Siyasetin deneyimli ismi Sayın
Köksal Toptan;



Döndük, dolaştık, zurnanın “zırt”
dediği yere geldik.



Takip ediyorsunuzdur.



Bir torba kanun çıktı.



Çalışanlar ve emeğin karşılığı
adına sevinirken, bir baktık ki, iktidar Zonguldak’ı torbaya atmış.



Belli ki, bu düzenleme sakat
doğdu.



Sizden, AK Parti’nin diğer
Milletvekilleri Ercan Candan ve Özcan Ulupınar’dan ses seda yok.



Özcan Ulupınar, hala önemsiz şeylerin
fotoğraflarını paylaşmakla meşgul.



İyice sosyal oldu çıktı!



Kente dönelim.



Sizi defalarca siyaseten
ödüllendiren kente…



Zonguldak diken üstünde…



Dünyada düşen kömür fiyatlarının
dip yapmasının ardından torba yasanın getirdiği yükümlülüklere uyamayacağını
belirten 22 maden işletmesi kilit vurma kararı aldı.



3 firma dışındaki diğer tüm
firmalar iflasın eşiğinde…



Bu satırları yazarken, Valilik
önünde işçiler, “Vali buraya” diye bağırıyor.



Yarın binlerce işçi aileleri ve
çocukları bağıracak.



Okullar başlarken, işsiz kalan
babaları düşünün.



Ne olacak onların hali Sayın
Toptan?





Maden işletmecilerinin talebi,
“İşçiye maaş vermeyelim” değil.



Hem de hiç değil.



Yapılan ortak açıklamada ne
denilmişti?



Hatırlayalım:



“Özel sektör madenciliğinin,
enerji üretiminin devam etmesi, rödevans ödemelerinin devam etmesi, devlete
vergi ödemelerinin devam etmesi isteniyorsa TKİ modeline göre devlet bizden
kömürü satın alsın.



TTK, bir ton kalori kömürü kaça
mal ediyorsa, onun yarı fiyatına bizden alsın.



Biz de kömür üretimimizi iki
katına çıkaralım.



İşçi sayımızı iki katına
çıkaralım.



Vergiler, SGK primini iki katına
çıkaralım.



Devlet, TTK´nın yer altındaki
kömürü çıkarması için 640 milyon lira karma bütçeden veriyor.



Yeni yasa ve biz rödevans
ödemediğimiz zaman TTK´nın zararı önümüzdeki yıl 750 milyona yaklaşacak.
Devlet, TTK´yı 750 milyon lira sübvanse ediyor.



Biz, ´bizi de sübvanse etsin´
demiyoruz.



Kömürü yarı fiyatına bizden
alsın.



Saha sahipleri, işçiler rahat
rahat çalışsın.



İşçimize asgari ücretin iki
katını, hatta daha fazlasını veririz o zaman."





Bunlara, sonradan ithal kömüre
kota uygulanması da eklendi.



Gördüğünüz gibi…



Kimse işçiye verilecek yüksek
maaştan dert yanmıyor.



Ama iktidar, “Türkiye’de kömür
üretmeyelim. İthal edelim” diyorsa, “iş vahim” demektir.



Size, “Ağabey” diyen Bakan
arkadaşlarınızın söyledikleri de hiç hoş değil.



Siz ağabey olarak ilk andan
itibaren Zonguldak’ın dengelerini bilmeden atıp tutan arkadaşlarınızı
bilgilendirmediniz mi?



Bilgilendirdiyseniz, neden böyle
ileri-geri konuşuyorlar?



Biri çıkmış, anlamadan,
dinlemeden Zonguldak’a rest çekiyor.



Biri çıkmış tehdit ediyor.



Sahi, siz bu işin neresinde
olacaksınız?





22’nci Dönem CHP Zonguldak
Milletvekili Harun Akın’ın bir çağrısı var.



Harun Akın’ın bu konuda verdiği
mücadeleyi en iyi siz bilirsiniz.



Diyor ki Sayın Akın:



“Müzakere edelim…”



Devam ediyor:



“Siyaset böyle acımasızdır.



O nedenle Zonguldak siyaseti bana
göre iflas etmiştir.



Zonguldak’ın sahibi ne Ankara’da
vardır, ne de Zonguldak’ta...



Bu saatten sonra yapılacak tek
şey, gerçekçi bir talep ve gerçekçi bir zeminde bu sorunun mutlaka müzakere
edilmesidir.



Müzakere çok önemli bir tabirdir.



Öyle yüzeysel geçişlerle konuşmak
değildir.



Zonguldak’ın sorununu,
taleplerini Zonguldak’ta konuşmakla olacak şeyler değil bunlar.



Derinlemesine, kısa ve uzun
vadeli çözüm üretmenin başlangıcı bu müzakeredir.



Bunu yapmazsanız nereye
gideceğinizi bilemezsiniz.



Zonguldak Ankara’da masaya
oturmalıdır.



Zonguldak siyasetçisiyle,
sendikacısıyla, sivil toplum örgütüyle bir bütün olacak ve Ankara’ya gidecek.
Enerji Bakanına gidecek.



Burada AKP’nin Milletvekilleri de
olacak.



Onlar olmadan Zonguldak’ın
hakkını yeterince savunamayız.



Soruna siyaset üstü bir çözüm
için AKP Milletvekilleri elin taşın altına koymak zorunda.



Zeki Çakan ANAP’tan Belediye
Başkanı olduğu halde ANAP iktidarının yanlışlarına karşın oluşturulan
Temsilciler Meclisi’nde görev alarak geçmişte bunu yaptı.



AKP’nin bugünkü yöneticileri de
bunu yapmak zorunda.



Sadece CHP’nin demesiyle olacak
iş değil. Zonguldak, ‘Biz Zonguldak’ı masaya yatırmak istiyoruz’ diyecek.
Zonguldak öyle torba kanunlarının içine sokulacak bir kent değildir.



Zonguldak, cumhuriyetin ilk
kentidir.



Aksi takdirde Zonguldak o torbayı
alıp kendisini torbaya sokanların başına geçirecektir.”





Aslında yazacak daha çok şey var.



Ama olayın özeti bu…



Gözler sizde.



Siz ne yapacaksınız?



“Nasıl olsa milletvekili adayı
olmayacağım” diyerek kenara mı çekileceksiniz, yoksa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’ın, “Ağabey” diyerek seslendiği deneyimli bir siyasetçi olarak
Zonguldak’a ağabeylik mi edeceksiniz?







Gökhan Demir’den yanıt…





Zonguldak Belediyesi’nin CHP’li
Meclis Üyesi Gökhan Demir, hakkındaki yazıyla ilgili görüşlerini sosyal medya
kanalıyla paylaşmış.



Diyor ki:



“Her ne kadar Pusula Gazetesi
benim için pek hayırlı şeyler yazmasa da, yine de açıkça söyleyeyim, Atilla
kardeşimizin yeri bende ayrıdır.



Yazmış olduğu haberde tabii ki
doğruluk payı vardır, çünkü ben kendi adıma konuşacağım, hiçbir beklentisi
olmadan, herhangi bir çıkarı olmadan görev yapmaya çalışan 31 Meclis üyesinden
biriyim.



Bu arada, herhangi bir çıkar
beklentisi olan Meclis üyesi varsa, bana darılmasın, darılma gibi bir lüksleri
de yok zaten.



Kalbini bilen kendi mahkemesini
yapacak, ister CHP´li, ister AKP´li, isterse de MHP´li olsun.”



Devam ediyor.



Diyor ki:



“Gelelim Başkanımızın izin
konusuna…



Ben bu göreve talip olurken, hiç
bir çıkar beklemeden talip oldum.



Ayrıca kadın kontenjanından da
değil, torpilsiz Allah’ın takdiriyle girdim.



Şunu da belirtmek isterim.



Beş sene boyunca kimsenin
koltuğunda da gözüm yok.



Başkanımızın takdir edip ister
bir gün, ister bir haftalık vermiş olduğu Başkanvekilliği görevimde ben sadece
koltukta oturursam, yazıklar olsun benim Meclis üyeliğime…



Ben, bana layık görülen her
görevden alnımın akıyla çıkacağıma sonuna kadar inanıyorum ve Zonguldak´la
alakalı legal olan her görevi yapacağıma söz veriyorum.



Görev sürem ister bir gün, ister
bir hafta olsun, o da seçilerek gelen Başkanımızın takdiridir. Ayrıca bu
haberleri eksik ya da doğru Atilla kardeşimize yetiştiren muhbire de buradan selam
olsun. Reklamın iyisi, kötüsü olmaz.”



Görüldüğü gibi her kelimesinde
ayrı mesaj var.



Gökhan Demir’e şimdiden başarılar
diliyoruz.



Diyor ki Gökhan Demir:



“Beş sene boyunca kimsenin koltuğunda da gözüm
yok.”



İşte biz de bunu diyoruz.



Beş sene sonra o koltuklara talip
olmak için bir haftayı iyi değerlendirmek gerekir.



Biz hafta uzun bir zaman…



Bizim için belediye başkanının
kim olduğundan çok, bu kente ne faydası olduğu önemli.



Gökhan Demir, aslında bir haftada
çok şey yapabilir.



Koltuğu teslim edecek olsa bile
yapacağı çalışmalarla aslında belediyenin gerçek yüzünü, yani yapması
gerekenleri ortaya koyabilir.



Başkan Muharrem Akdemir’e
gelince…



Beş senesinin garantisi yok!



Bakarsınız bir gider, bir daha
gelmez!







Hamdi Ayan’dan yanıt…





MHP Zonguldak İl Başkanı Hamdi
Ayan, bu sütunlardaki kendisiyle ilgili eleştirilere sosyal medya kanalıyla
yanıt verdi.



Ayan, aynen şöyle diyor:



“Pusula Gazetesi Genel Yayın
Yönetmeni Sayın Atilla Öksüz, bugünkü köşe yazısında şahsımla ilgili olarak
iyiniyetli ve dürüst bir kişi olduğumu, fakat Zonguldak siyasetine fazla katkım
olmadığını ve muhalefet boşluğunu dolduramadığımı yazmış. Kendisine şahsımla
ilgili düşüncesinden dolayı teşekkür ediyorum. Arkadaşlar, merak ettiğim yer
şurası, sizlerle bunu paylaşmak istiyorum, ‘siyasette dürüst olmak’ başlı
başına bir başarı değil midir?”



Hamdi Ayan’ın unuttuğu bir şey
var.



Siyasette dürüst olmak, çok
özlediğimiz ve aradığımız bir vasıf.



Ama başarı için yeterli değildir.



Çünkü dürüst olmak, samimi olmak
işleri tek başına çözmez.



Bunun yanına başka
meziyetlerinizi koyabilirseniz başarı sağlanır.



Öyle değil mi Hamdi Başkan?