Seçim öncesinde,
Pusula’da ki bir yazımda,
CHP’yi ve seçimleri kast ederek, “Bade Harabül Basra” (Basra harap olduktan sonra mı?)
Demiştim.
Yani,
Bazılarının çalışması,
Yanlışlarını görmesi,
Kendilerini düzenlemesi için,
CHP’nin harap olması mı gerekiyordu?
Ancak görüyorum ki,
Benim sözlerim beyhude.
Bakıyorum!
Bade Harabül CHP!
Harap oldu da ne oldu?
CHP harap olduktan sonra önlem alsan ne olur?
Şöyle bir perspektif daha sunalım.
Muharrem İnce’ye seçim öncesi çekilmediği halde sokağa çıkamayacağını söyleyenler nerede?
Zonguldak’ta da çok vardı bunlardan.
Kemal Kılıçdaroğlu sokağa çıkabiliyor mu?
Çıkabiliyorsa hangi yüzle çıkıyor?
Onun temsilcileri nasıl çıkıyor?
Son günlerde,
Murat Pulat ile Ebru Uzun’u aynı kefeye koyanlar var.
Ya protokol bilmiyorlar,
Ya da siyaset.
Murat Pulat il genelinde başarısız olmuş bir il başkanı.
Geri kalan ilçe başkanlarına bakın.
Hepsinde hem AK Parti hem Erdoğan önde çıktı.
Tamamen kolay bir denklem sunuyorum sizlere.
Murat Pulat+ 7 ilçe başkanı= Hem AK Parti hem Erdoğan birinci
CHP Merkez İlçe Teşkilatı+Ebru Uzun= Hem CHP hem Kılıçdaroğlu birinci.
Peki bir başarısızlık varsa,
İlçe başkanları arasında,
Neden en başarılı olanı sepete koyuyorlar?
Çünkü sepetteki çürük elmaların,
Diğer elmanın da çürümesini hızlandırmak için.
Son dönemde dönen safsatanın sebebi bu.
Yani göz göre göre kimi kandırmaya çalıştıklarına bakıyorum.
İnana var mı bilmiyorum?
Deseler ki, “İl başkanı ve yedi ilçe başkanı başarısızdır”.
Amenna, okey!
Bu doğru bir tespit.
Siz iki turda da birinci çıkmış Ebru Uzun’u,
Neden bu denklem koydunuz?
CHP’de yeni dönemin inşa edileceğini bildiğiniz için,
En korktuğunuz isim olduğundan bunu yaptınız.
Çünkü en başarılısı oydu.
Stratejileri biraz geliştirin.
Yine zayıf kalıyorsunuz.
* * * * * * * *
Şimdiden yerel seçim atmosferine girdik.
Kulisler,
Tam performans işlemeye devam ediyor.
Tabi bu noktada,
Aday yakıştırmaları yapılanlar da var.
Gazipaşa’nın,
Son günlerde en çok konuşulan olayı Yavuz Erkmen.
İYİ Parti’den milletvekili adayı olamayan Erkmen,
Seçim atmosferinde yine tartışmalı bir isimdi.
Zonguldak’ı terk ettik desek yalan olur.
İl Bakanı Erdal Gülay’dan çok çalıştı.
O nazaran yani.
Kendisini seçim ofisini CHP’ye vermekle suçlayanlar var.
Suçlayanlara sordum, “Ofisi tutmak istediniz mi?” diye.
“Hayır” cevabı aldım.
A hemşehrim o zaman bunu iftirayı neden atıyorsun.
Adamın kendi mülkü değil ki.
O da başkasından kiralamış.
Aday gösterilmemiş.
Ve devretmiş.
Bu kafaları anlamak mümkün değil.
Neyse sözü de çok uzatmayayım.
Erkmen’in ismi şimdi de,
Belediye başkan adaylığı için geçiyor.
‘Her seçime aday oluyor’ tezi burada tutmaz.
Keza vekillikte aday olamadı.
Yavuz Erkmen’in Zonguldak temaslarını,
Güçlenerek devam ettirmesi ise,
Bu iddiaları güçlendiren nitelikte.
İYİ Parti’nin ittifaktan ayrılması,
Ve seçimlere kuvvetle muhtemel tek gidecek olması da,
Yine Erkmen ismini güçlendiriyor.
Keza İYİ Parti’de insan kaynağı da kalmadı.
Güçlü isim diye bir şey yok.
Tüm yollar Erkmen’e çıkabilir.
* * * * * * * *
Zonguldak’ta,
Ekranda ayrı yüzü,
Sosyal medyada ayrı yüzü,
Köşe yazılarında ayrı yüzü,
Ama aynada aynı yüzü olanlar türedi.
Kaniş çetesinin genç üyesine bakıyorum.
Yerel bir gazetenin ‘sekreter’ haberini eleştirmiş.
Ekranda neler diyor!
Savcılar neden gelmemiş.
İsimsiz yazılara şantaj kokuyor.
Bu gazetecilik değil.
Bıdı bıdı…
Ama soyal medyasına bakıyorum.
Aynı dille aynı haberi gündemine almış.
İsimsiz isimsiz yazmış.
Canlı yayında yine isimsiz isimsiz konuşuyor.
Köşe yazısının yazabildiğinde 3’te ikisi isimsiz.
Ama geliyor millet ders veriyor.
Milleti aptal yerine koyup,
Doğruluk timsali olduğuna inandırmaya çalışıyor.
Yahu sen gazeteci ağabeyine sorsana,
Sekreter haberi ile ilgili kimlikli haberi neden kaldırmış?
Savcıları davet ediyorsun ya göreve,
Haber kaldırmanın suç olduğunu biliyorsun.
Neden savcıları göreve davet etmiyorsun?
Çünkü senin yüzünün tek karşılığı aynadaki.
Ne ekranda,
Ne sokakta yüzün aynı değil.
Sosyal medyasından yazıyor ‘tasmalılar’ falan diye.
Facebook durum güncellemesi ile olmaz.
Köşe yaz köşe!
Er meydanına gel.
Bu iş,
Gazeteci ağabeyinin talebi,
Meclis üyesinin WhatsApp gurubundan para istemesine benzemez.
Azıcık elini kendin taşın altına koy.
Öyle ya!
Siyasetçi ağabeyin belki rüyasında belediye başkanı olursa,
Belediye hoparlöründen sana para dilenir artık.
* * * * * * * * *
Kozlu merkezde bulunan,
Amfi Tiyatroda tadilat yapıldı.
Kozlu’nun genelde törenleri burada yapılır.
Eskimişti zaten.
Şimdi Türkiye’de bazen bazı şeyler,
Bambaşka yerlere çekiliyor.
Tadilat sonrasında,
Tiyatro basamakları,
Gökkuşağı renklerine boyanmış.
Hatta haber de yapılmış.
Yok efendim LGBT rengiymiş bu.
Oldu yahu!
Gök kuşağı renklerini artık,
Bu anlama geliyor diye kullanmayacak mıyız?
Ona bakarsanız,
Yıllardan bu yana,
TED Kolejinin çatısı da,
Gök kuşağı renginde.
Şimdi buna da mı LGBT’yi destekliyorlar diyeceğiz?
Halbuki,
Renkli olmayan,
Takım elbise giyen LGBT’liler de var bu şehirde.
Mesele renk değil yani.
Mesele ten uyumunda…