Zonguldak, ne talihsiz bir kent!
Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü görevine öyle isimler geliyor ki...
Ne kültürümüz gelişiyor, ne turizmimiz!
Zonguldak’ın köylerinde hala ayakta olan eski köy evlerimiz var.
Bu evleri tespit edip, koruma altına alsak...
Turizm amaçlı kullansak...
Olmaz mı?
Bu yorum, bana ait.
Ama fikrin babası, Zonguldaklı Mimar Ahmet Özdal...
Bige İnşaat’ın Sahibi Ahmet Özdal, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde imzası olan bir Zonguldaklı...
Üstelik Devrekli...
“İzmit Belediyesi, Yeşilçam’ın usta oyuncusu Hulusi Kentmen’in evini yeniliyor. Oturum alanı 60 metrekare olan yapının rekonstrüksiyon çalışmaları hızla devam ederken, çalışmaların tamamlanmasının ardından Hulusi Kentmen’in çocukluğunu geçirdiği ev, İzmit’e yeniden kazandırılacak” haberini görünce...
“Ali Rıza Tığ Bey; bu ve bunun gibi onlarca ev hala köylerimizde keşfedilmeyi bekliyor. Bürokratlarımız, bir an evvel harekete geçmeli ve il bütününde envanter çalışması başlatılmalı. Yoksa yarın çok geç olabilir” dedi. 
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Zonguldak İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, Kültür ve Turizm İl Müdürü Taner Dursun, bu konuda bir çalışma yapmalı.
İlçe Kaymakamlıkları, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri, İl Genel Meclisi üyeleri ve muhtarlar aracılığıyla köylerdeki eski evler tespit edilmeli. 
Bunların kullanılabilir olanları koruma altına alınmalı. 
Biz, bu konunun üzerinde ısrarla duracağız.
Bakalım, Kültür ve Turizm İl Müdürümüz bu konuda bir çaba gösterebilecek mi?
Hiç olmazsa, birkaç köye gidip turizm amaçlı kullanabilecek ev tespit edebilecek mi?
Kültür ve Turizm İl Müdürü Taner Dursun, aslında maden teknikeri!
Polis olarak çalışırken, 2 yıllık maden teknikerliği okumuş, MTA’ya geçmiş!
O arada, Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü'nü bitirmiş!
Kültür ve Turizm İl Müdürü olmuş!
Taner Dursun’dan önceki müdürlerin de kültür ve turizm alanında eğitimleri yoktu!
Ülkemizde "koltuğa göre müdür" yerine "müdüre göre koltuk" ayarlandığı için bu işler böyle yürüyor!
Taner Dursun’u, Zonguldak’ın bir köyüne göndersek, oradaki insanlarla anlaşabilir mi?
Mesela "cöğüz" diyebilir mi?
"Sayad" ne, "dam" ne, "pasak" ne, "temek" ne, "öğrendire" ne, "nodul" ne, bilebilir mi?
Bunları bilemezse, o köylü, Taner Dursun’a evini verir mi?
Bu konuda yaramız çok!
Bir günde bitecek konular değil.
Elbirliğiyle şu eski evleri koruma altına alalım.
Turizme açalım.
Turizme açamasak bile koruyalım.
Köy odası yapalım.

Devim Özgür Özel Dural!

Önceki akşam ofiste bir ziyaretçimiz vardı.
Devrim Dural’ı yıllardır tanıdığını, kendisinden alışveriş yaptığını söyledi.
"CHP İl Başkanı" seçildikten sonra yine Devrim Dural’ın işyerine gittiğini, bambaşka bir Devrim Dural ile karşılaştığını söyledi!
“Nasıl yani?” dedim.
“O eski Devrim Dural gitmiş, yerine Devim Özgür Özel Dural gelmiş” dedi!
Yeni "İl Başkanı" gibi değil de "Genel Başkan" gibi davranıyormuş!
Daha dün bir, bugün iki!
Biz de Devrim Dural’ı, milletvekili aday adaylığında görmüştük!
Sonra bir daha görmek nasip olmadı!
Ama burası Zonguldak...
Böylesi hızlı değişimler; baş dönmesine, mide bulantısına ve kusma şikayetine döner!
Bir siyasetçinin koltuk bulunca tavırlarının değişmesi hoş değil!
Kendisini uyaralım...
Sonra "ne oldu?" demesin!

Eşini döven siyasetçi!

Kadına şiddet konusunda Türkiye’de bir duyarlılık oluşuyor.
Özellikle siyasetçiler, her konuda topluma örnek olmalılar.
Ama Zonguldak’ta öyle siyasetçiler var ki, eşlerini dövüyorlar!
Bir politikacının, eşinin belini kırdığını yazmıştık!
Bir diğerinin, eski eşinden şiddet yüzünden ayrıldığını yazmıştık!
İnsan, “Bunlar muhalefetteyken böyle yapıyorlar! İktidara gelseler, neler yapmazlar!” diye düşünmeden edemiyor!

Tokmak...

Basın Konseyi, Zonguldak’ta iki gazeteciyi cevap ve düzeltme hakkını kullandırmadıkları için uyarmış!
Bu satırları; bu konuyu bildiğimizi, gözümüzden kaçmadığını belirtmek için yazıyorum!
Yazmadığımız için kimse kendisini ayrıcalıklı hissetmesin!
Biliyorsunuz, Pusula ve Ali Rıza Tığ hakkında bir açıklama yapıldığında, eline davul alıp gezenler oluyor!
Siz, davul alıp gezmeye devam edin!
Tokmak bizim elimizde!