Vefat eden anne babasının maaşını alabilmek için anlaşmalı olarak boşandıkları eşleriyle aynı evde oturmaya devam eden kadınlar hakkında haksız kazanç elde ettikleri gerekçesiyle nitelikli dolandırıcılıktan yasal işlem yapılıyor.
Sorun Türkiye&[#]8217;nin kanayan yarası.
Yasaların boşluklarından yararlanan uyanık çiftler kendilerini bir güzel maaşa bağlattırıyorlar.
Bu şekilde milyonlarca lira heba oluyor.
Uygulama bilhassa bölgemizde çok yaygın.
Buna dur demek için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kanununa bir madde konuldu.
SGK Müdürlükleri bu maddeye göre bölgelerinde inceleme araştırma başlattı.
Bartın&[#]8217;da yapılan işlemlerin sonucu açıklanmadı ama Zonguldak&[#]8217;ta 3 bin kadının eşinden anlaşmalı boşandığını biliyoruz.
Bu durumdaki çiftler mahkemeye veriliyor, haklarında dava açılıyor, o güne kadar aldıkları paralar faiziyle birlikte geri isteniyor, ayrıca hapis ve para cezası veriliyor.
Bir hukukçu bana SGK&[#]8217;daki ilgili maddenin maaş için anlaşmalı boşanan çiftlere dur demeye yetmeyeceğini söylemişti.
Nitekim öyle oldu.
Zonguldak&[#]8217;ta ölen babasının emekli maaşını alabilmek için eşiyle anlaşmalı boşanma yaparak birlikte yaşamaya devam eden bir kadın maaşı kesilince mahkemeye itiraz etmiş.
İş Mahkemesine başvuran kadın maaşının kesilmesinin anayasaya aykırı olduğunu savunmuş.
Mahkeme kadını haklı bulmuş.
Haklı bulmakla kalmamış, SGK&[#]8217;nın maaş kesintisi uygulamasına gerekçe gösterdiği ilgili maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını kararlaştırmış.
Karar örnek teşkil edecek ve haklarında işlem yapılan kadınlar da İş Mahkemesine başvurarak haklı çıkacaklar.
Daha önce yurt çapında bazı yerlerde Ağır Ceza Mahkemelerinin bu konuda verdiği hapis ve para cezaları vardı.
Bildiğim kadarıyla bunlar Yargıtay&[#]8217;dan dönmüştü.
Bu konuda yeterli bir yasal düzenleme yok.
Zonguldak örneğinde olduğu gibi SGK&[#]8217;nın ilgili maddesi de yeterli değil.
Eşiyle maaş için anlaşmalı boşanma yapan kadına senin boşandığın adamın evinde ne işin var diyebilir misiniz?
Erkek ya da kadın ister evli olsun ister bekar, ister boşanmış olsun ister boşanmamış istediği kişiyle birlikte yaşayabilir.
Mevcut yasalarımız buna bir şey demiyor.
Eskiden olduğu gibi zina suç olsaydı böyle olmazdı.
Siz zinayı suç olmaktan çıkarırsanız, fuhşun cezasını yok denecek kadar az hale getirirseniz olacağı budur.
Eğer zina suç olsaydı eşiyle anlaşmalı boşanma yapan kadın kocasıyla aynı evde tekrar yaşayamazdı.
Bu sorunun çözümü için yeni bir yasal düzenleme gerekiyor.
Ancak ne kadar yasal düzenleme yapsanız da zinayı suç haline getirip fuhşun cezasını artırmadıktan sonra hiçbir işe yaramaz.
Kadının vefat eden anasının babasının emekli maaşını alabilmesi için bekar olması ya da eşinden gerçekten boşanmış olması lazım.
Eşiyle maaş için anlaşmalı boşanma yapan on binlerce kadın göz göre göre haksız kazanç elde ediyor.
Bu konuda daha önce de çok yazı yazdım.
Aynı zamanda avukat olan iktidar partisi milletvekilimiz Sayın Yılmaz Tunç bir yazımıza verdiği cevapta SGK&[#]8217;daki düzenleme ile sorunun çözüleceğini söylemişti.
Bizde görüştüğümüz hukukçuların farklı düşündüklerini, sorunun bu şekilde çözülemeyeceğini ifade etmiştik.
Sanıyorum dediğimiz gibi oldu.
Zonguldak&[#]8217;taki gelişme üzerine konuyu bir kez daha işleme imkanı bulduk.
Bu yüzden her ay milyonlarca lira boşa gidiyor.
Bizim böyle bir lüksümüz yok.
Yazık günah.
Takvim yapraklarımız özel günlerle dolu.
Bunlardan bazısı çok özel.
19 Eylül&[#]8217;de işte onlardan biri olan Gaziler Günü&[#]8217;nü kutladık.
Gazilerimizi o gün minnet duyguları ile hatırlayıp andık, onlarla yakından ilgilendik, dertlerini dinledik, ellerini öptük, saygı ve sevgi gösterdik.
Özel günlerin iyi bir yanı varsa o da hatırlamaya ve anmaya vesile oluyor.
Bizde toplum olarak senede bir gün de olsa gazilerimizi hatırlamış ve anmış olduk.
O gün bu görevi yap(a)mayanlar da oldu.
Önce kendimizden pay biçelim ve gelin birlikte basının Gaziler Günü&[#]8217;ne verdiği öneme bakalım.
Bartın&[#]8217;da 6 tane günlük gazete var ama o gün yapılan törenle ilgili haber ertesi günü biri bizimki olmak üzere sadece iki gazetede vardı.
4 gazete Gaziler Günü&[#]8217;nü atladı.
Bu gazeteler törene muhabir gönder(e)medi.
Bilgiler ve fotoğraflar elektronik posta ile hazır bir şekilde gelseydi, kullanırlardı.
Şimdiden rica edelim de Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği bir daha ki Gaziler Günü&[#]8217;nde basına yardımcı olsun.
Sevaba girerler.
Basında ortaya çıkan tablo gazilerimize bakış açımızı yansıtıyor.
Durum ne yazık ki böyle.
Gazilerimize, gazilik müessesesine gereken önemi vermiyoruz.
Bakın biz Kore Gazisi Hüseyin Sarıcaoğlu ile baba oğul gibiyizdir.
Zaman-zaman oturup sohbet eder dertleşiriz.
Hüseyin amca 80 yaşında.
Gezmeyi ve hayvanları çok sever.
Ankara&[#]8217;ya İstanbul&[#]8217;a sık gidip gelir.
Bir ara Antalya&[#]8217;yı da ikinci adresi yapmıştı.
Belediye otobüslerinde gençlerin gazilere yer göstermediğini, gençler otururken kendisinin çok ayakta durduğunu söylüyor.
Bu sadece bir örnek.
Toplum olarak çoğu zaman gazilerin varlığından haberdar bile değiliz.
Hüseyin amca gazilere uygulanan elektrik indiriminde sorun yaşadığını da söylüyor.
Yaşına başına, madalyasına bakmadan kendisini uğraştırmışlar.
Gazilere verilen maaş da kendilerine verilen değer gibi yetersiz.
Maaş konusunda mutlaka iyileştirme yapılması gerekiyor.
Tabi en büyük iyileştirme kafalarda yapılacak iyileştirme.
Reformlardan, yasalardan, anayasalardan önce zihniyetimizi değiştirmeliyiz ki gazilerimize gereken değeri verebilelim.
Bir de bizim 8 Nisan Gazi Günümüz vardı.
Bu da Bartın için anlamlı ve özel bir gündü.
Bu özel gün gazi oldu.
Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk&[#]8217;ün Bartın&[#]8217;a armağanı olan bu günü bir kutluyoruz, bir kutlamıyoruz.
Bu yıl 8 Nisan&[#]8217;da kutlama yapılmadı.
Daha önce 1999&[#]8217;da unutulmuştu.
Yılını yanlış hatırlamıyorsam 2007&[#]8217;de dönemin Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ali Kaya ve arkadaşları tarafından yapılan girişimlerle yeniden kutlanmaya başlanmıştı.
2007 ve 2008&[#]8217;den sonra 2009&[#]8217;da da kutlama yapılırken 2010&[#]8217;da yine yok.
8 Nisan Gazi Günü, düşman işgaline uğramadığı için kurtuluş günü olmayan Bartın&[#]8217;da kutlanması gereken bir gün.
Bu günü yeniden kutlamaya başlarsak hem gazilerimizi senede iki defa anmış olacağız hem de büyük önder Atatürk&[#]8217;ün armağanına sahip çıkmış olacağız.
Gazilerimizi sözde değil özde analım, onları sadece Gaziler Günü&[#]8217;nde değil her gün hatırlayalım, sevgi ve saygı gösterelim.