Akbal Marketler Zinciri, Çaycuma'nın Yolgeçen Köyü'nde faaliyet gösteren Başören Süt Ürünleri Tesisi'nde bir yoğurt ürettirmiş.

Yerel görünmesi için de adını "Beycuma" yapmış.

Yoğurdun ambalajındaki birbiriyle çelişen ifadeler dikkatimizi çekince haber yaptık.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Zonguldak İl Müdürlüğü ekipleri, hemen harekete geçtiler.

Yolgeçen Köyü'ndeki Başören tesisini incelediler.

Akbal'ın "Beycuma" adını verdiği yoğurdun ambalajındaki hataları tespit ettiler.

Ve yoğurdun toplatılmasına karar verdiler.

Bu konunun takipçisi olmayı sürdüreceğiz.

Diğer yandan, Başören Süt Ürünleri'nin peynir altı suyunu doğaya deşarj etmesiyle ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Zonguldak İl Müdürlüğü'nün operasyonunu bekliyoruz.

Haberin internet sitesinde yayınlanmasının ardından farklı görüşler de geldi.

Okuduğunu anlamayan bazı IQ'su düşük kişiler, "Beycuma" adına karşı çıktığımızı yazdılar.

Bazıları ise, "Yatırım yapılıyor, niye karşı çıkıyorsun?" dediler.

Sanki Akbal, süt ürünleri tesisi kurmuş, çok güzel bir şey yapmış, biz de buna karşı çıkıyormuşuz gibi bir hava estirilmeye çalışılıyor.

Maksat, haberin etkisini azaltmak!

Basında çıkan bazı haberler ihbar kabul edilir!

Pusula'da yayınlanan haberler ise, her zaman ihbar kabul edilir.

27 yıllık gazeteciyim, böyle meclis görmedim!

Zonguldak Belediye Meclisi'nin Ekim ayı ilk birleşimi yapıldı dün.

CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cavit Zülfikar, AK Partili Abdullah Karagüzel'e, "Senin ağzını-yüzünü s.....m" dedi.

27 yıllık gazetecilik yaşamımda bu seviyede bir Zonguldak Belediye Meclisi görmedim.

Sadece Cavit Zülfikar için söylemiyorum.

Bırakın Belediye Meclis üyeliğini, parti üyesi yapılmayacak kişiler var orada.

Allah'tan bir elin parmakları kadar az!

Ağzını tutamayan!

Pantolonunu tutamayan!

Çişini tutamayan!

Cüzdanını tutamayan!

Sözünü tutamayan!

Ne ararsanız var!

Gerçi, her toplum layık olduğu şekilde yönetilir!

Demek ki, toplum, böyle yönetilmek istiyor!

Kimden, neden korkuyorsunuz?

Çevre ve Şehircilik Zonguldak İl Müdürlüğü'nden daha aktif bir çalışma bekliyoruz.

Zonguldak'ta deniz, belediyeler eliyle katlediliyor.

"Ceza yazdık" denilip geçiliyor.

Hala denize hafriyat, çöp döküldüğüne göre, demek ki, adam gibi ceza yazılmadı.

Ruhsatsız çalışan bir sanayi kuruluşu havaya zehir salıyor.

Gittik, baktık, test yaptık!

Bir apartmanın bacasından duman tütse, şikayet olduğunda zabıta gidip işlem yapıyor!

Ama Çevre ve Şehircilik Zonguldak İl Müdürlüğü, "İlk yakışta böyle oluyor, önceden haber verildi" filan diye olayı geçiştiriyor.

Özellikle termik santrallerle ilgili bu yöndeki şikayetler savsaklanıyor.

Ne demek, ilk yakışta duman çıkıyor!

İlki-milki yok kardeşim!

Biz bu zehri solumak zorunda mıyız?

Bakın, Dedeman'ın önünde Arelel İnşaat'ın alanında kıyı kenar çizgisi içinde istinat duvarı yapıldı.

Zonguldak Belediyesi, haberimizi ihbar kabul etti, yapılan işi mühürledi.

Nerede Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü?

Koskoca devlet arkanızda... Kimden, neden korkuyorsunuz?

Lütfen görevinizi daha düzgün yapın...