Zonguldak’ta 2 işçinin hayatını kaybettiği özel maden ocağında meydana gelen göçükle ilgili davanın ikinci duruşması, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmada taraf avukatları savunma yaptı. Sanık avukatı ile hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin avukatı arasında yaşanan tartışmanın ardından sanık avukatı salonu terk etti.
“OCAĞIN SAHİBİ BENİM”
Sanıklar ise üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Geçtiğimiz duruşmada maden ocağının sahibi olmadığını söyleyen sanık Halil Demiröz, bu duruşmada söz konusu ifadelerini değiştirdi. Demiröz, önceki duruşmada psikolojisinin bozuk olduğunu belirterek “Bu iş yeri benim değil” dediğini, ancak ocağın kendisine ait olduğunu söyledi.
Mahkeme, dosyada bulunan bilirkişi raporları ile bazı evraklardaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 24 Aralık’a erteledi.
“BU OCAK BİR GÜN BİLE DURMADI”
Duruşmanın ardından hayatını kaybeden madenci Ziya Kiret’in eşi ile Veysel Oruçoğlu’nun babası Fahri Oruçoğlu, Halil Demiröz’ün yeniden “Ocağın sahibi benim” şeklindeki ifadelerine tepki gösterdi.
Fahri Oruçoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı’na dilekçe vereceğini belirterek şunları söyledi:
“Adalet Bakanlığına dilekçe yazacağım. Gelsinler, buradaki işleri çözsünler. 20 yılda 14 ölü var bu ocakta. İki günde, üç günde bir bu ocaktan birileri öldü. Bu ocak bir gün bile durmadı. Benim oğlumun, bizim çocuklarımızın ölümünden sonra da bu ocak bir gün durmadı. 7,5 ay oldu.”
Ocağın üretime devam ettiğini öne süren Oruçoğlu, ölen işçilerin maaşlarının da ödenmediğini iddia ederek, “Günde 120 ton kömür çıkarıyor. Benim çocuğumun maaşını vermedi, daha ölenlerin maaşını bile vermedi. İçeride maaşları duruyor” dedi.
Oruçoğlu, Cumhurbaşkanı’nın cenaze günü “İlgileneceğiz” dediğini ancak sonrasında ilgilenilmediğini öne sürerek, “Cumhurbaşkanı da ilgilenmedi, Adalet Bakanlığı da ilgilenmedi. Adalet yok ama Allah’ın adaleti var” ifadelerini kullandı.
MAL VARLIĞI İDDİALARINI GÜNDEME GETİRDİ
Oruçoğlu, konuşmasının devamında maden ocağı sahibine ilişkin çeşitli mal varlığı iddialarını da gündeme getirdi. Oruçoğlu, bazı taşınmazların kardeşlerin üzerine devredildiğini, ING Bankası’nın bulunduğu binanın da ölümlerin ardından satıldığını öne sürdü.
Oruçoğlu ayrıca Fatih Sitesi’nde 11 daire bulunduğunu ve İstanbul’da TOKİ benzeri inşaat yapan bir firmanın olduğunu iddia etti.




