Geçen gün, "Herkesi kendine benzeten kent" ifadesini kullanmıştım.

Ankara'dan bir dostum arayarak, "Keşke herkes bu kente benzese... Zonguldak çok güzel... Ama tam tersi oluyor. İnsanlar, kenti kendilerine benzetiyorlar" dedi.

Düşününce hak verdim.

Mesela, ilçelerimizin, merkeze göre daha sıcak ve güzel oluşu bundan!

İmar kirliliğinin, çevre katliamının, kenti hor kullanmanın en fazla görüldüğü ilçelere bakar mısınız?

Zonguldak Merkez, Ereğli, Kozlu, Kilimli, Alaplı!

Devrek, Çaycuma, Gökçebey diğer ilçelere oranla daha temiz kaldı!

Rantın büyük olduğu yerde hırs da büyük oluyor.

O hırsla saldırınca, kentin anası belleniyor.

Ve kenti yönetenler, yönettiğini sananlar, kent siyasetine yön verenler, işadamları, müteahhitler, paranın kazandığı adamlar, bu muhteşem kenti kendilerine benzettiler.

Yıllarca Türkiye'yi sırtında taşıyan Zonguldak, bu zihniyet yüzünden; arsız, hırsız, yolsuz bir kent oldu.

Beyler, eserinizle gurur duyabilirsiniz!

Güvenlik kamerası hard diski neden söküldü?

Şu Memur-Sen Zonguldak İl Temsilcisi Kamuran Aşkar, bizim için "belaltı fıkracısı" diyor ya!

Bu Kamuran'ın sendikasına üye okul müdürlerinin yaptıklarını duysanız, bizim fıkraların ne kadar masum olduğunu anlarsınız.

Kamuran, "Babamızın oğlu olsun milletin malına göz diken, evlatlarımızın geleceğine kast eden ve yetim hakkı yiyen kim olursa olsun karşısında bizi bulacaktır" diyor.

Milletin memuruna göz diken okul müdürüyle ilgili bir açıklama yapacak mı?

Yapmaz, yapamaz...

Velilerin yurt parasını, çocukların harçlığını çalanlarla ilgili bir açıklama yapmadığı gibi bununla ilgili açıklama da yapamaz!

Bir de bu Enerji Bir-Sen şeysi, Kamuran için "Zonguldak'ın çimentosu" demiş!

Eğitim Bir-Sen'li okul müdürünün Ereğli'deki 3 bin torba çimento işi geldi aklıma!

Sahi, ne oldu o 3 bin torba çimentoya?

Bu Kamuran benim için, "Gel, en iyisi biz Zonguldak'ı senden kurtaralım. Böylece herkes rahatlasın" demiş!

Bana bak Kamuran!

Senin söylediğin bu sözü AK Parti eski Milletvekili Hüseyin Özbakır ve danışmanı Levent Çebi hayata geçirmeye çalışmıştı!

Sonlarını biliyorsun!

Haddini bil!

Sen kimsin ki, beni Zonguldak'tan göndereceksin!

Ben burada doğdum, burada öleceğim, burada toprağa verileceğim.

Senin haddine mi beni Zonguldak'tan göndermek?

Böyle bir şeye senin ne boynun, ne boyun yeter!

Kamuran, bu ara Amelebirliği Başkanlığı, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne talip!

Yani boşalma ihtimali olan her koltuğa aday!

Ama sorsan, memleket sevdalısı!

Yahu, Zonguldak'ta senden başka adam yok mu Kamuran?

Sen gidip, "Beni İl Milli Eğitim Müdürü yapın" diye kapı kapı dolaşıyorsun ya!

Ben de, "Bu adamı sakın İl Milli Eğitim Müdürü yapmayın" diye dolaşıyorum, haberin olsun!

Sonra milletvekillerine; senin kimleri, nelerden, nasıl kurtarmaya çalıştığını belgeleriyle anlatıyorum.

Duyanın ağzı açık kalıyor!

Hadi bakalım Kamuran!

Hodri meydan!

Fıkraya yer kalmadı Kamuran!

Bugün sana gülsünler!