Filyos Projesi sürecini bilmeyenler veya bilip de farklı yere çekenler, son süreci de sulandırma peşindeler.

Taşları daha net yerine koyalım ki; niyetler daha net anlaşılsın.

Filyos Projesi’nin bir an önce başlaması, sadece Zonguldak, Karabük ve Bartın değil, işin içeriğini bilen, bilmeyen herkesin arzusu…

Şimdiye kadar başlayamaması, 40 yıldır bölgede siyaset yapanlar başta olmak üzere birçok kesimin beceriksizliği, ihmali…

Danıştay’a açılan ve acele kamulaştırılmasının durdurulması kararı verilmesine rağmen işin yapılmaması da beceriksizliğin ayrı boyutu…

Bütün bunlar bir yana; niye sadece kamulaştırma bedeline itiraz edilmeyip de Bakanlar Kurulu’nca alınan acele kamulaştırma kararının iptaliyle ilgili Danıştay’a dava açılır?

Bu sorunun cevabı, niyetleri de ortaya koyacaktır.

Çaycuma TSO Başkanı Sayın Rifat Sarsık, Filyos Projesi’yle ilgili konuşmuş…

“Kimse Filyos Projesi’ni kendi siyasetine malzeme yapmasın. Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası olarak polemiklere prim vermeden, takipçisi olduğumuz ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak, bölgesel kalkınmaya hizmet eden her türlü çabanın yanında olacağız” demiş…
Son polemiklere de şöylesine bir göndermede bulunmuş:

“Bazı kişileri siyaseten karalamak adına açıklamalarda bulunmanın, özellikle Çaycuma Belediye Başkanının normal bir vatandaş olarak hakkını savunmak amacıyla şahsi mülkü ile ilgili açtığı davanın koskoca projenin yürütmesini durdurduğu iddiası ile prim yapmaya çalışanların amaçlarının en masum haliyle, ‘Projeye sahip çıkmak’ değildir. Yine aynı şekilde havaalanının gelişmesine de engel olunduğu iddiası ortaya atılmıştır. Bilindiği gibi Zonguldak Havaalanı’nın işletmesi özel bir şirketin sorumluluğundadır ve tüm işlemler de şirketin tasarrufundadır.”

Özetle; Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın Danıştay’a açtığı acele kamulaştırmanın yürütmesinin durdurulması kararının normal bir vatandaşlık hakkı olduğunu dile getirmiş ve Filyos Belediye Başkanı Ömer Ünal ile Çaycuma eski Belediye Başkanı Mithat Gülşen’i siyasi prim yapmaya çalışmakla, niyetlerinin, “projeye sahip çıkmak” olmadığıyla suçlamış. Havaalanının pistinin uzamasının da özel şirketin derdi olduğunu dile getirmiş…

İlginç olan şu ki, Sayın Ömer Ünal ve Sayın Mithat Gülşen de tam da böylesi bir ithamda bulunarak belgeyi gösteriyorlar…

Projeye sahip çıkmamak…

Sadece onlar da değil, isimlerinin verilmesini istemeyen yetkili ve etkili kişiler de açılan davanın Filyos Projesi ve havaalanının pistinin uzamasını engellediğini söylüyorlar ve açılan davayı “aptallık” olarak yorumluyorlar…

Sözün Özü; ortada bir vaka var.

Herkes işine gelene göre yorumluyor.

Olan ise, her zaman olduğu gibi bölge halkına, işsiz vatandaşımıza, gelecekten umutlanmak isteyen insanımıza oluyor.

Birilerinin yalan söylediği, Filyos masalını fıkra haline getirmeye çalıştığı, birilerinin birilerine yaranmaya çalıştığı kesin.

Gelinen son noktada; kim projeye sahip çıkmıyor, kim çıkıyor, kim yalan söylüyor?

Kararını siz verin…

GÜNÜN SÖZÜ:

“Sorunların hep bitmesinin tek çözümü, ıslah projesidir. Mülkiyet sorununun çözülmesi, ıslah projesinin hayata geçirilmesiyle mümkündür. Eğer ıslahı hayata geçiremezlerse, aynı Tepebaşı ve Yeşilmahalle gibi sorunlar bütün Zonguldak’ı bekliyor…”

Zonguldak Belediye Meclis Üyesi Abdullah Karagüzel

SÖZÜN ÖZÜ:

“Bir yalan hangi amaçla söylenirse söylensin, her zaman en kötü gerçekten daha kötüdür…”
Anlamlı Sözler