye sorunca ekledi: &[#]8220;Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar, havalanınca kafamıza sı.ıyorlar.&[#]8221;

Günün Sözü:

Deniz fırtınalarında olduğu gibi, ihtilallerde sağlam değerler dibe giderken, dalgalar hafif şeyleri su yüzüne çıkarır.

Balzac