Türkiye, fazlasıyla gergin...

Zonguldak, hiç olmadığı kadar gergin...

Her iki kanattan yükselen ve yükseltilen, kimi ülkelerin ve güçlerin de alkış tuttuğu, gaz verdiği gerilimleri TV'lerden, gazetelerden izliyorsunuz.

Oturup biraz da, içine düştüğümüz, düşürüldüğümüz bu durumla dalga geçelim.

Yoksa inanın çekilmez.

Tamamı alıntı bir haber paylaşıyoruz.

Lütfen sonunu okumadan inanmayın!

[*] [*] [*] [*]

Mühürsüz oy pusulalarını geçerli sayması nedeniyle eleştiri oklarının hedefi haline gelen Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) sine-i millet açıklaması geldi. YSK Başkanı Sadi Güven, usulsüzlük yaptıklarına ilişkin iddialarda bulunan kitleye sert çıktı: "Buyurun millete soralım yapmış mıyız, yapmamış mıyız? Sandık karar versin..."

[*] [*] [*] [*]

Mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılacağı kararıyla birlikte bir anda Türkiye'nin gündemine oturan Yüksek Seçim Kurulu'ndan bir açıklama daha geldi. Kurulun Ankara'daki merkez binasında bir basın toplantısı düzenleyen YSK Başkanı Sadi Güven, dün geceden beri hiç hak etmedikleri bir tutumla karşılaştıklarını belirtti.

"Bir mühür için demediğini bırakmayan insanlar oldu. Yazıklar olsun ya. Kesin sonuçlar açıklansın dağıtacağım bütün mühürleri, alın istediğiniz yere vurun bundan sonra. Ayıp..." diyerek sitemlerini dile getiren Güven, soru işaretlerinin ortadan kalkması için yeni bir adım atmaya hazır olduklarını dile getirdi.

[*] [*] [*] [*]

YSK Başkanı'nın açıklamalarının devamıysa şöyle oldu:

"Aldığımız karar yok hukuksuzmuş da, aman efendim usulsüzmüş de... Kusura bakmayın, ama kanun mu üstün, milletin tercihi mi? Belki vatandaşımız hususi olarak mühürsüz pusulaya oy vermek istedi? Olamaz mı? Batı'da birçok ülkede elektronik oy var. Bilgisayara mı mühür vuruyor adamlar? Bunlar çağdışı tartışmalardır. Ama madem çok istiyorsunuz buyurun hodri meydan. Gidelim millete soralım bakalım usulsüzlük yapmış mıyız yapmamış mıyız? Kuralım tekrar sandıkları, Türkiye kararını versin. Biz çıkan her sonuca razıyız..."

[*] [*] [*] [*]

YSK Başkanı Güven, gazetecilerden gelen, "Efendim, peki o referandumdaki oyları da siz saymayacak mısınız" sorusunu ise, "Evet sayacağız, üstelik bu sefer hiçbir sandık açılmadan sayarak yeni bir rekor denemesinde bulunacağız. Allah utandırmasın..." şeklinde yanıtladı. Güven, o referanduma da itiraz gelmesi halinde itirazın sonuca bağlanması için başka bir referandum yapılabileceğini belirtirken, "Valla biz bunun için maaş alıyoruz zaten. Gerekirse her ay yeni sandık kurarız nedir yani?" sözleriyle de süreçten çekinmediklerini vurguladı.

[*] [*] [*] [*]

Bilmeyenler için bir yanlış anlaşılma olmasın.

Bu haber, sizi biraz olsun rahatlatmak için, "Dürüst, Tarafsız, Ahlaksız Haber" sloganıyla olaylarla kafa bulan zaytung'dan.

[*] [*] [*] [*]

Lütfen uyarın; AK Parti İl Başkanı Zeki Tosun, AK Parti Milletvekili Hüseyin Özbakır, CHP İl Başkanı Ahmet Altun, CHP Milletvekili Ünal Demirtaş, GMİS Başkanı Ahmet Demirci, bu yazıyı okuyunca açıklama yapmaya kalkmasınlar!

[*] [*] [*] [*]

Son olarak şunu da belirtelim.

Ciddi anlamda yeniden sandık kurulursa, "Evet"ler artacaktır!

Öküz öldü, ortaklık bozuldu!

Referandum öncesi tahmin ettiğim tüm polemikler tek tek yaşanıyor.

Ne yazık ki, daha fazlasını göreceğiz.

AK Parti Zonguldak İl Başkanı Zeki Tosun'un MHP'den neredeyse tek oy gelmediğini ifade eden açıklamasının ardından MHP İl Başkanı Hamdi Ayan, oyların yüzde 9'unun kendilerine ait olduğunu söyledi.

MHP'li Engin Karakoç'un bu konudaki paylaşımı da dikkat çekici...

Diyor ki:

"AKP'li vekil Mehmet Ali Şahin, 'Evet' oylarının tamamına yakınının 1 Kasım genel seçimlerinde AKP'ye oy verenler olduğunu düşündüğünü söyleyerek, 'Kendilerinden tabanlarından oy beklediğimiz siyasi partilerden yeterli evet oyunun gelmediğini görüyorum' dedi.

Şimdi ben bu Mehmet Ali Efendiye soruyorum.

1 Kasım'da Kastamonu'da aldığınız oy 59,9, referandum sonucu 65,9 aradaki +6'yı nereden buldunuz?

Kars'ta AKP oyu 36,1, referandum sonucu 50,9, aradaki +14,8 nereden getirdiniz?

Adana'da oyunuz 37,3, referandum sonucu 45,8, aradaki +8,5 nereden buldunuz?

Mersin'de oyunuz 31,7, referandum sonucu 38,7, aradaki +7'yi kasadan mı çıkardınız?

Tokat'ta aldığınız oy 59,4, referandum sonucu 64,9, aradaki +5,5 babanızdan mı miras?

Ve tüm illerde böyle...

Ayrıca; basiretsiz siyasetiniz yüzünde belediyelerinizden Küçükçekmece'de 'Evet' 44,3, 'Hayır' 55,7 (-11,4), Üsküdar'da 'Evet' 46,6, 'Hayır' 53,4 (-6,8), Esenyurt'ta 'Evet' 47,5, 'Hayır' 52,5 (-5).

Bu belediyelerinizdeki beceriksizliğinizi neden anlatmıyorsunuz, yoksa bilerek mi sabote ettiniz?"

Sonuç olarak, bu her iki parti bu işleri yüzlerine-gözlerine bulaştırdı.

Unutanlar... İşine gelmeyenler için...

7 Haziran genel seçimleri sonrasında alınan sonuçlar ve tartışmalar unutulmadı.

1 Kasım genel seçim sonrasında alınan sonuçlar, yaşananlar unutulmadı.

Darbe girişiminin korkunç yüzü unutulmadı.

Darbe girişimi sonrası kimisi "ayıp olmasın" diye alanlara çıkmış olsa da, iktidarda kim olduğuna bakılmaksızın yaşanan dayanışma, kenetlenme unutulmadı.

Ülkede yeni kapı ruhunun pıt pıt attığı günlerdeki heyecanın üç gün sonra yerine başka tartışmalara bıraktığı unutulmadı.

Ve geldik 16 Nisan'a...

Kim, neye itiraz ederse etsin, az farkla da olsa referandum geçti, başkanlık sistemine geçiş oldu.

Atı alan Üsküdar'ı geçti, eşeği olanlar Niğde'ye doğru yola çıktı.

Anlamayan, anlamak istemeyenler için şunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor.

Bu kadar adaletsiz bir seçimde "Evet" ile "Hayır" arasında üç puan kalmış ve pek çok şaibe tartışması aydınlatılamamış ise, işte orada rakamsal olarak kazanan "Evet" olsa da psikolojik olarak kazanan "Hayır"dır.

Avrupa ülkeleri bozguna uğratılmış, çirkin hesapları, planları alt üst edilmiş, PKK ve FETÖ'cüler mosmor olmuş olsa da "Hayır" diyen bu ülkenin vatanseverlerin tercihini aşağılamak, hiçbir iktidar döneminde kimseye bir şey kazandırmadı.

Öncelikle herkesin bu detaya dikkat etmesi, özen göstermesi gerekiyor.

İktidar mensuplarının vatansever hayırcıları kesmeye, yok etmeye, ötekileştirmeye çalışmadan sorması gereken en birinci soru şu;

Ne oldu da darbe girişimi sonrasında iktidara yapılan bu alçak saldırı karşısında duran milyonlar 16 Nisan'da "Hayır" dedi?

Ne oldu da iktidar MHP'siz gittiği 1 Kasım genel seçimlerinde aldığı oyu yüzde 10'luk MHP ile 16 Nisan'da alamadı?

Güncel ucuz polemikleri bırakın.

Ve şu soruya yanıt arayın.

Pek çok konuda çok önemli adımlar atan iktidar hizmetle sürekli hale geldi.

Peki, ne oldu da kuruluş sürecinde ve ikinci döneme kadar sağcısı-solcusu, dincisi-dinsizi, kapalısı-çıplağı demeden kenetlemeye çalışan ve her anlamda reformlarla imza atan iktidar fabrika ayarlarından bu kadar uzaklaştı?

Ne oldu da bu referandumdan da açık ara önde çıkabilecekken MHP'nin takviyesine rağmen bu hale düştü?

Bu ve benzeri görüşlere kızan-alınan, ama partisine haklı olarak sonuna kadar bağlı olanların bu sorulara da samimi olarak yanıt aramaları gerekmez mi?