Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanları, seçim öncesinde işçi çıkarmayacaklarının sözünü verdiler!

Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, canlı yayınlarda, “Bir kişi işten çıkarılırsa, bana gelsin. O işçiyi, işe ben koyacağım” dedi!

Ankara Büyükşehir Belediyesi, binlerce kişiyi kapının önüne koydu!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 10 bine yakın kişiyi kapının önüne koydu!

İş mahkemeleri hala sonuçlanmadı!

Zonguldak’ta da böyle bir risk var!

Belediye çalışanları, “Başkan değişirse, maaş alabilir miyiz?” diye endişe ediyordu!

Belediye çalışanları şimdi ise, “Başkan değişirse, işimizden olur muyuz?” endişesi içindeler!

CHP döneminde sokakta gezen insanlar, Zonguldak Belediyesi’nden maaş alıyordu!

Parti yöneticileri, gençlik kolları filan!

Hatırladınız değil mi?

"Eski Zonguldak" ile "Yeni Zonguldak" tartışması bu yüzden yapılıyor!

Biz bize rezillik!

Zonguldak’ta kadının biri, her geçen gün yeni bir skandala imza atıyor!

Kadını uyardılar, kocasını uyardılar!

Ama kadın dizginlenemiyor!

Hafta sonunda alkollü bir mekanda rezillik çıkarmış!

Önce bir hekime musallat olan kadın, sonra agresif davranışları nedeniyle kendisine bakan adama dalmış!

Adama "yancı", karısına "varoş" demiş!

Ortalık karışmış!

Adamı zor sakinleştirmişler!

Kadını mekandan zor çıkartmışlar!

Mekancı çaresiz kalmış...

“Biz, kendisine rezervasyon yapmıyoruz! Başka isimlerle rezervasyon yaptırıp geliyor! Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Kocasının hatrına yaptıklarına göz yumuyoruz” demiş!

Olay, psikolojik bir vaka olmanın ötesine geçmiş, toplumsal sorun olmaya başlamış!

Daha büyük sorunlar yaşanmadan bu kadına biri "dur" demeli!

Çoluk-çocuğuna yazık!

Adın değil, ahlakın güzel olacak!

Önce size o bilindik hikayeyi anlatayım...

“Vakti zamanında bir adam, oğlundan çok çekmiştir. Oğlu, adamı canından bezdirmiş ve babası en sonunda oğluna, 'Senden adam olmaz' demiş. Oğlu da bu söze epey içerlenmiş. Okumuş, daha sonra kaymakam olmuş.

Bir gün kaymakam, babasını getirmeleri için adamlarını çağırmış, 'Filanca köyde, filanca evde bir adam var. O adamı buraya getirin' diye de emir vermiş. Kaymakamın emriyle adamları da harekete geçmiş. Denilen yerde, denilen evdeki adamı bulmuşlar ve kaymakamın huzuruna getirmişler. Yaşlı adam, epey bir endişelendikten sonra kaymakamın huzuruna gelmiş.

Kaymakam, babasının karşısına geçmiş ve 'Yaa, baba... Sen bana 'Adam olamazsın' dedin ama bak okudum, kaymakam oldum' demiş.

Baba, bulunduğu konumdan hiç rahatsızlık duymadan koltuğunda oturan oğluna şöyle demiş:

'Oğlum, ben sana 'Kaymakam olamazsın' demedim ki 'Adam olamazsın' dedim. Bak hala adam olamamışsın. Adam olsaydın, babanı ayağına çağırmaz, kendin gelirdin.”

Bu ve buna benzer çok örnek var.

Vakti zamanında FETÖ’nün okuluna gönderdiği çocuğunun ücretini, arkadaşının kartından geçiren ve arkadaşının ceza almasına neden olan ve sonra onunla ilişkisini kesen kişinin, karakterinden sonra ağzı da bozulmuş!

Biz, sana "Müdür yardımcısı olamazsın" demiyoruz!

"Müdür yardımcısı" olabilirsin!

Belki "müdür" bile olabilirsin!

Ama "adam" olamazsın!