AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, &[#]8220;büyükşehir belediyesi&[#]8221; olabilmek için getirilen 750 binlik nüfus sorununu aşmak için Zonguldak, Bartın ve Karabük&[#]8217;ün birleştirilmesini önermişti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ise, hafta sonunda geldiği Zonguldak&[#]8217;ta, bu birleşmenin olmayacağını, en iyisi Zonguldaklıların 5&[#]8217;er çocuk yaparak, 606 bin olan nüfusu 750 bine çıkarmaları tavsiyesinde bulundu.

Biz de diyoruz ki: Kozlu ile birlikte nüfusu tutmadığı halde Kilimli&[#]8217;yi ilçe yapan irade, büyükşehir şartını 600 bine düşürsün.

Dün de yazdık.

Afyonkarahisar (703 bin), Sivas (623 bin), Tokat (613 bin), Zonguldak (606 bin).

Sadece dört il var bu sınırda.

Haydi bakalım sevgili Zonguldak milletvekilleri.

Bu iş bir dilekçeye, bir önergeye bakar.

Ruh ikizi olmuşlar&[#]8230;

MHP Merkez İlçe Başkanı Gürkan Gülay, MHP İl Başkanı Hamdi Ayan için, &[#]8220;Neredeyse aynı eve taşınacağız&[#]8221; demiş.

Ruh ikizi olmuşlar.

Çok iyi anlaşıyorlar!

Biz bunu Hamdi Ayan&[#]8217;a söylüyorduk.

O kabul etmiyordu.

Zaten ne demiş atalarımız:

&[#]8220;Üzüm üzüme baka baka kararır.&[#]8221;

Allah muhabbetlerini artırsın.

Kıssadan Hisse: Doğru danışman&[#]8230;

Arkadaşları arasında daima ucuz ve iyi araba almakla ün salan birinin eline yine bir kelepir araba geçmişti. Arkadaşlarından biri dayanamayıp sordu:

&[#]8220;Yahu, motordan falan pek anlamazsın, ama arabanın da hep iyisini alırsın. Bunun sırrı nedir, söylesene.&[#]8221;

Adam, &[#]8220;İşin püf noktası var tabii&[#]8221; dedi ve ekledi:

&[#]8220;Ne zaman bir araba alacak olsam, önce denemek için bir kere binip dolaşmayı şart koşarım. O zaman, ver elini başka bir satıcıya. Ona bu arabayı satmayı düşündüğümü söylerim. Şöyle bir iyice yoklar ve arabanın ne kusuru varsa bana bir bir anlatır.&[#]8221;

Yapacağınız her işte bir bilene danışın&[#]8230;

Günün Fıkrası: Muayene!..

Yaşlı doktor, emekliliği nedeniyle yerine gelen genç doktorla, hastalarını tanıştırmak üzere evden eve dolaşmaya başlamış. İlk girdikleri evde bir kadın, &[#]8220;Mide ağrısı çekiyorum&[#]8221; demiş. Eski doktor da, &[#]8220;Biraz fazla meyve yiyorsunuz, ondan olabilir&[#]8221; demiş. Dışarı çıktıkları vakit yeni doktor, &[#]8220;Abi, kadını muayene bile etmeden nasıl böyle bir neticeye vardın?&[#]8221; demiş. Yaşlı doktor anlatmış:

&[#]8220;Oğlum, numaradan gözlüğümü yere düşürdüm. Bir de baktım ki, yatağın altı meyve kabukları ile dolu...&[#]8221;

İkinci evdeki hastayı genç doktorun muayene etmesine karar vermişler. Bu evdeki kadın, &[#]8220;Çok yorgunum ve stresliyim&[#]8221; deyince doktor, &[#]8220;Belki de dinsel faaliyetleriniz sizi çok yoruyor, biraz ara verin&[#]8221; demiş. Dışarı çıkmışlar. Yaşlı doktor, genç doktora, &[#]8220;Doğru söyledin. Bu kadın camiden ve Kur&[#]8217;an kursundan dışarı çıkmaz. Ama nasıl anladın?&[#]8221; demiş. Genç doktor:

&[#]8220;Ben de çaktırmadan yatağın altına baktım ve orada caminin imamını gördüm...&[#]8221;

Günün Sözü:

İnsan daima başına gelen felaketleri sayar, sevinçleri değil!.. Eğer saysaydı, dünyanın kendisine yeterince mutluluk sunmuş olduğunu anlardı.

Dostoyevski