Ekonomideki durgunluk, kaçak kömür ocaklarının çalıştırılmaması, kaçıp giden kömürcü, patlayan silahlar, ödenmeyen çekler ve son operasyon... Üç-dört aydır iyiden iyiye kendini hissettiren ekonomik kriz, olağan dışı olaylarla daha da derinleşti. Piyasada çekler havada uçuşuyor. Buna paralel de sinirler geriliyor. Alacak-verecek kavgaları, önce şiddete, ardından ateşli silahla saldırıya dönüşüyor. Para kazanmak zorlaştıkça, sinirler geriliyor. Piyasada her geçen gün artan ödenmeyen çek sayısı, önümüzdeki günlerin daha zor geçeceğini gösteriyor.
Anlayacağınız, kentin psikolojisi bozuldu.
Herkesi sakin olmaya, sakince düşünmeye ve yavaş yol almaya davet ediyorum.
Zonguldak Kömürspor&[#]8217;a sahip çıkalım&[#]8230;
Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6&[#]8217;ncı Grup&[#]8217;ta şampiyonluk mücadelesi veren Zonguldak Kömürspor&[#]8217;un Spor Toto 3&[#]8217;üncü Lig&[#]8217;e çıkması için bir adım kaldı.
Bu kargaşa içinde takım yalnız bırakılmamalı.
Kulüp sahipsiz kalmamalı.
Kent; kulübe de, takıma da sahip çıkmalı.
Hafta sonunda önemli bir maç var.
Kazanıp şampiyon olmalıyız.
Kent kimliği açısından Zonguldak Kömürspor önemlidir.
Milletvekillerimiz ve Valimize önemli görevler düştüğünü hatırlatalım&[#]8230;
Kıssadan Hisse: Kalplerin mesafesi&[#]8230;
Hintli bir ermiş, öğrencileri ile gezinirken Ganj Nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp, &[#]8220;İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?&[#]8221; diye sormuş. Öğrencilerden biri, &[#]8220;Çünkü sükûnetimizi kaybederiz&[#]8221; deyince, ermiş, &[#]8220;Ama öfkelendiğimiz insan, yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken, niye bağırırız?&[#]8221; diye tekrar sormuş. Öğrencilerden ses çıkmayınca, anlatmaya başlamış:
&[#]8220;İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir. Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar, çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.&[#]8221;
Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak, şöyle devam etmiş:
&[#]8220;Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.&[#]8221;
Günün Fıkrası: Kayserili pazarlığı!
Kayserili Ali´ye babası hayat dersi veriyormuş: "Oğlum, senden ne kadar isterlerse istesinler, hiçbir zaman bir şeyin fiyatının yarısından fazlasını verme."
Bu nasihati hiç unutmayan Ali, bir gün terziye takim elbise diktirmiş. Sormuş, &[#]8220;Borcum nedir?&[#]8221; diye. Terzi cevap vermiş: "60 TL."
Kayserili Ali: "Mümkün değil, 30 TL&[#]8217;den bir kuruş fazla vermem."
Terzi: "Kurtarmaz ağabeycim, 40 TL&[#]8217;ye ancak olur."
Kayserili Ali: "Mümkün değil, 20 TL&[#]8217;den fazla vermem."
Terzi artık, "Lanet olsun, tamam 20 TL" demiş.
Bu sefer Kayserili, "10 TL&[#]8217;den fazla vermem" demiş.
Terzi, artık sinirden köpürmüş, "Para falan istemiyorum, al elbiseyi ve defol!" demiş.
Kayserili: "Bir takım elbise daha dikmezsen, şurdan şuraya gitmem.&[#]8221;
Günün Sözü:
Yaptığınız iş, eğer zevkli değilse, onu doğru yapmıyorsunuz demektir.
Fran Tarkenton