Hükümet, &[#]8220;Kentsel Dönüşüm Projesi&[#]8221; başlattı.

Belediyeler, hızla kentlerini güzelleştiriyorlar.

TOKİ aracılığıyla yepyeni kentler doğuyor.

Ya Zonguldak?

Ankara girişinden gelin bakalım.

Asma&[#]8217;da ne göreceksiniz?

Ama bizim yöneticilerimiz bu manzara karşısında utanmıyorlar.

Sorduğunuzda, &[#]8220;Yılların sorununu hemen nasıl çözelim?&[#]8221; diyorlar.

Oysa&[#]8230;

Bakın başka kentlerdeki belediyelere.

Ve yöneticilere&[#]8230;

Yıkıyorlar, yapıyorlar.

Bahane yok.

Biz bu işi beceremedik.

Beceriksiz yöneticilerimiz yüzünden beceremedik.

Karabük Belediyesi, yürüyen merdiven yapıyor, biz yolumuzdaki çukuru dolduramıyoruz.

Aradaki fark işte bu&[#]8230;

Neydi o slogan?

&[#]8220;Çalışınca oluyor.&[#]8221;

Bazıları bunu, &[#]8220;Çalınca oluyor&[#]8221; sanıyor ama.

Neyse&[#]8230;

Kıssadan Hisse: İyilik&[#]8230;

Yatakta yatan adam, başucundaki genç doktora, &[#]8220;Allah senden razı olsun evladım. Bu ameliyatı yapmak için yurtdışından buraya kadar gelmeni, yaşadığım sürece unutmayacağım&[#]8221; dedi.

Ameliyat edilen hasta, büyük bir hastanenin başhekimiydi. Tedavisi sadece yurtdışında mümkün görülen hastalığı aniden artınca, çoğu öğrencisi olan diğer doktorlar onun böyle bir yolculuğa dayanamayacağını anlamışlar ve az bir kurtarma ümidine rağmen bu işi üstlenmeye karar vermişlerdi. Fakat o hastalığın sayılı uzmanlarından olan bu genç doktor, nereden haber almışsa almış ve bir Hızır gibi yetişip onu kurtarmıştı.

Yaşlı doktor, yattığı yerden genç adamın elini tutuyor ve onu bırakmamak için durmadan konuşuyordu. O elleri okşar gibi sıvazlarken:

&[#]8220;Ben, doğum uzmanıyım. Bir zamanlar anne karnındaki bir bebeğin sakat olduğunu anlamış, onu bu şekilde yaşamaktansa, öldürmeyi düşünürken, kıyamayıp doğmasına müsaade etmiştim. Sapasağlam yavruları bile ana rahminde öldürenlere inat, onun yaşamasını istediğim için, hayatta bildiğim o tek iyiliğime karşılık Allah seni bana göndermiş olmalı.&[#]8221;

Genç doktor, ellerini gevşetip biraz geriye çekildi ve dizlerinden aşağısı takma olan bacaklarını gösterirken:

&[#]8220;Ben de öyle düşünüyorum efendim&[#]8221; diye gülümsedi:
&[#]8220;Kurtardığınız o çocuk, bendim.&[#]8221;
(Alıntıdır)

Günün Fıkrası: iSA, muSA&[#]8230;

Merhum Sakıp Sabancı&[#]8217;ya bir gün demişler ki:

"Ağa, bu dünyada her şey güllük gülistanlık, nereye baksak, her tarafta senin şirketlerini ve fabrikalarını görüyoruz. MarSA, YünSa, LasSA, ToyotaSA&[#]8230; Burada işin iş&[#]8230; Ya diğer tarafta ne olacak, orada ne yapacaksın, nasıl kurtulacaksın zebanilerden?"

Sakıp Ağa, gülerek cevap vermiş:

"Ahirette de işimizi sağlama aldık. Bir tarafımızda iSA, diğer tarafımızda muSA"

Günün Sözü:

Hakarete uğradıklarını hisseden ham insanlar, uğradıkları hakaretin derecesini olabildiğince yükseltirler ve bunun nedenini aşırı abartılmış sözcüklerle anlatırlar; sırf, bir kez uyanmış bulunan nefret ve intikam duygusunun tadını çıkarmak için.

Friedrich Nietzsche