Türkiye genelinde kentsel dönüşüm başladı ya.

Zonguldak da buna dahil edilmiş.

Öyle mi?

Peki, neresi yıkılmış?

O Asma&[#]8217;dan girişteki gecekondular mı?

Yoksa İkinci Makas&[#]8217;taki kaçak yapılar mı?

Bağlık&[#]8217;taki İl Müftülüğü Eğitim Merkezi yıkılmış.

Yıllardır kullanılmayan binalar.

Maksat, &[#]8220;Kentsel dönüşüm başladı&[#]8221; desinler.

Masalar, sıralar, yazı tahtaları yerli yerinde.

Ama biz duvara vurduk kepçeyi.

İbrahim Fikri Anıl&[#]8217;da sıra yokmuş, kimin umurunda.

Başladık mı kentsel dönüşüme?

Başladık.

Bir dozerle, duvar yıktık.

İşte o kadar.

Oysa, Zonguldak&[#]8217;ta kentsel dönüşüm böyle mi başlamalıydı?

Kaçak, imarsız, güvensiz yüzlerce bina var.

Halen kullanılan öğrenci yurdunun duvarına cam koyduk biz.

Bina oynarsa, cam kırılacak.

Çocuklar dışarıya fırlayacak.

Tabii vakit bulurlarsa&[#]8230;

İncivez&[#]8217;de bir bina hala yıkılmayı bekliyor.

Ihlamur Sokak&[#]8217;ta bir su deposu yıkılmak üzere...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, &[#]8220;kentsel dönüşüm&[#]8221;den önce bürokratlara &[#]8220;zihinsel dönüşüm&[#]8221; projesi uygulasaydı, daha iyiydi ya. Acaba &[#]8220;zihinsel dönüşüm&[#]8221; olduğu için mi böyle?

Neyse&[#]8230;

BİK, BİK&[#]8230;

Kıssadan Hisse: Kumdan Kale

Bir yaz günü, plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu seyrediyordum. Her ikisi de, deniz kıyısında, kapılarıyla, kuleleriyle, tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl çalışıyorlardı. Kale neredeyse tamamlanmışken, büyük bir dalga gelip kaleyi bozdu. Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü.

Bütün uğraşlarının bir anda gözlerinin önünde yok olduğunu gören çocukların gözyaşlarına boğulmalarını bekliyordum. Ama çocuklar beni şaşırttı. Ağlamak yerine, ikisi de kalkıp el ele tutuştular ve gülerek kıyıdan biraz daha uzaklaşıp yeni bir kale yapmaya giriştiler.

Çocukların, o anda bana önemli bir ders öğrettiklerini fark ettim. Yaşamımızdaki her şey, yaratmak için üstünde çok zaman ve enerji sarf ettiğimiz her karmaşık yapı, aslında kumdan yapılmışlardır. Sadece başka insanlarla kurduğumuz ilişkiler ayakta sağlam kalabilir. Er ya da geç, bir dalga gelip, kurmak için yoğun çaba sarf ettiğimiz çalışmaları anında yıkabilir. "Böyle bir durum karşısında, sadece yanında tutacak bir eli olan insan gülümseyebilir..."

(Rabi Harold Kushner)

Günün Fıkrası: Küçük Ahmet

Adamın biri iş başvurusunda bulunmuş. Görüşmeye çağırmışlar; görüşme sonuna doğru ortalama bir tip olan adama yöneticisi sormuş:

&[#]8220;Peki, beklentilerin ne? Seni ne tatmin eder?&[#]8221;

Arkadaş saymaya başlamış:

&[#]8220;Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrıca şu anda bulunduğum dairenin kirası biraz fazla, onu da şirketin karşılaması iyi olur, maaş olarak da 3 bin dolardan aşağı çalışmam.&[#]8221;

Şirket yöneticisi, dinler ve, &[#]8220;Biz sana son model bir Cherokee ve Tarabya&[#]8217;da bir villa vereceğiz, ayrıca bizim bu pozisyonumuz için planladığımız maaş 6 bin dolardı&[#]8221; demiş.

Bizim elemanın gözleri fırlamış, &[#]8220;Şaka yapıyorsunuz&[#]8221; demiş.

Şirket Yöneticisi de lafı yapıştırmış:

&[#]8220;Önce siz başlattınız...&[#]8221;

Günün Sözü:

Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yoktur. Yeter ki, güneş doğduğunda koşmak zorunda olduğunuzu bilin.

Afrika Atasözü