Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde bir fetva verdi.

Kuvvetler ayrılığı (yargı-adliye, yasama-meclis, yürütme-hükümet) prensibini tartışma konusu yaptı.

Yargının yürütmeyi engellediğini söyledi. Daha sonra çark etti.

Kuvvetler ayrılığı prensibini en iyi savunan partinin kendileri olduğunu söyledi.

Biliyorsunuz, uzun bir süredir de &[#]8220;başkanlık rejimi&[#]8221;ni ısıtıp ısıtıp gündeme taşıyor.

Kısacası, Sayın Erdoğan, &[#]8220;tek adam&[#]8221; olmanın peşinde.

Türk filmlerinin Cüneyt Arkın&[#]8217;ı gibi olmak istiyor,

&[#]8220;Atalarım&[#]8221; dediği Osmanlı hükümdarlarının &[#]8220;Cihan Padişahı&[#]8221; ünvanını hayal ediyor.

Onun için gazetecilere, karikatüristlere dava açıyor.

Vatandaşa, &[#]8220;Ananı da al git!&[#]8221; diyebiliyor

Her konuşmasında, herkese fırça atabiliyor, hakaret edebiliyor.

En sonunda 3 bin polisle Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) gibi saygın bir üniversiteyi basabiliyor.

[*] [*] [*] [*]

Şimdi tüm bunlara bakıp Erdoğan&[#]8217;a kızabilirsiniz.

Bence kızmayın.

Niye mi?

Bu topraktan, bu ürün alınır da ondan.

&[#]8220;Diktatörlük&[#]8221; hevesi sadece Erdoğan&[#]8217;da mı var?

&[#]8220;Diktatörlük&[#]8221; de demeyelim.

Benim anlatmak istediğimi tam ifade etmiyor çünkü.

Konuyu biraz daha açalım.

[*] [*] [*] [*]

Bu ülkenin aydını, asker-sivil bürokratı ve de politikacısı, kendini &[#]8220;kurtarıcı&[#]8221; olarak görür.

Sanki Allah onları dünyaya, &[#]8220;Git, kurtar!&[#]8221; göreviyle gönderdi.

[*] [*] [*] [*]

Kendilerini, &[#]8220;Âleme nizam vermek&[#]8221; ile görevli sayan Osmanlı Padişahlarını bir tarafa bırakalım.

Osmanlının son dönemindeki Jön Türkler-İttihat ve Terakki Hareketi, halk adına adalet ve müsavat (eşitlik) isterken, nasıl bir duygu içindeydiler?

Elbette aynaya baktıklarında birer &[#]8220;vatan kurtarıcı&[#]8221; görüyorlardı.

Daha sonra; kurtuluş ve kuruluş koşullarının zorunlu kıldığı Atatürk&[#]8217;ün &[#]8220;tek adam&[#]8221;lığı

Sonra &[#]8220;Milli Şef&[#]8221; İsmet İnönü&[#]8230;

Sonra &[#]8220;Yeter, söz milletin&[#]8221; diyerek iktidara gelen, ama gerçek bir diktatöre dönüşen Celal Bayar-Adnan Menderes ikilisi.

&[#]8220;Yollar yürümekle aşınmaz (Türkçesi: Yürüsünler&[#]8230; İpime değil)&[#]8221; diyebilen Süleyman Demirel.

&[#]8220;Bize oy vermeyen patates dinindendir&[#]8221; raconunu kesen Necmettin Erbakan.

Alparslan Türkeş, zaten &[#]8220;Başbuğ&[#]8221;.

Kenan Evren, Faşist Cunta Lideri&[#]8230;

Demirel, Erbakan, Türkeş, Ecevit, Baykal kendi partilerinde çok mu demokratlardı?

Ya parti üyeleri, hiçbiri sıra neferliğine razı değil. En alçakgönüllüsü kurmay yüzbaşıdır.

Bizim siyasi tarihimiz de aslında bir bakıma doğranmış-tasfiye edilmiş muhalifler tarihi değil midir?

Yani?

Yani, üzüm üzüme baka baka kararır.

Ve bu topraklar daha çok &[#]8220;Mareşal Tayyip&[#]8221; çıkarır.

[*] [*] [*] [*]

İşte böyle&[#]8230;

Bu toprağın yapısı bu&[#]8230;

Isırgan tohumu ekilmiş.

Boşuna gül bitmesini beklemeyin.

Erdoğan da bu tarlanın normal ürünü&[#]8230;

Sadece bu saydıklarımdan biraz daha muhteris, yani hırslı&[#]8230;

Bu nedenle kendini tutamıyor, falso veriyor, çam deviriyor.

Belki de bilinçli yapıyor, &[#]8220;iki adım ileri, bir adım geri&[#]8221; gibi. Sonuçta bir adım atmış oluyor.

Mehter takımı gibi, ağır, ama sağlam bir ilerleyiş yani&[#]8230;

[*] [*] [*] [*]

Bu senaryoda bir eksiğin farkına vardınız mı?

Filmin gerçek &[#]8220;esas oğlanı&[#]8221;, yani Cüneyt Arkın&[#]8217;ı yok.

Yani;

Bizim, solcuların, ezilen, sömürülen Türk halkı&[#]8230;

Milliyetçilerin, &[#]8220;Tanrı Dağı kadar Türk, Hıra Dağı kadar Müslüman&[#]8221; milleti&[#]8230;

Kendini &[#]8220;Allah&[#]8217;ın vekili&[#]8221; zanneden İslamcılarımızın &[#]8220;Kavm-i Necip Arap&[#]8217;tan&[#]8221; aşağı gördükleri ümmeti.

Yani yarım santim bile gelmeyen kaymağın altındaki bir kazan dolusu süt ortada yok.

Var olmasına var da, var olduğunun bilincinde değil.

Şöyle bir silkinip ayağa kalkamıyor.

&[#]8220;One minute&[#]8221;, &[#]8220;ben de varım&[#]8221; diyemiyor.

O çekirdek çitleyip, evlenme programlarını, futbol maçlarını izlemeye devam ediyor.

[*] [*] [*] [*]

Ne olur dersiniz?

Olan ortada zaten&[#]8230;

Yani ne olur?

İşine, gezmeye bisikletle giden&[#]8230;

Halkın içinde yaya, çoluk-çocuğuyla yürüyebilen değil.

Erdoğan gibi, 3 bin polisle üniversite basan bir başbakanınız olur.

Hem de nur topu gibi. Hayırlı olsun. Mürüvvetini de görürsünüz inşallah.

[*] [*] [*] [*]

Peki, ne yapmalı?

Kim ne yaparsa yapsın.

Benim bir şey yapmaya niyetim yok.

Halkın bedava avukatlığını bıraktım.

Ara sıra fikrimi açıklarım, şimdiki gibi.

Bu halk da artık kendi davasını, kendi savunsun.

Ama söz, sahaya her indiklerinde içlerinden biri olacağım.

[*] [*] [*] [*]

Bu tavanın tüm balıklarına esenlikler&[#]8230;

([*]) hastalık, maraz